O kâfirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, ''Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk” derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) ''Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir.''
Nahl Suresi’nin 28. ayeti (16:28) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 270. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 28. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
28. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ölüm meleği ve onun meleklerden olan yardımcılarının ruhlarını kabzettiği, Allah’ı inkâr ederek kendilerine zulmetmiş suçlu kimseler kendilerine gelen ölüme teslim olup, boyun eğdiler. Ve inkâr etmenin kendilerine fayda vereceğini zannederek içinde bulundukları küfür ve günahları inkâr ettiler. Onlara şöyle denir: "Yalan söylüyorsunuz! Sizler günah işleyen inkârcılardınız. Muhakkak ki Yüce Allah dünya hayatında yapmış olduklarınızı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olanı da size verecektir.
28. Daha sonra Yüce Allah, ölümleri esnasında ve kıyamet gününde bu gibi zalimlere neler yapacağını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “O (kafirler) ki nefislerine zulmeder bir halde iken” yani zulüm ve azgınlıklarının ileri dereceye varmış olduğu ve artık zalimlerin karşı karşıya kalacakları çeşitli azapların, rezilliklerin ve zilletin anlaşıldığı o halde “melekler, onların ruhlarını aldığı sırada: “Biz hiçbir kötülük işlemezdik” diyerek teslim olurlar.” ve Allah’tan başka ibadet ettikleri varlıkları inkâr ederek bu sözleri söylerler. Bunun üzerine onlara: “Elbette (işliyordunuz)” sizler … Devamını oku
İlim ehlinin fazileti, muhakkak ki onlar dünyada ve şahitlerin kalkıp şahitlik edeceği gün (mahşerde) hakkı söylerler. Sözlerinin, Allah’ın ve mahlukatının katında itibarı vardır.
Meleklerin, Allah Teâlâ'ya karşı edep ve saygılarını gösteren biri davranışları da; "Muhakkak biz sizlerin yaptıklarınızı biliyoruz” demeyerek Yüce Allah'ın bildiğini söylemeleridir. Onlar burada biz bunları ancak Allah Teâlâ'nın bizlere öğretmesiyle biliriz hakikatini ortaya koymaktadırlar.
Cennet ehline arzuladıkları ve hatta akıllarına dahi gelmeyen nimetleri vermesi Yüce Allah'ın keremi ve cömertliğindendir.
Amel, cennete girme ve cehennemden kurtulma sebebi ve kaynağıdır. Bu da, onların gücü ve çabasıyla değil de, Allah’ın Müminlere rahmeti ve minnetiyle hasıl olur.
28. ayetin diğer mealleri
Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırlarken; “Biz bir kötülük yapmamıştık.” diyerek teslim olurlar. Hayır, Allah onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.
Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.»
(O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk." (Onlara): "Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı elbette çok iyi bilendir."
O kâfirlere gelince, onlar için Cehennem ateşi vardır. Orada canları alınmaz ki ölsünler. Kendilerinden onun azabı da hafifletilmez. İşte biz, küfürde ileri giden her nankörü böyle cezalandırırız.
Erkek veya kadın, kim Mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Kötü ameli kendine süslü gösterilen ve böylece onu güzel gören kimse (doğru yolda olanla bir midir)? Şüphesiz Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Öyleyse nefsin onlara karşı hasretlere (üzüntülere) kapılmasın. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını bilmektedir.