İçeriğe geç

En’âm Suresi 113. Ayet

سورة الأنعام، الآية ١١٣

6:113 8. cüz 15. hizb Mushaf’ta 142. sayfa Mekki sure

6:113 ayetinin metni

وَلِتَصْغَىٰٓ إِلَيْهِ أَفْـِٔدَةُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا۟ مَا هُم مُّقْتَرِفُونَ ۝١١٣

Okunuşu

walitaṣghā ilayhi afidatu alladhīna lā yu'minūna bil-ākhirati waliyarḍawhu waliyaqtarifū mā hum muq'tarifūna

Meal

O sözleri, ahirete iman etmeyenlerin kalpleri ona meyletsin, bir de ondan hoşnut olsun ve işledikleri günahları işlemeye devam etsinler diye söylerler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 113. ayeti (6:113) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 142. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 113. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

113. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bu, ahirete iman etmeyen kimselerin birbirlerinin kalplerine vesvese vermeye meyletmesi, bunları kendileri için kabul edip, razı olmaları ve günah işleyip isyan etmeleri içindir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

113. “Tâ ki âhirete iman etmeyenlerin kalpleri” bu süslü ve allı pullu sözlere “meyletsin.” Çünkü âhiret gününe iman etmeyip yararlanabilecekleri akıllara sahip olmayışları, onları buna iter. Ona meyletmelerinden sonra bir de “ondan hoşnut olsunlar” Yani önce ona meylederler, ona meyledip beğendikleri sözleri işitince de onlardan hoşnut olurlar. Bu, kalplerinde süslü gösterilir, onlarda köklü bir inanç ve ayrılamayacakları bir nitelik halini alır. Bunun ardından da devamlı işleyip durdukları davranışları ve söyleyegeldikleri sözleri sonuç olarak ortaya çıkar. Yani söz ve davranışları ile öyle … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 111-118. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 142. sayfası).

  • Kulun en büyük hedefi hakka ittiba etmek olmalıdır. Kişi hakkı, Allah'ın belirlediği yolla arar, sonra onunla amel eder ve ona ittiba edebilmek için Rabbinin yardımını ümit eder. Kendi nefsine, gücüne ve kuvvetine güvenmez.
  • İlim sahibi müminlerin az olmasından dolayı mahlukatın (tümünü değil de) çoğunluğunu, cehalet ve sapıklık vasfıyla nitelemesi, Kur’an’ın insaf ve adaletli olması sebebiyledir.
  • Allah Teâlâ’nın yaratmadaki sünnetinden biri de, peygamberlere ve ona tabi olanlara karşı insanlardan ve cinlerden düşmanlar ortaya çıkarmasıdır. Çünkü hak, ancak zıddı olan batılla birlikte bilinebilir.
  • Kur'an bildirdiği haberlerde doğru sözlü, koyduğu hükümlerinde adaletlidir. Bildirdiği haberlerinde gerçeklere aykırı olan hiçbir şey, koyduğu hükümlerinde de hakka aykırı hiçbir hüküm bulunmaz.

113. ayetin diğer mealleri

Ahirete inanmayanların kalpleri o sözlere yönelsin, ondan hoşlansınlar ve işledikleri günahları işlemeye devam etsinler.

Âhirete inanmayanların kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar).

Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalbleri, o yaldızlı söze kansın, ondan hoşlansın ve işledikleri suçları işlemeye devam etsinler diye böyle yaparlar.

113. ayet kelime kelime

  1. وَلِتَصْغَىٰٓ walitaṣghā ve meyletsin ص غ و
  2. إِلَيْهِ ilayhi ona
  3. أَفْـِٔدَةُ afidatu kalbleri ف أ د
  4. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  5. لَا lā inanmayan(ların)
  6. يُؤْمِنُونَ yu'minūna أ م ن
  7. بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ākhirati ahirete أ خ ر
  8. وَلِيَرْضَوْهُ waliyarḍawhu ve ondan hoşlansınlar ر ض و
  9. وَلِيَقْتَرِفُوا۟ waliyaqtarifū ve işlemeğe devam etsinler ق ر ف
  10. مَا mā onların
  11. هُم hum
  12. مُّقْتَرِفُونَ muq'tarifūna işledikleri suçları ق ر ف

113. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:161–163

    فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ …

    Artık ne siz ne de ibadet ettikleriniz; …

  • Zâriyât 51:8–9

    إِنَّكُمْ لَفِى قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ …

    Muhakkak siz çelişkili bir söz içindesiniz. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mü’minûn 23:74

    وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَٰكِبُونَ

    Muhakkak ki âhirete iman etmeyenler doğru yoldan sapanlardır.

  • İsrâ 17:10

    وَأَنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    Ahirete iman etmeyenlere de acı veren bir azap hazırladık.

  • Necm 53:27

    إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ

    Doğrusu ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendirirler.

  • Neml 27:4

    إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ

    Şüphesiz, ahirete iman etmeyenlerin amellerini kendilerine süslü göstermişizdir. Bu yüzden onlar körü körüne bocalayıp dururlar.

  • İsrâ 17:45

    وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا

    Sen Kur’an okuduğun zaman seninle, ahirete iman etmeyenlerin arasına örtücü bir perde çekeriz.

  • Sebe’ 34:8

    أَفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَم بِهِۦ جِنَّةٌۢ بَلِ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ فِى ٱلْعَذَابِ وَٱلضَّلَٰلِ ٱلْبَعِيدِ

    "Acaba o, yalan yere Allah'a iftira mı etmiştir? Yoksa onda delilik mi var?" (dediler). Hayır! Öyle değil! Ahirete iman etmeyenler azap içinde ve uzak bir sapıklıktadır.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ