Nahl Suresi’nin 87. ayeti (16:87) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 276. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 87. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
87. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Müşrikler, bir tek Allah’a boyun eğerek teslim olurlar ve putlarının hakkında uydurmuş oldukları Allah’ın katında şefaat edeceği iddiaları onlardan kaybolup gider.
87. İşte o vakit Yüce Allah’a teslimiyetlerini arz edecek, O’nun hükmüne boyun eğecek ve azabı hak ettiklerini bileceklerdir. “Uydurdukları da onları bırakıp gitmiştir.” Kalpleri, kendileri hakkında kızgınlık ve öfke ile, Rablerine karşı da kazandıklarından başkası ile kendilerini cezalandırmadığı için övgü duyguları ile dolu bir halde cehennem ateşine girerler.
Ayetler; yünlerden, tüylerden ve kıllardan, ev yapımı ve ev eşyalarında kullanılması gibi her durumda yararlanmanın caiz olduğuna delalet etmektedir.
Nimetlerin çokluğu, kulların Allah Teâlâ’ya daha fazla şükür ve sena etmesini celbeden sebeplerdendir.
Her ümmete şahitlik edecek olan en temiz ve en adaletli şahitler peygamberlerdir. Zira onların şahitlik etmeleri halinde kavimleri hakkında hüküm kesin olacaktır.
Allah Teâlâ’nın "Sizi tehlikelerden koruyan elbiseler" ayetinde kulların cihat esnasında düşmana karşı savaşta kullanacağı teçhizat edinmesinin delili vardır.
87. ayetin diğer mealleri
İşte o gün hepsi Allah’a teslimiyet arzederler ve uydurmuş oldukları şeyler ise onlardan uzaklaşıp kaybolur.
O gün Allah’a teslim (bayrağını) çekerler ve uydurmakta oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
O gün Allah'a teslim bayrağını çekerler, bütün o uydurdukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.
Onlar zamanı gelince bildirdiklerinin gerçekleşmesinden başkasını mı bekliyorlar? Ortaya çıktığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar; “Kuşkusuz Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi. Şimdi bize şefaat edecek bir şefaatçi var mıdır? Veyahut yaptıklarımızdan daha başka şeyler yapmamız için bir geri dönüş hakkımız var mıdır?” derler. Onlar, kendilerini hüsrana uğratmış ve uydurdukları şeyler de kaybolup onlardan ayrılmıştır.
İşte orada (o gün) herkes önceden yaptıklarını görüp, kavrar ve gerçek mevlaları olan Allah’a döndürülürler ve uydurdukları şeyler (şirk koştukları şeyler) de onları terkedip gider.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: "Haydi! Delillerinizi getirin!" deriz. İşte o zaman hakikatin Allah’a ait olduğunu bilirler. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.