İçeriğe geç

Nûr Suresi 43. Ayet

سورة النور، الآية ٤٣

24:43 18. cüz 36. hizb Mushaf’ta 355. sayfa Medeni sure

24:43 ayetinin metni

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزْجِى سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُۥ ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ رُكَامًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٍ فِيهَا مِنۢ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصْرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِۦ يَذْهَبُ بِٱلْأَبْصَٰرِ ۝٤٣

Okunuşu

alam tara anna l-laha yuz'jī saḥāban thumma yu-allifu baynahu thumma yajʿaluhu rukāman fatarā l-wadqa yakhruju min khilālihi wayunazzilu mina l-samāi min jibālin fīhā min baradin fayuṣību bihi man yashāu wayaṣrifuhu ʿan man yashāu yakādu sanā barqihi yadhhabu bil-abṣāri

Meal

Görmüyor musun ki Allah bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor? İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri alır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nûr Suresi’nin 43. ayeti (24:43) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 355. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nûr Suresi 43. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

43. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! Allah'ın, bulutları sürüp sevk ettiğini sonra o bulutların parçalarını bir araya getirdiğini sonra da bulutları üst üste yığdığını görmez misin? Yağmurun o bulutların içinden çıktığını görürsün. Yine Allah, gökyüzünden dağlara benzeyen yoğun bulutlardan taş gibi donmuş su (dolu) indirir. Bu doluyu, kullarından dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzaklaştırır. Bulutların şimşeği; parlaklığının şiddetinden dolayı neredeyse gözleri alır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

43. Yani sen gözlerinle Allah’ın büyük kudretini ve O’nun “bulutları” nasıl ayrı parçalar halinde iken birbirine doğru sürdüğünü görmedin mi? Sonra aralarını birleştiriyor, bu parça parça bulutları bir araya getirerek onu dağlar gibi üst üste yığılmış bulutlar haline koyuyor. “Sen de yağmurun onların aralarından çıktığını görürsün.” Yağmur, bu bulutlar arasından ayrı ayrı damlalar halinde çıkar. Böylelikle herhangi bir zarar söz konusu olmaksızın ondan faydalanılır. Bu yolla çukurlar dolar, pınarlar kaynar, vadiler seller akıtır ve yeryüzünde de oldukça değerli her bir bitkiden çifter çifter … Devamını oku

Nûr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nûr suresinin 37-43. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 355. sayfası).

  • Müminin, dünyevi işleri ile uhrevi işlerini dengelemesi gerekli olan bir husustur.
  • İman şartını yerine getirmemesi sebebi ile kâfir kimsenin amellerinin boşa gitmesi beyan edilmiştir.
  • Kâfir kimse; Allah'ı tespih eden ve O'na itaat eden kullarına uyum göstermez, onlara aykırıdır.
  • Yağmur yağma aşamaları tümüyle Yüce Allah'ın yaratması ve takdirindendir.

43. ayetin diğer mealleri

Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.

Görmez misin ki Allah bir takım bulutları (çıkarıp) sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; (bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır! 

Görmez misin ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüklüyor; sonra onları biraraya getirip üstüste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor. O, gökten, sanki oradaki dağlardan da dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır!

43. ayet kelime kelime

  1. أَلَمْ alam görmedin mi?
  2. تَرَ tara ر أ ي
  3. أَنَّ anna şüphesiz ki
  4. ٱللَّهَ l-laha Allah
  5. يُزْجِى yuz'jī sürer ز ج و
  6. سَحَابًا saḥāban bulutları س ح ب
  7. ثُمَّ thumma sonra
  8. يُؤَلِّفُ yu-allifu birleştirir أ ل ف
  9. بَيْنَهُۥ baynahu onların arasını ب ي ن
  10. ثُمَّ thumma sonra
  11. يَجْعَلُهُۥ yajʿaluhu onları yığar (sıkıştırır) ج ع ل
  12. رُكَامًا rukāman birbiri üstüne ر ك م
  13. فَتَرَى fatarā sonra görürsün ر أ ي
  14. ٱلْوَدْقَ l-wadqa yağmurun و د ق
  15. يَخْرُجُ yakhruju çıktığını خ ر ج
  16. مِنْ min arasından
  17. خِلَٰلِهِۦ khilālihi خ ل ل
  18. وَيُنَزِّلُ wayunazzilu ve indirir ن ز ل
  19. مِنَ mina gökten
  20. ٱلسَّمَآءِ l-samāi س م و
  21. مِن min dağlardan
  22. جِبَالٍ jibālin ج ب ل
  23. فِيهَا fīhā orada
  24. مِنۢ min bir dolu
  25. بَرَدٍ baradin ب ر د
  26. فَيُصِيبُ fayuṣību vurur ص و ب
  27. بِهِۦ bihi onunla
  28. مَن man dilediğini
  29. يَشَآءُ yashāu ش ي أ
  30. وَيَصْرِفُهُۥ wayaṣrifuhu ve onu öteye çevirir ص ر ف
  31. عَن ʿan dilediğinden
  32. مَّن man
  33. يَشَآءُ yashāu ش ي أ
  34. يَكَادُ yakādu neredeyse ك و د
  35. سَنَا sanā parıltısı س ن و
  36. بَرْقِهِۦ barqihi şimşeğinin ب ر ق
  37. يَذْهَبُ yadhhabu alır ذ ه ب
  38. بِٱلْأَبْصَٰرِ bil-abṣāri gözleri ب ص ر

43. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • İbrâhîm 14:19

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ

    Görmez misin ki, Allah gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır? Eğer dilerse sizi yok eder ve yerinize yeniden başkalarını yaratır.

  • Hac 22:63

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَتُصْبِحُ ٱلْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

    Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Allah; Latif'tir, her şeyden haberdardır.

  • Rûm 30:48

    ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

    Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

  • Nûr 24:41

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلطَّيْرُ صَٰٓفَّٰتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسْبِيحَهُۥ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ

    Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.

  • Fâtır 35:27

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ ثَمَرَٰتٍ مُّخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهَا وَمِنَ ٱلْجِبَالِ جُدَدٌۢ بِيضٌ وَحُمْرٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهَا وَغَرَابِيبُ سُودٌ

    Allah’ın gökten su indirdiğini ve onunla çeşitli renklerde ürünler çıkardığımızı görmüyor musun? Dağlardan (geçen) beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar (yaptık).

  • Lokmân 31:29

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor? Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize sunmuştur. Her biri belli bir süreye (kadar) akıp gider. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Nûr Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

2 Kasım 2026 Pazartesi 22 جمادى الأولى 1448 هـ