Fussilet Suresi’nin 48. ayeti (41:48) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 482. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fussilet Suresi 48. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
48. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Böylece önceden dua ve ibadet ettikleri putlar kendilerinden uzaklaşıp gitmişler, onlar da şunu iyi anlamışlardır ki, kendileri için Allah'ın azabından uzaklaşabilecekleri ne bir yer ve kurtulacakları ne bir konum vardır.
47. Bu buyrukla Yüce Allah, ilminin genişliğini ve kendisinden başka hiçbir kimsenin muttali olmadığı bilginin yalnızca kendisine has olduğunu haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır: “Kıyametin bilgisi ona havale edilir.” Yani bütün mahlukat, bu bilgiyi O’na havale ederler. Bu hususta bilgi sahibi olmaktan aciz olduklarını rasûller de melekler de başkaları da ikrar ve itiraf ederler. “O’nun ilmi dışında hiçbir meyve tomurcuğundan” içinde bulunduğu ve etrafını saran kılıfından “çıkmaz.” Bu, hem şehirlede hem de kırlarda bulunan bütün ağaçların meyvelerini kapsar. Hangi ağaçtan hangi meyve … Devamını oku
Onlar zamanı gelince bildirdiklerinin gerçekleşmesinden başkasını mı bekliyorlar? Ortaya çıktığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar; “Kuşkusuz Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi. Şimdi bize şefaat edecek bir şefaatçi var mıdır? Veyahut yaptıklarımızdan daha başka şeyler yapmamız için bir geri dönüş hakkımız var mıdır?” derler. Onlar, kendilerini hüsrana uğratmış ve uydurdukları şeyler de kaybolup onlardan ayrılmıştır.
İşte orada (o gün) herkes önceden yaptıklarını görüp, kavrar ve gerçek mevlaları olan Allah’a döndürülürler ve uydurdukları şeyler (şirk koştukları şeyler) de onları terkedip gider.