Mâide Suresi’nin 112. ayeti (5:112) Medeni bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 126. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 112. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
112. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Hani havariler: "Sen Rabbine dua ettiğinde O gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. Bunun üzerine İsâ -aleyhisselam- onlara: Allah'tan korkmalarını emredip talep ettikleri sofradan vazgeçmelerini isteyerek cevap verdi. Zira bu onlar için bir fitne olabilirdi. Onlara: "Eğer müminler iseniz rızık talebinde Rabbinize tevekkül edin." dedi.
111. “Hani Havarilere…” Yani üzerindeki şu nimetimi de hatırla ki sana uyacak kimseler ve yardımcılar ihsan etmiştim. Ben havarilere “vahyetmiştim”, yani ilham etmiştim, kalplerine bana ve peygamberime iman etmeleri ilhamını yerleştirmiştim. Veya senin ağzından, senin vasıtanla onlara vahyetmiştim. Yani Allah’tan sana gelen vahiy ile onlara emretmiştim, onlar da bu emri kabul ederek boyun eğmiş ve: “İman ettik, müslümanlar olduğumuza şahit ol, demişlerdi.” Böylelikle zahiren, salih ameller ile emre itaat etmeyi kapsayan İslâm’ı ve kişiyi münafıklıktan ve iman zafiyetinden kurtaran batınî … Devamını oku
Allah'ın kıyamet günü önemli ve hakir olan bütün yaratılmışları bir araya toplayacağının ispatı vardır.
Mesih -aleyhisselam-'ın beşer olduğunun ispatı vardır. Ayrıca ölüyü diriltmek, anadan doğma körü ve alacanın derisini iyileştirmek gibi somut mucizelerin hepsini Allah'ın onun eliyle uyguladığının ispatı da vardır.
Peygamberler tarafından ortaya konulan mucizelerin açıktan icra edilmesindeki maksadın; onlara tabi olanları teyit etmek, muhalif olanları da delil ile susturmak olduğu beyan edilmiştir. Şüphesiz göstermiş oldukları mucizeler kendi istekleri ile değil, bilakis Allah'ın izni ile meydana gelir.
112. ayetin diğer mealleri
Havariler: "Ey Meryemoğlu İsa, Rabbin bize, gökten bir sofra indirebilir mi?" dediklerinde (İsa): "Eğer mümin iseniz Allah’tan sakının/takvalı olun!" demişti.
Hani havârîler «Ey Meryem Oğlu İsa, Rabbin bize gökten, donatılmış bir sofra indirebilir mi?» demişlerdi. O, «îman etmiş kimseler iseniz Allah'tan korkun» cevabını vermişti.
Havariler:" Ey Meryemoğlu İsa, Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" dediler. İsa da: "İnanıyorsanız Allah'tan korkun" dedi.
112. ayet kelime kelime
إِذْidhhani
قَالَqālademişlerdi ki
ٱلْحَوَارِيُّونَl-ḥawāriyūnaHavariler
يَٰعِيسَىyāʿīsāEy Îsa
ٱبْنَib'naoğlu
مَرْيَمَmaryamaMeryem
هَلْhalgücü yetermi?
يَسْتَطِيعُyastaṭīʿu
رَبُّكَrabbukaRabbinin
أَنanindirmeye
يُنَزِّلَyunazzila
عَلَيْنَاʿalaynābize
مَآئِدَةًmāidatanbir sofra
مِّنَminagökten
ٱلسَّمَآءِl-samāi
قَالَqāla(Îsa) dedi
ٱتَّقُوا۟ittaqūkorkun
ٱللَّهَl-lahaAllah'tan
إِنineğer
كُنتُمkuntumiseniz
مُّؤْمِنِينَmu'minīnainanıyor
112. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlenceye alanları ve kâfirleri veli edinmeyin. Mümin iseniz ancak Allah'tan sakının/takvalı olun.
Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsâ, senin üzerindeki ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Hani ben, seni Rûhu’l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Hani sana kitabı (yazıyı), hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i de öğretmiştim. Hani benim iznimle çamurdan bir kuş suretine benzer bir şeyi yapıyordun; ona üfürüyordun da iznimle (canlı) bir kuş oluveriyordu. Anadan doğma körü, abrası (alaca hastalığına yakalanmışı) da yine benim iznimle iyi ediyordun. Yine benim iznimle ölüleri (kabirlerinden diri olarak) çıkartıyordun. Ve hani İsrailoğulları'nı kendilerine apaçık mucizelerle geldiğin zamanda senden (zarar vermelerini engelleyerek) çekmiştim de içlerinden kâfir olanları; “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir” demişlerdi.
Meryem oğlu İsâ: "Allah’ım! Rabbimiz, gökten bize bir sofra indir. Bu, hem bizim için, hem de öncemiz ve sonramız için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen, rızık verenlerin en hayırlısısın." dedi.
Allah, “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, “Beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde, “Münezzehsin sen, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söylediysem, mutlaka sen onu bilirsin. Sen bende olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilmem. Gerçekten gaipleri bilen sadece sensin” dedi.