İçeriğe geç

Sebe’ Suresi 45. Ayet

سورة سبإ، الآية ٤٥

34:45 22. cüz 44. hizb Mushaf’ta 433. sayfa Mekki sure

34:45 ayetinin metni

وَكَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا بَلَغُوا۟ مِعْشَارَ مَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَكَذَّبُوا۟ رُسُلِى فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ ۝٤٥

Okunuşu

wakadhaba alladhīna min qablihim wamā balaghū miʿ'shāra mā ātaynāhum fakadhabū rusulī fakayfa kāna nakīri

Meal

Onlardan öncekiler de (ilâhî bildirimleri) yalan saymışlardı. Bunlar (şimdikiler) onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar peygamberlerimi yalancılıkla itham etmişlerdi. Ben de bilseniz onları nasıl cezalandırdım!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Sebe’ Suresi’nin 45. ayeti (34:45) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 433. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Sebe’ Suresi 45. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

45. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Âd, Semûd ve Lût kavimleri gibi önceki kavimler de yalanlamışlardı. Senin kavminden olan müşrikler; güç, kuvvet, mal ve sayıda önceki ümmetlerin onda birine erişememişlerdi. Bunlardan her biri peygamberlerini yalanladılar da; kendilerine verilen mal, kuvvet ve sayı onlara bir fayda vermedi ve azabıma uğradılar. Ey Rasûl! Benim onları inkârım ve onları cezalandırmam nasıl oldu?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

45. Daha sonra Yüce Allah, kendilerinden önce gelip de peygamberleri yalanlayan ümmetlerin başlarına geleni hatırlatarak onları uyarmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Onlardan öncekiler de yalanlamıştı ki bunlar” yani şu muhataplar “onlara” kendilerinden önceki ümmetlere “verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardır. Onlar peygamberlerimi yalanlamışlardı. Peki, benim (yalanlamalarına verdiğim) cevap nasılmış?” Yani onların bu yaptıklarını reddedişim, cezalandırışım nasılmış? Allah önceki ümmetlere nasıl ibretlik cezalar verdiğini bize bildirmiş bulunmaktadır. Nitekim kimisini suda boğmuştur … Devamını oku

Sebe’ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Sebe’ suresinin 40-48. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 433. sayfası).

  • Ataları körü körüne taklit etmek, hidayetten uzaklaştırır.
  • Hevâdan sıyrılarak düşünmek; doğru düşünce ve yerinde karar vermeye ulaştırır.
  • Allah'a davet eden bir kimse, insanlardan bir karşılık (bir ücret) beklemez. O, karşılığı sadece insanların Rabbinden bekler.

45. ayetin diğer mealleri

Onlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanlamıştı. Onlara verdiğimiz (güç kuvvetin) onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen rasullerimi yalanladılar. Buna karşı benim inkarım/cezam nasıldı?

Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkâr etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine eremediler. Peygamberlerimi yalanladılar, ama beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?

45. ayet kelime kelime

  1. وَكَذَّبَ wakadhaba yalanlanmışlardı
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. مِن min onlardan önceki(ler)
  4. قَبْلِهِمْ qablihim
  5. وَمَا wamā ve
  6. بَلَغُوا۟ balaghū erişmemişlerdir
  7. مِعْشَارَ miʿ'shāra onda birine bile
  8. مَآ mā onlara verdiklerimizin
  9. ءَاتَيْنَٰهُمْ ātaynāhum
  10. فَكَذَّبُوا۟ fakadhabū fakat yalanladılar
  11. رُسُلِى rusulī elçilerimi
  12. فَكَيْفَ fakayfa ama nasıl
  13. كَانَ kāna oldu
  14. نَكِيرِ nakīri benim inkarım

45. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ahkâf 46:26

    وَلَقَدْ مَكَّنَّٰهُمْ فِيمَآ إِن مَّكَّنَّٰكُمْ فِيهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَأَبْصَٰرًا وَأَفْـِٔدَةً فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَآ أَبْصَٰرُهُمْ وَلَآ أَفْـِٔدَتُهُم مِّن شَىْءٍ إِذْ كَانُوا۟ يَجْحَدُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Andolsun, size vermediğimiz imkânı/gücü onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın ayetlerini inatla inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.

  • Mü’min 40:82

    أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmaları için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar bunlardan daha çok, kuvvetçe de, yerlerinde eserleri itibari ile de daha güçlü ve daha çetin idiler ama kazanageldikleri şeyler onlara fayda vermedi.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nahl 16:33

    هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    (Kâfirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasından başkasını mı beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Sebe’ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ