İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 28. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ٢٨

14:28 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 259. sayfa Mekki sure

14:28 ayetinin metni

أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ بَدَّلُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ كُفْرًا وَأَحَلُّوا۟ قَوْمَهُمْ دَارَ ٱلْبَوَارِ ۝٢٨

Okunuşu

alam tara ilā alladhīna baddalū niʿ'mata l-lahi kuf'ran wa-aḥallū qawmahum dāra l-bawāri

Meal

Allah'ın nimetini küfür (ve nankörlükle) değiştirenleri ve kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 28. ayeti (14:28) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 259. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 28. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

28. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Harem bölgede güven içinde olmak ile nimetlendirmesine ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendi içlerinden gönderilmesine karşın Kureyş'ten Allah'ı ve resulünü inkâr edenlerin halini gördün. Peygamberin Rabbinden getirdiğini yalanladıklarında O'nun (Allah'ın) nimetlerine nankörlük ettiler. Kavimlerinden küfür hususunda kendilerine ittiba edenleri helak diyarına sürüklediler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

28. Yüce Allah, Kureyş kâfirleri arasından Peygamberini yalanlayanların halini, onların vardıkları noktayı beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın nimetine” yani kendilerini dünya ve âhirette hayırları elde etmeye, dünya ve âhiretin kötülüklerinden de kurtulmaya çağıran Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in gönderilişine “küfür/nankörlük ile” bu nimete karşı çıkmakla, nankörlükle, başkalarını da kendilerini de bu nimetin izinden gitmekten alıkoyarak “karşılık veren ve” bunun sonucunda da “kendi kavimlerini helâk yurduna” yani ateşe “sokanları görmez misin?” Çünkü onlar … Devamını oku

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 25-33. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 259. sayfası).

  • Küfür kelimesi, gövdesi yere yapışık olan Ebû Cehil karpuzuna benzetilmiştir. Bu bitki yukarı doğru yükselmez, güzel meyve vermez ve devamlılığı da yoktur.
  • Namaz ve zekâtın emredilmesi ile ahiretin zikredilmesi arasındaki bağ; namaz ve zekât, o gün kurtuluşun bu ikisi ile olacağının bildirilmesini ifade eder.
  • Birtakım büyük nimetlerin zikredilmesi, kimi insanlar tarafından Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın gönderdiği nimetlerin inkâr edilmesinin ne kadar büyük bir nankörlük olduğuna işaret etmek içindir.

28. ayetin diğer mealleri

Allah'ın nimetini nankörlükle değiştirenleri ve kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi?

Allah’ın nimetine nankörlükle karşılık veren ve sonunda kavimlerini helâk yurduna sürükleyenleri görmedin mi?

Allah'ın nimetlerine nankörlükle karşılık veren ve sonunda milletlerini helak yurduna konduranları görmedin mi?

28. ayet kelime kelime

  1. أَلَمْ alam görmedin mi?
  2. تَرَ tara
  3. إِلَى ilā kimseleri
  4. ٱلَّذِينَ alladhīna
  5. بَدَّلُوا۟ baddalū çeviren(leri)
  6. نِعْمَتَ niʿ'mata ni'metini
  7. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  8. كُفْرًا kuf'ran nankörlüğe
  9. وَأَحَلُّوا۟ wa-aḥallū ve konduranları
  10. قَوْمَهُمْ qawmahum kavimlerini
  11. دَارَ dāra yurduna
  12. ٱلْبَوَارِ l-bawāri helak

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

28. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:93

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِىَ إِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى غَمَرَٰتِ ٱلْمَوْتِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا۟ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوٓا۟ أَنفُسَكُمُ ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ ءَايَٰتِهِۦ تَسْتَكْبِرُونَ

    Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim.” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hallerini bir görsen!

  • İbrâhîm 14:24

    أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى ٱلسَّمَآءِ

    Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

  • Bakara 2:243

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَهُمْ أُلُوفٌ حَذَرَ ٱلْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ ٱللَّهُ مُوتُوا۟ ثُمَّ أَحْيَٰهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

    Binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara: “Ölün!” dedi, sonra da onları tekrar diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mü’min 40:69

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ أَنَّىٰ يُصْرَفُونَ

    Allah’ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?

  • Âl-i İmrân 3:23

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ نَصِيبًا مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ يُدْعَوْنَ إِلَىٰ كِتَٰبِ ٱللَّهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِّنْهُمْ وَهُم مُّعْرِضُونَ

    Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

  • Nisâ 4:44

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ نَصِيبًا مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ يَشْتَرُونَ ٱلضَّلَٰلَةَ وَيُرِيدُونَ أَن تَضِلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ

    Kitaptan kendilerine belli bir pay verilen kimseleri görmüyor musun? Sapıklığı satın alıyor ve sizin de doğru yoldan sapmanızı arzu ediyorlar.

  • Nisâ 4:49

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُم بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

    Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Allah dilediğini temize çıkarır ve hurma çekirdeğinin üzerindeki ince iplik/lif kadar bile zulme uğratılmazlar.

  • Nisâ 4:51

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ نَصِيبًا مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ يُؤْمِنُونَ بِٱلْجِبْتِ وَٱلطَّٰغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هَٰٓؤُلَآءِ أَهْدَىٰ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَبِيلًا

    Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Cibt’e ve Tâğût’a iman ediyorlar ve de kâfirler hakkında şöyle diyorlar: “Onlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır."

  • Nisâ 4:60

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَن يَتَحَاكَمُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّٰغُوتِ وَقَدْ أُمِرُوٓا۟ أَن يَكْفُرُوا۟ بِهِۦ وَيُرِيدُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene iman ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u inkâr etmeleri kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

İbrâhîm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ