İçeriğe geç

En’âm Suresi 125. Ayet

سورة الأنعام، الآية ١٢٥

6:125 8. cüz 15. hizb Mushaf’ta 144. sayfa Mekki sure

6:125 ayetinin metni

فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ ۝١٢٥

Okunuşu

faman yuridi l-lahu an yahdiyahu yashraḥ ṣadrahu lil'is'lāmi waman yurid an yuḍillahu yajʿal ṣadrahu ḍayyiqan ḥarajan ka-annamā yaṣṣaʿʿadu fī l-samāi kadhālika yajʿalu l-lahu l-rij'sa ʿalā alladhīna lā yu'minūna

Meal

Allah, kimi doğru yola iletmek isterse, onun gönlünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne pisliği/azabı işte böyle verir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 125. ayeti (6:125) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 144. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 125. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

125. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yüce Allah, kimi hidayet yoluna muvaffak kılmak isterse onun kalbini açar ve İslam’ı kabul etmeye hazırlar. Kimi de yardımsız bırakıp onu hidayete muvaffak kılmak istemezse, onun kalbine hakkı kabul etmesin diye şiddetli bir sıkıntı verir ki, gökyüzüne yükselirken bunu yapmaktan nasıl aciz kalıyorsa; hakkında kalbine girmesi aynı böyle imkansız olur. Allah, sapık kimseyi bu sıkıntılı duruma soktuğu gibi iman etmeyen kimselerin üzerine de azap indirir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

125. Yüce Allah kullarına, bir kulun mutluluk ve hidâyeti ile bedbahtlık ve sapıklığının alametinin ne olduğunu şöyle açıklamaktadır: Her kimin kalbi İslâm’a açılır, İslâm’ı geniş ve rahat bir kalp ile kabul eder, iman nuru ile aydınlanır, yakîn ışığı ile hayat bulur, buna bağlı olarak da ruhu huzura kavuşur, hayrı sever ve nefsi de kolaylıkla hayrı işlerse, bunu yaparken de herhangi bir sıkıntı duymaksızın, aksine zevk alarak yaparsa işte bu, Yüce Allah’ın o kimseye hidâyet verdiğinin, ona tevfikini ve en doğru yolu izlemeyi ihsan ettiğinin alâmetidir. Allah’ın saptırmak istediği kimsedeki … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 125-130. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 144. sayfası).

  • Sapıklık ve hidayet konusunda Yüce Allah’ın sünneti, yaratılması ve var edilmesi ile her ikisinin de Allah’ın katından olmasıdır. Bu ikisi de Allah’ın dilemesinin ardından, onlardan birini tercih etmesiyle kulun fiilidir.
  • Allah’ın Müminlere olan velayeti onların salih amellerine göredir. Kulun salih amelleri ne kadar artarsa, Allah’ın ona olan velayeti de o kadar artar. Ne kadar azalırsa da, velayeti o kadar azalır.
  • Her zalime kendisi gibi, onu kötülüklere sürükleyen ve teşvik eden, hayırlı işlerden el çektirip, uzaklaştıran bir başka zalimi dost kılması, Yüce Allah’ın bir sünnetidir.

125. ayetin diğer mealleri

Allah kimi doğru yola eriştirmek isterse, onun gönlünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlere, işte böyle pislik/azap verir.

  Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. İşte Allah, iman etmeyenlerin üzerine, (bütün işlerinde görülen) pisliği ve azabı böyle çökertir.

Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönlünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, sanki göğe yükseliyormuş gibi, göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Allah, inanmayanları işte böyle pislik içinde bırakır.

125. ayet kelime kelime

  1. فَمَن faman kimi
  2. يُرِدِ yuridi isterse ر و د
  3. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  4. أَن an doğru yola iletmek
  5. يَهْدِيَهُۥ yahdiyahu ه د ي
  6. يَشْرَحْ yashraḥ açar ش ر ح
  7. صَدْرَهُۥ ṣadrahu onun göğsünü ص د ر
  8. لِلْإِسْلَٰمِ lil'is'lāmi İslam'a س ل م
  9. وَمَن waman kimi de
  10. يُرِدْ yurid isterse ر و د
  11. أَن an saptırmak
  12. يُضِلَّهُۥ yuḍillahu ض ل ل
  13. يَجْعَلْ yajʿal yapar ج ع ل
  14. صَدْرَهُۥ ṣadrahu onun göğsünü ص د ر
  15. ضَيِّقًا ḍayyiqan daralmış ض ي ق
  16. حَرَجًا ḥarajan tıkanık ح ر ج
  17. كَأَنَّمَا ka-annamā gibi
  18. يَصَّعَّدُ yaṣṣaʿʿadu yükseliyor ص ع د
  19. فِى fī göğe
  20. ٱلسَّمَآءِ l-samāi س م و
  21. كَذَٰلِكَ kadhālika işte böyle
  22. يَجْعَلُ yajʿalu çökertir ج ع ل
  23. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  24. ٱلرِّجْسَ l-rij'sa pislik (sıkıntı) ر ج س
  25. عَلَى ʿalā üstüne
  26. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  27. لَا lā inanmayan(ların)
  28. يُؤْمِنُونَ yu'minūna أ م ن

125. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zümer 39:22

    أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٍ مِّن رَّبِّهِۦ فَوَيْلٌ لِّلْقَٰسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكْرِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Allah'ın kalbini İslâm'a açtığı kimse Rabbinden bir nur üzere değil midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri kaskatı olanların vay hallerine! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

  • Hucurât 49:7

    وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ فِيكُمْ رَسُولَ ٱللَّهِ لَوْ يُطِيعُكُمْ فِى كَثِيرٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ حَبَّبَ إِلَيْكُمُ ٱلْإِيمَٰنَ وَزَيَّنَهُۥ فِى قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ إِلَيْكُمُ ٱلْكُفْرَ وَٱلْفُسُوقَ وَٱلْعِصْيَانَ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلرَّٰشِدُونَ

    Aranızda Allah’ın Rasûlünün bulunduğunu bilin. Eğer O, birçok işte size uymuş olsaydı, siz sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu kalplerinizde süslemiştir. Size küfrü, fasıklığı ve isyanı ise kötü göstermiştir. İşte onlar, doğru yolu bulmuş olanlardır.

  • Hac 22:78

    وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasûl size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Yûnus 10:100

    وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تُؤْمِنَ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَيَجْعَلُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

    Allah’ın izni olmadıkça hiçbir nefis iman etmez ve azabını akıllarını kullanmayanların üzerine verir.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ