Mâide Suresi’nin 20. ayeti (5:20) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 111. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 20. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
20. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Hani Musa kendi kavmi olan İsrailoğullarına; ey kavmim! Allah'ın sizlere vermiş olduğu nimetlerini kalplerinizle ve dillerinizle zikredin demesini hatırla. Çünkü içinizden sizleri hidayete davet eden peygamberler çıkarmış ve sizi kölelikten kurtarıp çıkardıktan sonra kendi kendinizi idare eden hükümdarlar yapmıştır. Zamanınızda bulunan kimselere ve toplumlara vermediği (nimeti) size vermiştir.
20. Yüce Allah Mûsâ ve kavmine Firavun ve kavminden de esaret ve kölelikten de kurtulma nimetini ihsan edince onlar, kendi vatan ve meskenleri olan Beytu’l-Makdis ile civarına gitmek üzere yola çıkmışlardı. Beytü’l-Makdis’e yaklaştıkları vakit Allah onlara düşmanları yurtlarından çıkarmak üzere cihadı farz kılmıştı. Mûsâ, cihada atılmaları için onlara öğüt vermiş ve hatırlatmalarda bulunup şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın” yani kalplerinizle hatırlayıp dillerinizle anın. Çünkü bunları hatırlayıp anmak, Allah’ı sevmeye ve O’na ciddiyetle ve gayretle ibadete … Devamını oku
Allah Teâlâ'nın İsrailoğulları'ndan kâfir olanların şekillerini hayvanlara çevirmesi ve başka azap çeşitleriyle onları cezalandırması onların, yüce Allah'ın çocukları ve sevdiği kimseler oldukları iddiasını çürütmektedir.
Allah Teâlâ'ya tevekkül edip dayanmak ve güvenmek yardımın gelmesi için birer sebeptir.
Bu ayetler, İsrailoğulları’nda bulunan kötü ahlaktan sakındırmak için indirildi.
Allah'tan korkmak, kulun üzerine nimetlerin inmesine sebep olur. Allah'ın kuluna indirmiş olduğu en önemli nimeti ise her noksanlıktan münezzeh olan Allah'a itaat etmesidir.
20. ayetin diğer mealleri
Musa kavmine: Ey kavmim, Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın, içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdarlar yapmıştır. Alemde kimseye vermediğini size vermiştir.
Bir zamanlar Mûsâ, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size (lütfettiği) nimetini hatırlayın; zira O, içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi.
Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. O, içinizden peygamberler çıkardı. Sizi hükümdarlar yaptı. Ve âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi."
20. ayet kelime kelime
وَإِذْwa-idhve hani
قَالَqālademişti
مُوسَىٰmūsāMusa
لِقَوْمِهِۦliqawmihikavmine
يَٰقَوْمِyāqawmiEy kavmim
ٱذْكُرُوا۟udh'kurūhatırlayın
نِعْمَةَniʿ'matani'metini
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
عَلَيْكُمْʿalaykumsize olan
إِذْidhzira (O)
جَعَلَjaʿalavar etti
فِيكُمْfīkumaranızda
أَنۢبِيَآءَanbiyāapeygamberler
وَجَعَلَكُمwajaʿalakumve sizi yaptı
مُّلُوكًاmulūkankrallar
وَءَاتَىٰكُمwaātākumve size verdi
مَّاmāşeyleri
لَمْlamvermediği
يُؤْتِyu'ti
أَحَدًاaḥadanhiç kimseye
مِّنَminadünyalarda
ٱلْعَٰلَمِينَl-ʿālamīna
20. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin ve birbirinizi öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için daha iyidir." Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.
Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) orduları üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani o sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti.