alam tara ilā alladhīna yazʿumūna annahum āmanū bimā unzila ilayka wamā unzila min qablika yurīdūna an yataḥākamū ilā l-ṭāghūti waqad umirū an yakfurū bihi wayurīdu l-shayṭānu an yuḍillahum ḍalālan baʿīdan
Meal
(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene iman ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u inkâr etmeleri kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.
Nisâ Suresi’nin 60. ayeti (4:60) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 88. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 60. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
60. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Peygamber! Münafıkların, sana ve senden önceki peygamberlere indirilenlere dair çelişkilerini görmüyor musun? Onlar aralarındaki anlaşmazlıklarda, Allah’ın dini dışında insanların koyduğu hükümlerle hükmedilmesini istiyorlar. Oysa onlar bunu inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Doğrusu şeytan onları doğru yolu asla bulamayacakları şekilde haktan çok çok uzaklaştırmak istiyor.
60-61. Yüce Allah kullarına münafıkların durumlarının hayret edilecek bir hal olduğunu belirtmektedir. Zira onlar “sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara” yani Allah Rasûlünün getirdiklerine ve onlardan önceki peygamberlerin getirdiklerine “iman ettiğini iddia” eden kimselerdir. Buna rağmen “Tağutun hükmüne başvurmak istiyorlar.” Tağut, Allah’ın şeriatı dışında hüküm veren herkestir. “Halbuki onu inkâr etmekle emrolunmuşlardı.” İman ile tağutun hükmüne başvurmak nasıl bir arada olabilir? Çünkü iman Allah’ın şeriatına bütün hususlarda bağlı kalıp itaat etmeyi ve bu şeriatın hükmüne … Devamını oku
Allah’ın dini dışında başka bir hükme başvurmak ve o hükme rıza göstermek, Allah Teâlâ’ya olan imanı iptal eder. Anlaşmazlıklar karşısında şeriatın hükmüne başvurarak şeriatın emrettiği hükümden razı olup, kalben ve bedenen teslim olmadıkça iman tam bir iman olmaz.
Münafıkların en belirgin sıfatlarından biri de Allah’ın şeriatına rıza göstermemeleri ve tağutların hükmünü Allah Teâlâ’nın hükmünün önüne geçirmeleridir.
Ayet, cahil ve dalalet ehli kimselerden yüz çevirmeye ve bununla beraber onlara nasihat etmede aşırıya gidip Allah Teâlâ’dan korkutmaya çağırmıştır.
60. ayetin diğer mealleri
Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde mahkemeleşmek istiyorlar. Oysa, ona küfretmekle emrolunmuşlardı. Şeytan, onları uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.
Sana indirilene (Kur'âna) ve senden önce indirilen (kitap) lere inandıklarını iddia eden (şu münafık) kimseleri görmüyor musun? Aslında (fesad ve dalâlet kaynağı olan) tâğûtu inkar etmekle emrolundukları halde, yine de onun önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları, (dönüşü olmayan) uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.
Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tağuta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, tağut önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor.
Kendilerine; “Allah’ın indirdiğine tabi olun!” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler. Şeytan, kendilerini Cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Rasûlüne çağrılan Müminlerin sözü sadece; “İşittik ve itaat ettik”dir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekât veren Müminlere, Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara, işte onlara çok büyük bir mükâfat vereceğiz.
Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Allah dilediğini temize çıkarır ve hurma çekirdeğinin üzerindeki ince iplik/lif kadar bile zulme uğratılmazlar.