İçeriğe geç

Muhammed Suresi 10. Ayet

سورة محمد، الآية ١٠

47:10 26. cüz 51. hizb Mushaf’ta 507. sayfa Medeni sure

47:10 ayetinin metni

أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَٰفِرِينَ أَمْثَٰلُهَا ۝١٠

Okunuşu

afalam yasīrū fī l-arḍi fayanẓurū kayfa kāna ʿāqibatu alladhīna min qablihim dammara l-lahu ʿalayhim walil'kāfirīna amthāluhā

Meal

Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Muhammed Suresi’nin 10. ayeti (47:10) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 507. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Muhammed Suresi 10. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helak etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. Peygamberi yalanlayan bu kimseler “Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı?” Onlar, böylelerinin âkıbetlerinin ancak en kötü âkıbet olduğunu göreceklerdir. Onlar sağlarına ve sollarına bakacak olurlarsa mutlaka kendilerinden öncekilerin helâk edildiklerini, yalanlama ve küfür dolayısı ile kökten imha edildiklerini göreceklerdir. Öyle ki artık onların ses ve sedaları çıkmamaktadır. Allah mallarını da yurtlarını da hatta onların amellerini, hile ve tuzaklarını bile başlarına geçirmiştir. Her zaman ve her mekânda kâfirler için bu gibi vahim âkıbetler ve kötü cezalar vardır. Mü’minlere gelince, Allah onları azaptan kurtarır ve onlara pek büyük mükâfatlar verir.

Muhammed Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Muhammed suresinin 1-11. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 507. sayfası).

  • Düşmana boyun eğdirmenin en güzel yolu düşmanı yenmek ve askerlerini öldürüp, etkisiz hale getirerek üstün gelmektir.
  • Karşılıksız olarak salı vermek, fidye almak, öldürmek ve köle edinmek İslam'da kâfir esirlere karşı gösterilecek muamelenin seçeneklerindendir. Bunlardan hangisi maslahatı gerçekleştirmeye daha uygun ise o tercih edilir.
  • Allah yolunda şehit olmanın faziletinin büyüklüğüne vurgu yapılmıştır.
  • Allah'ın Müminlere yardım etmesi; Müminlerin Allah Teâlâ'nın dinine yardım etmesi şartına bağlıdır.

10. ayetin diğer mealleri

Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetine bir baksınlar. Allah onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları yere batırmıştır. Kâfirlere de onların benzeri vardır.

Onlar yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onların üzerlerine helak yağdırmıştır. Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri yaraşır.

10. ayet kelime kelime

  1. أَفَلَمْ afalam gezip dolaşmadılar mı?
  2. يَسِيرُوا۟ yasīrū س ي ر
  3. فِى fī yeryüzünde
  4. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  5. فَيَنظُرُوا۟ fayanẓurū görsünler ن ظ ر
  6. كَيْفَ kayfa nasıl ك ي ف
  7. كَانَ kāna olduğunu ك و ن
  8. عَٰقِبَةُ ʿāqibatu sonunun ع ق ب
  9. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  10. مِن min kendilerinden önceki
  11. قَبْلِهِمْ qablihim ق ب ل
  12. دَمَّرَ dammara yıkıp başlarına geçirmiştir د م ر
  13. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  14. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onları
  15. وَلِلْكَٰفِرِينَ walil'kāfirīna kafirlere de vardır ك ف ر
  16. أَمْثَٰلُهَا amthāluhā onun benzeri sonuçlar م ث ل

10. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Yûsuf 12:109

    وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    Biz senden önce de, şehirler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

  • Mü’min 40:82

    أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmaları için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar bunlardan daha çok, kuvvetçe de, yerlerinde eserleri itibari ile de daha güçlü ve daha çetin idiler ama kazanageldikleri şeyler onlara fayda vermedi.

  • Rûm 30:9

    أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı yeri sürüp alt üst etmişler ve bunların (Mekke halkının) imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri apaçık delillerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildir. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  • Fâtır 35:44

    أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَكَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعْجِزَهُۥ مِن شَىْءٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ كَانَ عَلِيمًا قَدِيرًا

    Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Hâlbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Allah’ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye hakkıyla kâdirdir.

  • Mü’min 40:21

    أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوا۟ هُمْ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.

  • Rûm 30:42

    قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerin sonları nasıl olmuş bir bakın!" Onların çoğu müşriklerdi.

Muhammed Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ