İçeriğe geç

İsrâ Suresi 45. Ayet

سورة الإسراء، الآية ٤٥

17:45 15. cüz 29. hizb Mushaf’ta 286. sayfa Mekki sure

17:45 ayetinin metni

وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا ۝٤٥

Okunuşu

wa-idhā qarata l-qur'āna jaʿalnā baynaka wabayna alladhīna lā yu'minūna bil-ākhirati ḥijāban mastūran

Meal

Sen Kur’an okuduğun zaman seninle, ahirete iman etmeyenlerin arasına örtücü bir perde çekeriz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İsrâ Suresi’nin 45. ayeti (17:45) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 286. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

İsrâ Suresi 45. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

45. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! Sen Kur'an'ı okuduğun zaman, onda bulunan yasakları ve öğütleri dinlediklerinde, senin ile kıyamet gününe iman etmeyenlerin arasına hakkı kabul etmeyip yüz çevirmelerinden dolayı onlara ceza olması için Kur'an'ı anlamalarını engelleyen bir perde çekeriz.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

45. Yüce Allah, hakkı reddeden ve onu yalanlayıp yüz çeviren yalanlayıcılara verdiği cezasını söz konusu etmekte ve onlar ile iman arasında engel olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır: İçerisinde öğüt, hatırlatma, hidâyet, iman, hayır ve pek büyük iim bulunan “Kur’an’ı okuduğun zaman, seninle âhirete iman etmeyenlerin arasına” Kur’an’ı hakkıyla anlamalarını, onun ihtiva ettiği gerçeklerin kesinliğini kavramalarını ve onun kendisine davet ettiği hayra itaat edip boyun eğmelerini engelleyen “gizli bir perde çekeriz.”

İsrâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İsrâ suresinin 39-49. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 286. sayfası).

  • Meleklerin Allah'ın kızları olduklarını iddia etmek, büyük bir iftiradır ve Allah -Azze ve Celle-'nin katında çok büyük bir günahtır.
  • İnsanların çoğu hakka buğuz etmelerinden ve üzerinde oldukları batıla olan sevgilerinden dolayı, Allah'ın ayetleri, yalnızca onların nefretlerini arttırır.
  • Göklerde ve yerde ne kadar yaratılmış varsa hepsi Allah -Subhânehu ve Teâla-'yı hamt ile tespih ederler. Kulun yapması gereken Allah'ı tespih etmede, yaratılmışların onu geçmemeleridir.
  • Allah'ın kullarına karşı halim olması (yumuşaklıkla muamelesi) sebebiyle içinde bulundukları gaflet ve işledikleri günahlar sebebiyle onları cezalandırmada acele etmez. Çünkü rahmeti gazabını geçmiştir.

45. ayetin diğer mealleri

Sen Kur’an okuduğun zaman seninle, ahirete iman etmeyenlerin arasına örtücü bir perde çekeriz.

(Ey Muhammed!) Sen Kur'ân okuduğun zaman, seninle âhirete îman etmeyenler arasına gizli bir perde çekmişizdir.

Sen Kur'ân'ı okuduğun zaman biz, seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.

45. ayet kelime kelime

  1. وَإِذَا wa-idhā ve zaman
  2. قَرَأْتَ qarata okuduğun ق ر أ
  3. ٱلْقُرْءَانَ l-qur'āna Kur'an ق ر أ
  4. جَعَلْنَا jaʿalnā çekeriz ج ع ل
  5. بَيْنَكَ baynaka seninle (aranıza) ب ي ن
  6. وَبَيْنَ wabayna arasına ب ي ن
  7. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  8. لَا lā inanmayan(ların)
  9. يُؤْمِنُونَ yu'minūna أ م ن
  10. بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ākhirati ahirete أ خ ر
  11. حِجَابًا ḥijāban bir perde ح ج ب
  12. مَّسْتُورًا mastūran gizli س ت ر

45. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:102

    وَكَذَٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلْقُرَىٰ وَهِىَ ظَٰلِمَةٌ إِنَّ أَخْذَهُۥٓ أَلِيمٌ شَدِيدٌ

    Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O’nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.

  • Hac 22:48

    وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

    Zalim oldukları halde kendilerine mühlet verdiğim nice memleketler vardır. Sonra onları (azap ile) yakaladım, dönüş yalnız banadır.

  • Nisâ 4:110

    وَمَن يَعْمَلْ سُوٓءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُۥ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Kim bir kötülük işler veya kendi nefsine zulmeder de ardından Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çokça bağışlayıcı ve merhamet eden olarak bulur.

  • Fâtır 35:41–45

    إِنَّ ٱللَّهَ يُمْسِكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ أَن تَزُولَا وَلَئِن زَالَتَآ إِنْ أَمْسَكَهُمَا مِنْ أَحَدٍ مِّنۢ بَعْدِهِۦٓ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا …

    Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O’ndan başka onları kimse tutamaz. Allah; Halim'dir, çokça bağışlayandır. …

  • Fussilet 41:5

    وَقَالُوا۟ قُلُوبُنَا فِىٓ أَكِنَّةٍ مِّمَّا تَدْعُونَآ إِلَيْهِ وَفِىٓ ءَاذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنۢ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَٱعْمَلْ إِنَّنَا عَٰمِلُونَ

    "Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimizde örtüler, kulaklarımızda ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O halde sen yapacağını yap. Şüphesiz biz de yapanlarız." dediler.

  • Zümer 39:45

    وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحْدَهُ ٱشْمَأَزَّتْ قُلُوبُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

    Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete iman etmeyenlerin kalpleri daralır. Allah’tan başkaları (ilahları) anıldığında ise hemen sevince kapılırlar.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mü’minûn 23:74

    وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَٰكِبُونَ

    Muhakkak ki âhirete iman etmeyenler doğru yoldan sapanlardır.

  • İsrâ 17:10

    وَأَنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    Ahirete iman etmeyenlere de acı veren bir azap hazırladık.

  • Necm 53:27

    إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ

    Doğrusu ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendirirler.

  • Neml 27:4

    إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ

    Şüphesiz, ahirete iman etmeyenlerin amellerini kendilerine süslü göstermişizdir. Bu yüzden onlar körü körüne bocalayıp dururlar.

  • En’âm 6:113

    وَلِتَصْغَىٰٓ إِلَيْهِ أَفْـِٔدَةُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا۟ مَا هُم مُّقْتَرِفُونَ

    O sözleri, ahirete iman etmeyenlerin kalpleri ona meyletsin, bir de ondan hoşnut olsun ve işledikleri günahları işlemeye devam etsinler diye söylerler.

  • Sebe’ 34:8

    أَفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَم بِهِۦ جِنَّةٌۢ بَلِ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ فِى ٱلْعَذَابِ وَٱلضَّلَٰلِ ٱلْبَعِيدِ

    "Acaba o, yalan yere Allah'a iftira mı etmiştir? Yoksa onda delilik mi var?" (dediler). Hayır! Öyle değil! Ahirete iman etmeyenler azap içinde ve uzak bir sapıklıktadır.

İsrâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ