İçeriğe geç

Secde Suresi 12. Ayet

سورة السجدة، الآية ١٢

32:12 21. cüz 42. hizb Mushaf’ta 416. sayfa Mekki sure

32:12 ayetinin metni

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ ۝١٢

Okunuşu

walaw tarā idhi l-muj'rimūna nākisū ruūsihim ʿinda rabbihim rabbanā abṣarnā wasamiʿ'nā fa-ir'jiʿ'nā naʿmal ṣāliḥan innā mūqinūna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Secde Suresi’nin 12. ayeti (32:12) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 416. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Secde Suresi 12. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

12. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kıyamet günü mücrimler yeniden dirilişi inkâr etmeleri sebebiyle başları öne eğilmiş zelil bir şekilde ortaya çıkacak, rezil ve rüsvalığı hissederek şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Yeniden diriliş ile ilgili yalanladığımız şeyleri gördük ve resullerin senin katından getirdiği tasdik edilmiş şeyleri işittik. Bizi dünya hayatına geri gönder ki, bizden razı olacağın salih amelleri işleyelim. Bizler şimdi dirilişin ve resullerin getirdiğinin doğru olduğuna yakinen iman ediyoruz." Eğer mücrimleri o halde görseydin, büyük bir şey görmüş olurdun.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

12. Pek büyük günahlar üzerinde ısrar eden “günahkârları Rablerinin huzurunda” günahlarını ikrâr eder, zilletle boyun eğer bir halde, geri döndürülmeleri talebi ile “Rabbimiz, gördük ve işittik” durum bizim için açıkça ortaya çıktı. Her şeyi gözlerimizle gördük ve bu bizim için gözle görülen (ayne’l-yakîn) bir husus oldu; “Artık bizi (dünyaya) döndür de salih amel işleyelim. Çünkü Biz kesin olarak inandık.” Şu anda biz daha önce yalanlamış olduğumuz şeylere artık kesinlikle inanıyoruz “diyecekleri vakit onları bir görsen!” Çok dehşetli bir hal, çok korkunç bir durum, hüsrana uğramış kavimler, kabul edilmeyen istekleri… görmüş olursun. Çünkü artık mühlet verilecek zaman geride kalmıştır.

Secde Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Secde suresinin 12-20. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 416. sayfası).

  • Kıyamet günü kâfirlerin iman etmesi kendilerine fayda vermeyecektir. Çünkü orası amel değil karşılıkların verildiği yurttur.
  • Kıyamet günü Yüce Allah'a kavuşmaktan gafil olmanın tehlikesi beyan edilmiştir.
  • Gece namazı Müminlerin özelliklerindendir.

12. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Suçluları, Rablerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen: Rabbimiz, gördük ve işittik, bizi yeniden döndür de salih amel işleyelim, artık biz kesin olarak iman ettik (derler).

Ali Özek ve arkadaşları

O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz." derlerken bir görsen!

12. ayet kelime kelime

  1. وَلَوْ walaw ve eğer
  2. تَرَىٰٓ tarā bir görsen
  3. إِذِ idhi (demekte) iken
  4. ٱلْمُجْرِمُونَ l-muj'rimūna suçluları
  5. نَاكِسُوا۟ nākisū öne eğmiş
  6. رُءُوسِهِمْ ruūsihim başlarını
  7. عِندَ ʿinda huzurunda
  8. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin
  9. رَبَّنَآ rabbanā Rabbimiz
  10. أَبْصَرْنَا abṣarnā gördük
  11. وَسَمِعْنَا wasamiʿ'nā ve işittik
  12. فَٱرْجِعْنَا fa-ir'jiʿ'nā bizi geri döndür
  13. نَعْمَلْ naʿmal yapalım
  14. صَٰلِحًا ṣāliḥan iyi iş
  15. إِنَّا innā artık biz
  16. مُوقِنُونَ mūqinūna kesin olarak inandık

12. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Meryem 19:38

    أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Bize gelecekleri gün, ne kadar iyi işitecek, ne kadar da iyi görecekler! Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

  • Mülk 67:10

    وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    Yine derler ki: "Eğer biz dinleseydik ve aklımızı kullanmış olsaydık, cehennemlikler arasında olmazdık."

  • En’âm 6:27–29

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ …

    Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah! Keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve Müminlerden olsak.” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen! …

  • Yûnus 10:99

    وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَـَٔامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların tümü iman ederdi. Öyleyken insanları iman etmeye sen mi zorlayacaksın?

  • Câsiye 45:34

    وَقِيلَ ٱلْيَوْمَ نَنسَىٰكُمْ كَمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    (Kendilerine) şöyle denir: "Siz bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi biz de bugün sizi unuturuz. Barınağınız ateştir ve sizin için yardımcılar da yoktur."

  • Nebe 78:24–30

    لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا …

    Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar. …

Daha fazlası