Bakara Suresi’nin 4. ayeti (2:4) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 2. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 4. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
4. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
3-4 Onlar gaybe inanırlar. Gayb; Ahiret günü gibi Allah'ın ya da resulünün haber verdiği, bize gizli kalıp duyularla hissedilmeyen her şeydir. Onlar, Allah'ın emrettiği şekilde şartları, rukünleri, vacipleri ve sünnetlerine uygun olarak namazı dosdoğru kılan kimselerdir. Onlar, Allah'ın sevabını umarak zekât gibi verilmesi farz olan veya sadaka gibi farz olmayan, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden infak ederler. Ey Peygamber! Onlar Allah'ın sana ve senden önce gönderdiği bütün peygamberlere -aleyhimusselam- indirdiği vahye ayırt etmeksizin iman ederler. Ve onlar ahirete, orada verilecek olan sevap ve cezaya kesin bir inançla iman ederler.
4. “Onlar hem sana indirilene iman ederler, hem de senden önce indirilenlere...” Burada geçen “sana indirilen”den kasıt Kur’ân ve Sünnet’tir. Çünkü Yüce Allah: “Allah sana Kitab’ı ve Hikmet’i (sünneti) indirmiştir.” (en-Nisa, 4/113) buyurmaktadır. O nedenle takva sahipleri, Peygamberin bütün getirdiklerine iman eder, O’na indirilenler arasında ayrım yapıp da bir bölümüne inanıp diğer bir bölümüne inanmazlık etmezler. Ona indirilenlerin bir bölümüne inanıp bir bölümüne inanmamak da ya bid’atçılardan bazılarının yaptığı gibi O’na indirilenleri inkâr etmekle yahut da onu Allah ve Rasûlü’nün … Devamını oku
Şüpheyi def etmedeki mutlak güvenin Allah katından olduğuna delalet eder. Nitekim, hiç bir canlı bunu kendi sözlerinde iddia edemez.
Kur'an-ı Kerim'de belirtilen bu azametli hidayet yollarından ancak Allah Teâlâ'dan hakkıyla korkan ve O'nu tazim eden kimseler faydalanır.
Gayba iman etmenin en büyük mertebelerinden birisi de yalnızca Allah Teâlâ'nın bildiği ve resulünün Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan haber verdiği her hususta O'na teslim olmaktır.
Allah Teâlâ bir çok yerde namaz ile zekâtı bir arada zikretmiştir. Çünkü namaz yüce Allah'a ihlas ile bağlanmak, zekât ise kullara ihsanda bulunmaktır. Bu ikisi saadet ve kurtuluşun adresidir.
Allah Teâlâ'ya iman ve yapılan salih ameller; hidayete ve dünyada başarılı olmaya, ahirette de kurtuluş ve kazanca sebep olur.
4. ayetin diğer mealleri
Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; âhiret gününe de kesinkes inanırlar.
Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.
Ehl-i Kitap'tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’tan korkarak iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlara Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekât veren Müminlere, Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara, işte onlara çok büyük bir mükâfat vereceğiz.
(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene iman ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u inkâr etmeleri kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.