İçeriğe geç

Bakara Suresi 272. Ayet

سورة البقرة، الآية ٢٧٢

2:272 3. cüz 5. hizb Mushaf’ta 46. sayfa Medeni sure

2:272 ayetinin metni

لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ ۝٢٧٢

Okunuşu

laysa ʿalayka hudāhum walākinna l-laha yahdī man yashāu wamā tunfiqū min khayrin fali-anfusikum wamā tunfiqūna illā ib'tighāa wajhi l-lahi wamā tunfiqū min khayrin yuwaffa ilaykum wa-antum lā tuẓ'lamūna

Meal

(Ey Muhammed!) Onları hidayete erdirmek senin üzerine (bir sorumluluk) değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah’ın rızasını/vechini kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 272. ayeti (2:272) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 46. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 272. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

272. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey peygamber! İnsanların hakkı kabul etmeleri, hakka boyun eğmeleri ve buna gelmeleri için onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Sana düşen ancak onlara bu hakkı göstermen ve onlara hakkı öğretmendir. Hakkı kabul hususundaki muvaffakiyet ve hidayete iletilmek Allah'ın elindedir. Allah, dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınızın iyiliği size döner. Çünkü Allah'ın buna ihtiyacı yoktur. Yapacağınız hayırlar ancak Allah'ın rızasını kazanmak için olmalıdır. Gerçek müminler, sadece Allah'ın rızasını kazanmak için infak ederler. Hayır olarak verdiğiniz az ya da çok ne varsa; karşılığı size tam olarak eksiksiz bir şekilde verilir. Muhakkak ki Allah hiç kimseye zulmetmez.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

272. Yani ey peygamber, sana düşen ancak tebliğ, insanları hayra teşvik etmek ve kötülüklerden de sakındırmaktır. Hidâyete erdirmeye gelince bu, Allah’ın elindedir. Ayrıca Yüce Allah gerçek mü’minlerden de şöylece haber vermektedir: Gerçek mü’minler ancak Rablerinin rızasını isteyerek, onun mükâfaatını umarak infak ederler. Çünkü imanları buna davet eder. Bu ise mü’minler için bir hayırdır, bir tezkiyedir. Ayrıca bu buyruk, onlara ihlâslı olmayı da hatırlatmktadır. Yüce Allah yaptıkları infakları bildiğini bir kez daha tekrarlamakta böylece nezdinde zerre ağırlığı kadar bir hayrın dahi asla … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 270-274. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 46. sayfası).

  • İhlaslı olmaya daha yakın olması sebebi ile gizli olarak vermenin sevabı daha yüce ve daha çok olsa bile, Mümin kimsenin, niyetini halis tutarak maslahat gereği malını açıktan yahut gizli olarak sadaka verip infakta bulunmasında bir sakınca yoktur.
  • İffetlerinin kendilerini insanlardan bir şey istemekten alıkoyması sebebiyle hallerini belli etmeyen ihtiyaç sahiplerine yardım edip onlara ilgi göstermeleri konusunda müminler için açık bir davet vardır.
  • Her daim, Allah Teâlâ yolunda infak etmenin dinen meşru olduğuna, böyle bir amelin faziletine delalet etmektedir. Zira Allah Teâlâ, dünyada ve ahirette böyle kimselere büyük ecir vermeyi vadetmiştir.

272. ayetin diğer mealleri

(Ey Muhammed) Onları hidayete erdirmek senin üzerine borç (bir sorumluluk) değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah’ın rızasını/vechini kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz haksızlığa uğratılmaksızın (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir.

   (Ey Muhammed!) Onları hidâyete erdirmek (doğru yola iletmek) sana ait değildir. Lâkin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.

272. ayet kelime kelime

  1. لَّيْسَ laysa değildir ل ي س
  2. عَلَيْكَ ʿalayka senin üzerine
  3. هُدَىٰهُمْ hudāhum onları hidayet etmek ه د ي
  4. وَلَٰكِنَّ walākinna fakat
  5. ٱللَّهَ l-laha Allah'tır
  6. يَهْدِى yahdī doğru yola ileten ه د ي
  7. مَن man kimseyi
  8. يَشَآءُ yashāu dilediği ش ي أ
  9. وَمَا wamā verdiğiniz
  10. تُنفِقُوا۟ tunfiqū ن ف ق
  11. مِنْ min her
  12. خَيْرٍ khayrin hayır خ ي ر
  13. فَلِأَنفُسِكُمْ fali-anfusikum kendiniz içindir ن ف س
  14. وَمَا wamā infak edemezsiniz
  15. تُنفِقُونَ tunfiqūna ن ف ق
  16. إِلَّا illā dışında
  17. ٱبْتِغَآءَ ib'tighāa kazanmak için ب غ ي
  18. وَجْهِ wajhi (yüzü) rızasını و ج ه
  19. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  20. وَمَا wamā ve ne
  21. تُنفِقُوا۟ tunfiqū verseniz ن ف ق
  22. مِنْ min hayırdan
  23. خَيْرٍ khayrin خ ي ر
  24. يُوَفَّ yuwaffa tastamam verilir و ف ي
  25. إِلَيْكُمْ ilaykum size
  26. وَأَنتُمْ wa-antum ve siz
  27. لَا lā asla
  28. تُظْلَمُونَ tuẓ'lamūna zulmedilmezsiniz ظ ل م

272. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:101

    وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا۟ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ كَانُوا۟ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا

    Yeryüzünde bir yolculuğa çıktığınız zaman, kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

  • Fetih 48:29

    مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًۢا

    Muhammed, Allah’ın Rasûlüdür. Onunla beraber olanlar; kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde bulunanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

  • Muhammed 47:30

    وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَٰهُمْ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَٰلَكُمْ

    Dileseydik onları sana elbette gösterirdik. Sen de onları simalarından tanırdın. Sen zaten onları konuşma uslûplarından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.

  • Hicr 15:75

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

    Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Kasas 28:56

    إِنَّكَ لَا تَهْدِى مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    Şüphesiz sen, sevdiklerine hidayet edemezsin. Fakat Allah, dilediğine hidayet eder. Hidayete erecek olanları en iyi O bilir.

  • Leyl 92:20

    إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

    (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

  • Enfâl 8:60

    وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

    Onlara karşı gücünüzün yettiğince kuvvet ve (cihad için) bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bunlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan ayrı sizin bilmediğiniz ama Allah'ın bildiği daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

  • Bakara 2:273

    لِلْفُقَرَآءِ ٱلَّذِينَ أُحْصِرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسْتَطِيعُونَ ضَرْبًا فِى ٱلْأَرْضِ يَحْسَبُهُمُ ٱلْجَاهِلُ أَغْنِيَآءَ مِنَ ٱلتَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُم بِسِيمَٰهُمْ لَا يَسْـَٔلُونَ ٱلنَّاسَ إِلْحَافًا وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ

    (Sadakalar) Allah yolunda mahsur kalmış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayan, çekingenliklerinden dolayı bilmeyenlerin onları zengin zannettikleri, senin de simalarından tanıdığın ısrarlı bir şekilde insanlardan istemeyen fakirler içindir. Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ