inna l-laha yum'siku l-samāwāti wal-arḍa an tazūlā wala-in zālatā in amsakahumā min aḥadin min baʿdihi innahu kāna ḥalīman ghafūran
Meal
Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O’ndan başka onları kimse tutamaz. Allah; Halim'dir, çokça bağışlayandır.
Fâtır Suresi’nin 41. ayeti (35:41) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 439. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Fâtır Suresi 41. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
41. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Şüphesiz gökleri ve yeri yok olmaması için tutan Allah'tır. -Farz edelim ki- gökler ve yer yok olacak olsa onları tutup onların yok olmalarına O'ndan başka mani olacak kimse yoktur. O; Halîm'dir, cezalandırmakta acele etmeyendir. Allah, günahlarından tövbe eden kullarını çok bağışlayandır.
41. Yüce Allah, kudretinin kemalini, rahmetinin eksiksizliğini, hilminin ve mağfiretinin genişliğini, “gökleri ve yeri düzenleri bozulup yerlerinden oynamasınlar diye ayakta” tuttuğunu, “Eğer düzenleri bozulup yerlerinden oynayacak” olsalar yaratılmışlardan hiçbir kimsenin onları tutamayacağını, güç ve kudretlerinin buna yetmeyip âciz kalacaklarını haber vermektedir. Ancak Yüce Allah, göklerin ve yerin var oldukları şekilde varlıklarını sürdürmelerini hükmetmiştir. Ta ki yaratılmışlar orada yerleşsinler, yaşasınlar, istifade etsinler ve ibret alsınlar. O’nun egemenliğinin büyüklüğü ve … Devamını oku
Küfür; Yüce Allah'ın gazap etmesine sebep olmakta, kişiyi hüsranlık ve bedbahtlığa sürüklemektedir.
Müşrikler tarafından koşulan şirkin ne akli, ne de nakli bir delili vardır.
Zalimin er ya da geç yerle bir edileceği beyan edilmiştir.
41. ayetin diğer mealleri
Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O’ndan başka kimse tutmaz. Allah, Halim'dir, çokça bağışlayandır.
Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.
Doğrusu gökleri ve yeri yok oluvermekten, Allah tutuyor. Andolsun ki eğer yok oluverirlerse, onları O'ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranır, çok bağışlayıcıdır.
41. ayet kelime kelime
إِنَّinnaşüphesiz
ٱللَّهَl-lahaAllah
يُمْسِكُyum'sikututmaktadır
ٱلسَّمَٰوَٰتِl-samāwātigökleri
وَٱلْأَرْضَwal-arḍave yeri
أَنanyıkılmamaları için
تَزُولَاtazūlā
وَلَئِنwala-inandolsun
زَالَتَآzālatāikisi yıkılsa
إِنْinonları tutamaz
أَمْسَكَهُمَاamsakahumā
مِنْminhiç
أَحَدٍaḥadinkimse
مِّنۢminondan sonra
بَعْدِهِۦٓbaʿdihi
إِنَّهُۥinnahuşüphesiz O
كَانَkānahalimdir
حَلِيمًاḥalīman
غَفُورًاghafūrançok bağışlayandır
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Görmedin mi Allah, yerdeki her şeyi ve emri ile denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmemesi için tutar. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir.
Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtiyle kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamt ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.