Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine ilim verilmiş olanlara; “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar; Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.
Muhammed Suresi’nin 16. ayeti (47:16) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 508. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Muhammed Suresi 16. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
16. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Münafıklardan bazıları sana kulak verirler. Ancak onların bu kulak verişleri kabul ettikleri için değildir. Bilakis onlar yüz çevirirler. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıklarında Allah'ın kendisine ilim verdiği kimseye; "O, az önce ne söylemişti?" derler. Onlar bunu bilmezlikten gelerek ve yüz çevirerek yaparlar. İşte bunlar, Allah'ın kalplerinin üzerine mühür vurduğu kimselerdir. Onların kalplerine hayır ulaşmaz. Onlar, hevâlarına tabi olurlar. Öyle ki hevâları sebebiyle hakkı göremezler.
16. Allah, münafıklar hakkında şöyle buyurmaktadır: “Onlardan seni dinleyenler vardır” Senin söylediklerini kabul etmek ve sana itaat etmek için değil de kalpleri onlardan yüz çevirmiş bir halde dinlerler. İşte bundan dolayı şöyle buyurmaktadır: “yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara” senin neler söylediğini ve işittikleri içinden pek hoşlanmadıkları sözleri soruşturarak: “O, az önce ne söyledi?” derler.” Bu sözlerle onlar, çok ileri bir derecede yerilmektedirler. Çünkü onlar, gerçekten hayır elde etmek isteyen kimseler olsalardı, onu dikkatle dinler, sözlerini beller ve … Devamını oku
Muhammed suresinin 12-19. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 508. sayfası).
Kâfirin dünyada iken sadece geçici metalara önem verdiği beyan edilmiştir.
Müminlerin mükâfatı ile kâfirlerin alacaklarına karşılık, arasındaki karşılaştırma zikredilerek bunlar arasındaki büyük fark beyan edilmiştir. Böylece akıllı kimse Mümin olmayı, ahmak olan kimse ise kâfir olmayı seçip, tercih eder.
Münafıkların, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı sergiledikleri kötü ahlakları beyan edilmiştir.
İlim, söz söylemekten ve amel etmekten öncedir.
16. ayetin diğer mealleri
İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar: Demin ne söylemişti? Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.
Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara «Az önce ne demişti?» diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.
Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: "O demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte onlar Allah'ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.
O, geceleyin sizi öldüren (ölümü andıran bir halde uyutan), gündüz de ne işlediğinizi bilendir. Sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İçlerinden sana kulak verenler vardır. Halbuki Biz, onu anlayamasınlar diye kalblerine perdeler, kulaklarına ağırlık koyduk. Her türlü ayeti/mucizeyi görseler de ona yine iman etmezler. Hatta sana gelseler seninle mücadele ederler. O kâfirler: “Bu (Kur’ân), eskilerin masallarından başka bir şey değildir.” derler.