Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine hem benzeyen ve hem de benzemeyen şekilde yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. Sakın israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
En’âm Suresi’nin 141. ayeti (6:141) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 146. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 141. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
141. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bahçeleri gövdesiz ve üzerine yükseldiği gövdeli olarak iki çeşit yaratıp yeryüzüne yayan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dır. Hurma ağaçları ve ekinleri, hem şekil ve hem de lezzet bakımından farklı olarak yaratandır. Yaprakları birbirine benzeyen ve tadı birbirinden farklı olan zeytin ve narı da Yüce Allah yaratmıştır. Ey insanlar! Onlar meyve verdikleri zaman meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da zekâtını ödeyin. Yerken ve infak ederken şeriatın koyduğu sınırları aşmayın. Allah, bu iki hususta veya bunların dışındaki konularda belirlediği sınırları aşanları sevmez. Bilakis ondan nefret eder. Elbette bütün bunları yaratan yaratıcı, kullarına bu nimetleri mübah kılmıştır. Müşriklerin bu nimetleri haram kılma hakkı yoktur.
141. Yüce Allah, müşriklerin Allah’ın kendilerine helâl kılmış olduğu ekin ve davarların pek çoğunda yaptıkları uygulamaları söz konusu ettikten sonra, onlara ihsan etmiş olduğu nimetlerini ve ekinlerle davarlar hakkında yerine getirmeleri gereken görevlerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Çardaklı ve çardaksız bahçeleri... yaratıp yetiştiren O’dur.” Yani içinde türlü ağaçlar, çeşit çeşit bitkiler yetişen bağ ve bahçeleri yetiştiren O’dur. Bunların bir bölümü için çardak yapılır ve ağaçlar bu çardaklar üzerinde yayılır. Bu çardaklar ağaçların yerden yükselmesine yardımcı olur … Devamını oku
Allah, müşrikleri sahip oldukları yedi sıfatla kınamıştır. Bunlar; hüsranda olmak, sefihlik, bilgisizlik, Allah’ın verdiği rızıkları haram kılmak, Allah’a iftira atmak, sapıklık, doğru yol üzere olmamak. Bunlardan her biri kınanma sebebidir.
Arzuların ardına düşmek, Allah’ın helal kıldıklarını haram ve haram kıldıklarını da helal kılma sebebidir.
Ekin ve meyvelerin hasat edildiği zaman zekâtının verilmesinin vacip olduğu ve bununla beraber zekâtın verilmesinden önce onlardan yemenin caiz olduğu ve bunun zekâttan hesaplanmayacağı ifade edilmiştir.
Temiz olan şeylerden israf etmeden ve sınırları aşmadan, yiyerek veya infakta bulunarak faydalanılması ifade edilmiştir.
141. ayetin diğer mealleri
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, (tadı, şekli) çeşitli hurma ve ekinleri, (yaprakları) birbirine benzeyen ve (meyveleri) benzemeyen zeytin ve narı yaratan O’dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. İsraf etmeyin. Çünkü O, müsrifleri sevmez.
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; ama israf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.