Bakara Suresi’nin 67. ayeti (2:67) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 10. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 67. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
67. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa -aleyhisselam- ile atalarınızın arasında geçen olayı hatırlayın. Allah'ın onlara herhangi bir ineği kesmeleri emrini haber verdiğinde, onlar bir an önce bu işi yapmak yerine inatla: "Bizimle alay mı ediyorsun!" dediler. Bunun üzerine Musa: "Allah adına yalan söyleyenlerden ve insanlarla alay edenlerden olmaktan Allah'a sığınırım." dedi.
67. Yani birisini öldürüp de onu öldürenin kimliği hususunda aranızda anlaşmazlığa düştüğünüz sırada Mûsâ ile aranızda geçenleri hatırlayın. Aranızdaki tartışma o kadar büyümüştü ki, eğer Allah’ın size durumu açıklaması olmasaydı aranızda çok büyük kötülükler ortaya çıkacaktı. Mûsâ, katilin açıklanması ile ilgili olarak bir inek kesin, demişti. Mûsâ’nın emrini hemen yerine getirmeleri ve ona itiraz etmemeleri gerekirken itirazdan başka bir yol izlemediler ve: “Bizimle eğleniyor musun?” dediler. Allah’ın Peygamberi ise, “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” dedi. Çünkü, faydasız söz … Devamını oku
Birinci ayette zikredilen hüküm Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesinden öncesi içindir. Ama gönderildikten sonra Allah katında razı olunan din ancak İslam'dır. Ondan başkası kabul edilmez. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek. (Âl-i İmrân Suresi: 85)
Allah, bazı günahların cezasını ahiretten önce dünyada çabucak verir ki; insanlar Allah Teâlâ'nın emrine muhalefet etmekten sakınsın ve bu cezalardan öğüt alsınlar.
Şüphesiz ki, kim dinde kolaylaştırılmış bir konuda kendi nefsine sınırlamalar koyarak onu daraltırsa, bundan dolayı kendisine gelen emirler zorlaştırılır ve böyle cezalandırılır.
67. ayetin diğer mealleri
Hani Musa kavmine: "Allah, size bir inek kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar: "Bizimle alay mı ediyorsun?" demişlerdi. Musa da: "Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım" demişti.
Musâ, kavmine: Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor, demişti de: (Onlar,) Bizimle alay mı ediyorsun? demişlerdi. O da: Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım, demişti.
Hani bir zamanlar Musa kavmine demişti ki Allah, size bir bakara (sığır) boğazlamanızı emrediyor. Onlar da "Sen bizimle eğleniyor, alay mı ediyorsun?" dediler. Musa da: "Böyle cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım." dedi.
Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emirler yalnız Allah’ındır. İman edenler bilmiyorlar mı ki, Allah dileseydi bütün insanlara hidayet ederdi. Allah’ın vaadi yerine gelinceye kadar devamlı olarak yaptıkları işler sebebiyle kâfirlere ya ansızın büyük bir bela gelecek veya o bela evlerinin yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, vaadinden asla dönmez.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin ve birbirinizi öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için daha iyidir." Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.
Şüphesiz Allah sizlere, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla, Allah size ne güzel bir öğüt veriyor. Doğrusu Allah işitendir, görendir.
Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani o sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti.
Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.