94:1 ayetinin metni
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ ١
Okunuşu
alam nashraḥ laka ṣadraka
Meal
(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
سورة الشرح، الآية ١
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ ١
alam nashraḥ laka ṣadraka
(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
İnşirâh Suresi’nin 1. ayeti (94:1) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 596. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Göğsünü açıp genişleterek sana vahyin indirilmesini sevdirdik.
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Yüce Allah Rasûlüne olan lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Biz” dinin şer’î hükümleri, Yüce Allah’a davet, en üstün ahlâki değerlere sahip olma, âhirete yönelme, hayırları işlemeyi kolaylaştırma konusunda “senin için göğsünü genişletmedik mi?” Böylelikle senin kalbini hayra boyun eğmeyecek, hayır dolayısı ile rahat ve huzur bulmayacak kadar dar ve sıkıntılı bir kalp olmaktan kurtarmadık mı? 2-3. “Böylece belini büken yükünü” günahını “üzerinden kaldırdık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah geçmiş ve gelecek … Devamını oku
92:10 ile 94:2 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 596. sayfası).
Senin göğsünü ferahlatıp, genişletmedik mi?
Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
Biz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı?
فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ
Allah, kimi doğru yola iletmek isterse, onun gönlünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne pisliği/azabı işte böyle verir.
لِّيَغْفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَٰطًا مُّسْتَقِيمًا
Böylece Allah, senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni dosdoğru bir yola iletir.