Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) yakınlar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
Nisâ Suresi’nin 8. ayeti (4:8) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 78. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 8. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
8. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Miras taksiminde kendilerine pay düşmeyen yakınlar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, bu mal taksim edilmeden önce -iyilik babından- gönlünüzün hoşnut olacağı kadar onlara da verin. Onlar bu malı görmekte ve siz hiçbir zahmet çekmeden bu mala sahip oldunuz. Onlara, içinde çirkinlik olmayan güzel söz söyleyin.
8. Bu da Yüce Allah’ın kalpleri hoşnut eden oldukça üstün ve güzel hükümlerinden birisidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “(Miras) paylaşımı sırasında yakınlar” buradaki “paylaşım” ifadesi gereği bu yakınlardan kasıt, mirasçı olmayan akrabalardır. Zira mirasçılar kendilerine paylaşım yapılan kimseler arasındadırlar. “yetimler ve yoksullar” yâni kendilerine bir şeyler verilme hakkına sahip olan fakirler de “hazır bulunurlarsa onları o maldan nasiplendirin” yâni herhangi bir çaba, gayret ve yorgunluk söz konusu olmaksızın elinize geçen bu maldan kolayınıza gelen bir şeyler verin. Çünkü … Devamını oku
Miras hükümleri, İslam dininin adaleti gözeterek erkek ve kadınlara haklarını verdiğine ve aralarında maslahata uygun olanı gerçekleştirdiğine delalet eder.
Yetim mallarının korunması hususunda şiddetli bir sakındırma vardır. Bu mallar ile ilgili haddi aşmak ve hangi durum olursa olsun zayi etmek yasaklanmıştır.
Mal mülk, insanlar arasında en büyük tartışma sebebi olduğu için miras hükümleri ile ilgili taksimatı Allah Teâlâ üstlenmiştir.
8. ayetin diğer mealleri
(Miras paylaşımında kendilerine bir hisse belirlenmemiş olan) Akrabalar, yetimler ve yoksullar, taksim sırasında yanınızda olursa onlara da ondan bir şeyler verin ve onlara güzel söz söyleyin.
(Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa bundan, onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin.
Paylaşma sırasında akrabalar, öksüzler, yoksullar hazır bulunurlarsa, onlara da bir şey verin ve onlara güzelce sözler söyleyerek gönüllerini alın.
8. ayet kelime kelime
وَإِذَاwa-idhāne zaman
حَضَرَḥaḍarahazır bulunursa
ٱلْقِسْمَةَl-qis'mata(miras) taksim(in)de
أُو۟لُوا۟ulūakrabalar
ٱلْقُرْبَىٰl-qur'bā
وَٱلْيَتَٰمَىٰwal-yatāmāve öksüzler
وَٱلْمَسَٰكِينُwal-masākīnuve yoksullar
فَٱرْزُقُوهُمfa-ur'zuqūhumonları rızıklandırın
مِّنْهُmin'huondan
وَقُولُوا۟waqūlūve söyleyin
لَهُمْlahumonlara
قَوْلًاqawlansöz
مَّعْرُوفًاmaʿrūfangüzel
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine hem benzeyen ve hem de benzemeyen şekilde yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. Sakın israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.