Onlardan öncekiler de (ilâhî bildirimleri) yalan saymışlardı. Bunlar (şimdikiler) onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar peygamberlerimi yalancılıkla itham etmişlerdi. Ben de bilseniz onları nasıl cezalandırdım!
Sebe’ Suresi’nin 45. ayeti (34:45) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 433. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 45. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
45. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Âd, Semûd ve Lût kavimleri gibi önceki kavimler de yalanlamışlardı. Senin kavminden olan müşrikler; güç, kuvvet, mal ve sayıda önceki ümmetlerin onda birine erişememişlerdi. Bunlardan her biri peygamberlerini yalanladılar da; kendilerine verilen mal, kuvvet ve sayı onlara bir fayda vermedi ve azabıma uğradılar. Ey Rasûl! Benim onları inkârım ve onları cezalandırmam nasıl oldu?
45. Daha sonra Yüce Allah, kendilerinden önce gelip de peygamberleri yalanlayan ümmetlerin başlarına geleni hatırlatarak onları uyarmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Onlardan öncekiler de yalanlamıştı ki bunlar” yani şu muhataplar “onlara” kendilerinden önceki ümmetlere “verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardır. Onlar peygamberlerimi yalanlamışlardı. Peki, benim (yalanlamalarına verdiğim) cevap nasılmış?” Yani onların bu yaptıklarını reddedişim, cezalandırışım nasılmış? Allah önceki ümmetlere nasıl ibretlik cezalar verdiğini bize bildirmiş bulunmaktadır. Nitekim kimisini suda boğmuştur … Devamını oku
Ataları körü körüne taklit etmek, hidayetten uzaklaştırır.
Hevâdan sıyrılarak düşünmek; doğru düşünce ve yerinde karar vermeye ulaştırır.
Allah'a davet eden bir kimse, insanlardan bir karşılık (bir ücret) beklemez. O, karşılığı sadece insanların Rabbinden bekler.
45. ayetin diğer mealleri
Onlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanlamıştı. Onlara verdiğimiz (güç kuvvetin) onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen rasullerimi yalanladılar. Buna karşı benim inkarım/cezam nasıldı?
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkâr etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine eremediler. Peygamberlerimi yalanladılar, ama beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?
Andolsun, size vermediğimiz imkânı/gücü onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın ayetlerini inatla inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
Kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmaları için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar bunlardan daha çok, kuvvetçe de, yerlerinde eserleri itibari ile de daha güçlü ve daha çetin idiler ama kazanageldikleri şeyler onlara fayda vermedi.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
(Kâfirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasından başkasını mı beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.