54:1 ayetinin metni
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ ١
Okunuşu
iq'tarabati l-sāʿatu wa-inshaqqa l-qamaru
Meal
O saat/Kıyamet yaklaştı ve Ay yarıldı.
سورة القمر، الآية ١
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ ١
iq'tarabati l-sāʿatu wa-inshaqqa l-qamaru
O saat/Kıyamet yaklaştı ve Ay yarıldı.
Kamer Suresi’nin 1. ayeti (54:1) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 528. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Kıyametin gelişi yaklaştı ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zamanında Ay yarıldı. Ay'ın yarılması Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözle görülen mucizelerindendir.
1-2. Yüce Allah, Kıyametin gerçekleşme zamanının yaklaşmış olduğunu, geleceği vaktin yakınlaştığını haber vermektedir. Bununla birlikte bu yalanlayıcılar, hâlâ onu yalanlamaya devam etmekte, bu Kıyamet’in kopuşuna hazırlık yapmamaktadırlar. Allah ise bu Kıyamet’in kopuşuna delil teşkil eden ve benzerini gören insanların iman etmelerini sağlayacak türden pek büyük âyetler/mucizeler göstermektedir. Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden en büyük delil ve mucizelerden birisi de şudur: İnkarcılar, kendilerine getirdiklerinin … Devamını oku
53:45 ile 54:6 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 528. sayfası).
Kıyamet yaklaştı. Ay yarıldı.
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.
Bu ayet 14 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Allah’ın emri geldi. Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin. Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir ve münezzehtir.
قُلْ فَلِلَّهِ ٱلْحُجَّةُ ٱلْبَٰلِغَةُ فَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ
De ki: "En kesin delil Allah’ındır. O, dileseydi elbette hepinize hidayet ederdi."
قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا تُغْنِى ٱلْـَٔايَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ
De ki: “Göklerde ve yerde neler var; bir bakın.” O âyetler ve korkutmalar, iman etmeyecek bir topluluğa fayda vermez.