Kalem Suresi’nin 51. ayeti (68:51) Mekki bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 566. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Kalem Suresi 51. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
51. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'a karşı kâfir olan ve resulünü yalanlayanlar, sana indirilmiş olan bu Kur’an’ı işittikleri zaman bakışlarının keskinliğinin şiddetinden neredeyse bakışlarıyla seni yere yıkacaklardı. -Arzularına uyarak ve haktan yüz çevirerek- şöyle diyorlardı: "Bunu getiren resul kesinlikle bir delidir.''
51. Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Allah’ın emrine uyarak Rabbinin hükmüne âlemlerden hiç kimsenin gösteremeyeceği şekilde sabır gösterdi. Yüce Allah da ona güzel âkıbeti gösterdi. Zaten güzel âkıbet hep takvâ sahiplerinindir. Düşmanlarının onun hakkında ulaştıkları sonuç ise kendilerinin hoşuna gitmeyecek şeylerden ibaretti. Hatta onlar, gözleri ile ayağını kaydırıp onu devirmeye çalıştılar. Yani kıskançlıklarından, ona duydukları kin ve öfkelerinden dolayı ona nazarları değsin istediler. İşte fiili olarak ona verebilecekleri eziyet en fazla bu kadardı. Zira onu koruyan … Devamını oku
68:43 ile 69:8 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 566. sayfası).
Sabırlı olmak, davetçi olan ve olmayan herkes için gereklidir. Çokça övülmüş bir ahlaktır.
Tevbe etmek, kendisinden önce işlenilen her şeyi siler. Ayrıca tevbe etmek Yüce Allah’ın kulunu seçip, salih kullarından kılması için bir sebeptir.
Allah’ın kâfirlere ve günahkârlara gönderdiği azabın farklı çeşitlerde olması, Allah’ın kudretinin ve adaletinin kemaline delalet eder.
51. ayetin diğer mealleri
Kâfir olanlar, zikri işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi: O, kesinlikle delidir, diyorlardı.
İnkâr edenler Zikr'i (Kur'an ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâlâ da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler.
O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.