İçeriğe geç

Kehf Suresi 28. Ayet

سورة الكهف، الآية ٢٨

18:28 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 297. sayfa Mekki sure

18:28 ayetinin metni

وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا ۝٢٨

Okunuşu

wa-iṣ'bir nafsaka maʿa alladhīna yadʿūna rabbahum bil-ghadati wal-ʿashiyi yurīdūna wajhahu walā taʿdu ʿaynāka ʿanhum turīdu zīnata l-ḥayati l-dun'yā walā tuṭiʿ man aghfalnā qalbahu ʿan dhik'rinā wa-ittabaʿa hawāhu wakāna amruhu furuṭan

Meal

Sabah, akşam Rablerinin yüzünü dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 28. ayeti (18:28) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 297. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 28. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

28. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kendini sabah, akşam rızasını isteyerek Rablerine ibadet duası ve istek duası edenlerle birlikte devamlı ve beraber kıl. Zenginlik ve yüksek konumlu olanlarla oturmak için, gözünü Allah'a itaat edenlerden çevirip uzak etme. Kalbini mühürleyerek bizim zikrimizden gafil kıldığımız ve sana fakirleri, meclisinden uzaklaştırmanı emreden, kendi nefsinin arzuladıklarını Rabbinin taatine tercih eden ve bütün işleri zarar ve ziyan olan kimseye de itaat etme.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

28. Yüce Allah, Peygamber’i Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e de bütün emir ve yasaklarda onu izlemesi gerekenlere de şunu emretmektedir: Nefsinizi sabırla Allah’a yönelmiş mümin kullarla birlikte tutun. Onlar ki “sabah-akşam” günün başında da sonunda da “Rablerine dua eden” ve bununla Allah’ın cemalini isteyen kimselerdir. Yüce Allah, bu mü’minleri ibadet etmekle ve ibadetlerinde ihlâs sahibi olmakla nitelendirmektedir. Bu buyrukta iyi kimseler ile arkadaşlık etmek, onlar ile arkadaşlığı sürdürmek için nefse karşı mücadele vermek, fakir olsalar dahi onlarla oturup kalkmak … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 28-34. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 297. sayfası).

  • Hayırlı insanlarla arkadaşlık etmenin fazileti açıklanmıştır. Fakir olsalar dahi onlarla dostluk etmek ve birlikte olmak için kişiye kendisiyle mücadele etmesi gerekir. Çünkü hayırlı insanlarla yapılan dostluğun sayısız faydalar vardır.
  • Kalpten içtenlikle çokça zikir etmek, kişinin işlerinin ve vaktinin bereketli olmasına sebep olur.
  • Kurtuluşa ermenin ve sevap kazanmanın iki esas kuralı; iman etmeyle beraber salih amel işlemektir. Çünkü Allah Teâlâ, bu iki esas üzerine dünyada yapılan amelleri ve ahirette kazanılan sevapları düzenlemiştir.

28. ayetin diğer mealleri

Sabah, akşam Rablerinin yüzünü/rızasını dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme.

Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma.

28. ayet kelime kelime

  1. وَٱصْبِرْ wa-iṣ'bir tut (sabret)
  2. نَفْسَكَ nafsaka nefsini
  3. مَعَ maʿa beraber
  4. ٱلَّذِينَ alladhīna yalvaranlarla
  5. يَدْعُونَ yadʿūna
  6. رَبَّهُم rabbahum Rablerine
  7. بِٱلْغَدَوٰةِ bil-ghadati sabah
  8. وَٱلْعَشِىِّ wal-ʿashiyi akşam
  9. يُرِيدُونَ yurīdūna isteyerek
  10. وَجْهَهُۥ wajhahu rızasını
  11. وَلَا walā ve
  12. تَعْدُ taʿdu sapmasın
  13. عَيْنَاكَ ʿaynāka gözlerin
  14. عَنْهُمْ ʿanhum onlardan
  15. تُرِيدُ turīdu isteyerek
  16. زِينَةَ zīnata süsünü
  17. ٱلْحَيَوٰةِ l-ḥayati hayatının
  18. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā dünya
  19. وَلَا walā ve
  20. تُطِعْ tuṭiʿ itaat etme
  21. مَنْ man kişiye
  22. أَغْفَلْنَا aghfalnā alıkoyduğumuz
  23. قَلْبَهُۥ qalbahu kalbini
  24. عَن ʿan bizi anmaktan
  25. ذِكْرِنَا dhik'rinā
  26. وَٱتَّبَعَ wa-ittabaʿa ve tâbi olan
  27. هَوَىٰهُ hawāhu keyfine
  28. وَكَانَ wakāna ve olan
  29. أَمْرُهُۥ amruhu işi
  30. فُرُطًا furuṭan aşırılık

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

28. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:67

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۥ وَٱللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın dinini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kâfir topluma hidayet etmez.

  • Kasas 28:85

    إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ مَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ وَمَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Kur’an’ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”

  • En’âm 6:52

    وَلَا تَطْرُدِ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِم مِّن شَىْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından uzaklaştırma. Onların hesabından senin üzerinde bir şey (yükümlülük), senin hesabından da onların üzerine bir şey (yükümlülük) yoktur ki onları kovarsan o takdirde zâlimlerden olursun.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ