Sebe’ Suresi’nin 52. ayeti (34:52) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 434. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 52. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
52. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Varacakları yeri gördüklerinde şöyle derler: "Bizler kıyamet gününe iman ettik." Onlar; imanın kabul edildiği amel diyarı olan dünyadan uzaklaşıp, ceza (karşılık) diyarı olan ahirete varmışken imana nasıl kavuşabilirler?
52. İşte bu durumda iken “O’na iman ettik” Allah'a ve daha önce yalanladığımız şeyleri tasdik ediyoruz “derler. Ama uzak bir yerden (iş işten geçtikten sonra) imanı elde etmeleri ne mümkün!” Çünkü onlar ile iman arasına engel konulmuştur. Böyle bir durumda iman etmeleri artık imkânsız bir haldir. Mümkün olduğu vakit (dünyada) iman etmiş olsalardı, elbette o, kabul edilebilir bir iman olurdu.
34:49 ile 35:3 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 434. sayfası).
Kıyamet günü kâfirlerin müşahede edeceği korku, çok büyük bir manzaradır.
İmanın fayda vereceği yer dünyadır. Çünkü dünya amel etme diyarıdır.
Meleklerin yaratılmasındaki büyüklük, onları yaratan Allah Teâlâ'nın azametine delalet etmektedir.
52. ayetin diğer mealleri
Ona iman ettik, derler. Bu kadar uzak yerden ona (imana) nasıl kavuşulur?
(İş işten geçtikten sonra:) «Ona inandık» demişlerdir, ama uzak yerden (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imana kavuşmak onlar için nasıl mümkün olur?
Ve: "O'na iman ettik" demektedirler. Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede?
Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.