114:4 ayetinin metni
مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ ٤
Okunuşu
min sharri l-waswāsi l-khanāsi
Meal
Sinsi/(Allah anıldığında geri kaçan) vesvesecinin şerrinden.
سورة الناس، الآية ٤
مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ ٤
min sharri l-waswāsi l-khanāsi
Sinsi/(Allah anıldığında geri kaçan) vesvesecinin şerrinden.
Nâs Suresi’nin 4. ayeti (114:4) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 604. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Allah’ın zikrinden gafil oldukları zamanlarda insanlara vesvese veren ve onu zikrettiklerinde ondan uzaklaşan şeytanın şerrinden.
Rahmân ve Rahîm Allah adı ile. 1-6. Bu sûre şeytandan insanların Rabbine, onların mutlak mâliki ve ilâhı olan zâta sığınmayı ihtivâ etmektedir. Şeytan bütün şerlerin aslı ve kaynağıdır. Onun fitnesinin ve şerrinin bir sonucu olarak o, insanların kalplerine vesvese vermekte, kötülüğü güzel göstermekte, kötülüğü gözlerde güzel bir surette canlandırmaktadır. İnsanlarda kötülük yapma arzusu uyandırmakta, buna karşılık hayır işlemekten onları uzaklaştırmakta ve hayrı da onlara gerçek suretinden başka türlü ve çirkin göstermektedir. O daima bu hali ile vesvese verir ve kul Rabbini andığı, onun uzak … Devamını oku
112:1 ile 114:6 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 604. sayfası).
Sinsi/(Allah anıldığında geri, kaçan) vesvesecinin şerrinden,
(insan Allah'ı andığında) pusuya çekilen şeytanının şerrinden,
O sinsi vesvesecinin şerrinden.
«Daha önce bana bir benzeri asla görülmemiş ayetler indirildi. Muavvizeteyn, Kul eûzu bi-Rabbi’l-felak ve Kul eûzu bi-Rabbi’n-nâs.»
أُنْزِلَتْ - عَلَىَّ آيَاتٌ لَمْ يُرَ مِثْلُهُنَّ قَطُّ الْمُعَوِّذَتَيْنِ "
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا شَيَٰطِينَ ٱلْإِنسِ وَٱلْجِنِّ يُوحِى بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ زُخْرُفَ ٱلْقَوْلِ غُرُورًا وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine süslü sözler telkin ederler. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse sen onları iftiraları ile baş başa bırak.