İçeriğe geç

Ra’d Suresi 36. Ayet

سورة الرعد، الآية ٣٦

13:36 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 254. sayfa Medeni sure

13:36 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ ٱلْأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُۥ قُلْ إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشْرِكَ بِهِۦٓ إِلَيْهِ أَدْعُوا۟ وَإِلَيْهِ مَـَٔابِ ۝٣٦

Okunuşu

wa-alladhīna ātaynāhumu l-kitāba yafraḥūna bimā unzila ilayka wamina l-aḥzābi man yunkiru baʿḍahu qul innamā umir'tu an aʿbuda l-laha walā ush'rika bihi ilayhi adʿū wa-ilayhi maābi

Meal

Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler; fakat (İslam aleyhinde birleşen) gruplardan, onun (sana indirilenin) bazısını inkâr edenler vardır. De ki: “Ben, yalnızca Allah'a ibadet etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve dönüşüm O'nadır.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ra’d Suresi’nin 36. ayeti (13:36) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 254. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ra’d Suresi 36. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

36. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Yahudilerden kendilerine Tevrat verdiğimiz ve Hristiyanlardan kendilerine İncil verdiğimiz bazı kimseler kendilerine indirilenin bir kısmına muvafakat ettiği için sana indirilene sevinirler. Bazı Yahudi ve Hristiyan gruplar hevâlarına uymadığı ya da onları tahrif ve değiştirmekle nitelediği için sana indirilenin bazısını inkâr ederler. -Ey Resul!- Onlara de ki: Şüphesiz ki Allah bana yalnızca O'na ibadet etmemi emretti. O'na hiçbir şeyi şirk koşmam. Yalnızca O'na dua ederim, O'ndan başkasına yalvarmam. Benim dönüşüm yalnızca O'nadır. Tevrat ve İncil'de bunlarla gelmiştir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

36. “Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler” o Kitabı indirmekle ve onu öğretmekle lutüfta bulunduklarımız “sana indirilenle sevinirler.” O bakımdan ona iman eder, onu tasdik eder, ilâhi kitapların birbirlerine uygun düşüp birbirlerini tasdik etmelerinden de memnun kalırlar. Kitap ehlinden iman edenlerin hali işte budur. “Fakat (kafir) gruplar arasında” yani hakka savaş açan çeşitli kâfir grupların arasında “onun bir kısmını inkâr eden kimseler” Bu Kur’an-ı Kerim’in bir kısmını inkâr edip onu tasdik etmeyenler “de vardır.” “Kim doğru yolu bulursa ancak kendi lehine doğru yolu bulmuş olur, kim … Devamını oku

Ra’d Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ra’d suresinin 35-42. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 254. sayfası).

  • Nehirlerin akması, rızkının ve gölgesinin devamlı olması gibi özelliklerinin açıklanmasıyla cennete teşvik vardır.
  • İlim geldikten sonra hevâya tabi olmak tehlikelidir. Şüphesiz ki bu Yüce Allah'ın azabına neden olan sebeplerdendir.
  • Resullerin beşer olduğu açıklanmıştır. Onların hanımları ve zürriyetleri vardır. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan farklı bir kimse değildir. Bu hususlarda onlarla eşittir.

36. ayetin diğer mealleri

Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenle sevinirler. Bazı gruplar içinde, onun bir kısmını inkar edenler vardır. De ki: Ben ancak Allah’a ibadet etmekle ve O’na asla şirk koşmamakla emrolundum. Sadece ona davet ederim. Dönüşüm de O’nadır!

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene (Kur'an a) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleşen) gruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: «Bana, sadece Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.»

Bir de kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen (vahiy) le sevinç duyuyorlar. Bununla beraber hizipleşenlerden, âyetlerin bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben O'na davet ediyorum, dönüşüm de O'nadır."

36. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimseler
  2. ءَاتَيْنَٰهُمُ ātaynāhumu verdiğimiz
  3. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap
  4. يَفْرَحُونَ yafraḥūna sevinirler
  5. بِمَآ bimā indirilene
  6. أُنزِلَ unzila
  7. إِلَيْكَ ilayka sana
  8. وَمِنَ wamina fakat (vardır)
  9. ٱلْأَحْزَابِ l-aḥzābi kabilelerden
  10. مَن man kimseler
  11. يُنكِرُ yunkiru inkar eden(ler)
  12. بَعْضَهُۥ baʿḍahu onun bir kısmını
  13. قُلْ qul de ki
  14. إِنَّمَآ innamā yalnız
  15. أُمِرْتُ umir'tu bana emredildi
  16. أَنْ an kulluk etmem
  17. أَعْبُدَ aʿbuda
  18. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  19. وَلَآ walā ve
  20. أُشْرِكَ ush'rika ortak koşmamam
  21. بِهِۦٓ bihi O'na
  22. إِلَيْهِ ilayhi O'na
  23. أَدْعُوا۟ adʿū da'vet ederim
  24. وَإِلَيْهِ wa-ilayhi ve O'nadır
  25. مَـَٔابِ maābi dönüşüm

36. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:121

    ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَتْلُونَهُۥ حَقَّ تِلَاوَتِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onu hakkıyla okurlar. İşte bunlar ona iman eden kimselerdir. Onu inkâr edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

  • İsrâ 17:107–109

    قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا …

    De ki: İster iman edin; ister iman etmeyin. Daha önce kendilerine ilim verilenlere o okunduğu zaman çeneleri üzerine yüzüstü secdeye kapanırlar. …

  • Âl-i İmrân 3:199

    وَإِنَّ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَمَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِمْ خَٰشِعِينَ لِلَّهِ لَا يَشْتَرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    Ehl-i Kitap'tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’tan korkarak iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlara Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  • Fussilet 41:11

    ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ وَهِىَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْأَرْضِ ٱئْتِيَا طَوْعًا أَوْ كَرْهًا قَالَتَآ أَتَيْنَا طَآئِعِينَ

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yere: "İsteyerek ya da istemeyerek gelin!" dedi. Onlar da: "İsteyerek geldik." dediler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Zümer 39:11

    قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ ٱلدِّينَ

    De ki: “Ben, dini yalnızca Allah'a halis kılarak O'na ibadet etmekle emrolundum.”

  • Neml 27:91

    إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ رَبَّ هَٰذِهِ ٱلْبَلْدَةِ ٱلَّذِى حَرَّمَهَا وَلَهُۥ كُلُّ شَىْءٍ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    (De ki:) "Ben ancak, haram kıldığı bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Her şey O’nundur. Müslümanlardan olmakla emrolundum."

Ra’d Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ