68:52 ayetinin metni
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ ٥٢
Okunuşu
wamā huwa illā dhik'run lil'ʿālamīna
Meal
Oysa o (Kur'an) ancak alemler için bir öğüttür.
سورة القلم، الآية ٥٢
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ ٥٢
wamā huwa illā dhik'run lil'ʿālamīna
Oysa o (Kur'an) ancak alemler için bir öğüttür.
Kalem Suresi’nin 52. ayeti (68:52) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 566. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Oysa sana indirilmiş olan bu Kur’an, insanlar ve cinlere bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.
51. Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Allah’ın emrine uyarak Rabbinin hükmüne âlemlerden hiç kimsenin gösteremeyeceği şekilde sabır gösterdi. Yüce Allah da ona güzel âkıbeti gösterdi. Zaten güzel âkıbet hep takvâ sahiplerinindir. Düşmanlarının onun hakkında ulaştıkları sonuç ise kendilerinin hoşuna gitmeyecek şeylerden ibaretti. Hatta onlar, gözleri ile ayağını kaydırıp onu devirmeye çalıştılar. Yani kıskançlıklarından, ona duydukları kin ve öfkelerinden dolayı ona nazarları değsin istediler. İşte fiili olarak ona verebilecekleri eziyet en fazla bu kadardı. Zira onu koruyan … Devamını oku
68:43 ile 69:8 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 566. sayfası).
Oysa o (Kur’an) alemlere bir uyarı/öğütten başka bir şey değildir.
Oysa o (Kuran), âlemler için ancak bir öğüttür.
Halbuki o âlemler için bir öğüttür.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
وَمَا عَلَّمْنَٰهُ ٱلشِّعْرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُۥٓ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْءَانٌ مُّبِينٌ
Ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. Bu, yalnızca bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır.