37:25 ayetinin metni
مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ ٢٥
Okunuşu
mā lakum lā tanāṣarūna
Meal
Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
سورة الصافات، الآية ٢٥
مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ ٢٥
mā lakum lā tanāṣarūna
Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
Sâffât Suresi’nin 25. ayeti (37:25) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 447. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Onlar azarlanarak şöyle denir: "Size ne oluyor da dünyada birbirinize yardım ettiğiniz gibi yardımlaşmıyorsunuz? Putlarınızın size yardım edeceğini mi iddia ediyorsunuz?
25. Bugün başınıza nasıl bir iş geldi? Sizleri birbirinize yardım etmeyecek ve birbirinizin imdadına koşmayacak hale düşüren nedir? Halbuki sizler, dünyada iken edindiğiniz bu uydurma ilâhların sizden azabı uzaklaştıracağını, sizi azaptan kurtaracağını yahut Allah nezdinde size şefaat edeceklerini iddia ediyordunuz.
Sâffât suresinin 25-51. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 447. sayfası).
Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?
(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا
Allah kimi doğru yola iletirse, işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, artık onlar için Allah’tan başka veli bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzleri üzeri, kör, sağır ve dilsiz olarak haşrederiz. Varacakları sığınakları Cehennem'dir. Sönmeye yüz tuttukça onun alevini artırırız.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ
"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"
مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا
Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?