أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ ١٥١ وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ ١٥٢ أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ ١٥٣ مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ ١٥٤ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ١٥٥ أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ ١٥٦ فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ١٥٧
151-152. “İyi bilin ki onlar, iftira ederek” açıkça yalan söyleyerek “derler ki: Allah çocuk edindi. Onlar” bu sözlerinde “kesinlikle yalancıdırlar” ve onların bu sözlerinin bir yalan olduğu şüphesiz açıkca ortadadır.
153-154. “Yoksa erkekleri bırakıp (kendine çocuk olarak) kızları mı seçti?” ve onları tercih etti? “Ne oluyor size? Nasıl” böyle zalimce bir “hüküm veriyorsunuz?”
155. “Hiç mi düşünmüyorsunuz?” ve bu sözün batıl ve haksızca olduğunu anlamıyor musunuz? Eğer sizler iyice düşünecek olsaydınız böyle bir söz söylemezdiniz.
156. “Yoksa apaçık” herhangi bir kitap ya da bir peygamberden alınmış ve bu sözlerinizin doğruluğuna delalet eden çok açık “bir deliliniz” bir belgeniz “mi var?”
Bunların hiçbirisinin varlığı söz konusu olmadığından dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
157. Çünkü bir kimse, bir iddiada bulunur da ona dair şer’î bir delil ortaya koyamazsa şüphesiz o, ya bile bile yalan söylüyordur yahut da Allah hakkında hiçbir bilgiye dayanmaksızın birtakım iddialar ileri sürüyordur.