84:19 ayetinin metni
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ ١٩
Okunuşu
latarkabunna ṭabaqan ʿan ṭabaqin
Meal
Muhakkak ki siz bir halden başka bir hale geçeceksiniz.
سورة الإنشقاق، الآية ١٩
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ ١٩
latarkabunna ṭabaqan ʿan ṭabaqin
Muhakkak ki siz bir halden başka bir hale geçeceksiniz.
İnşikâk Suresi’nin 19. ayeti (84:19) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 589. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey insanlar!- Sizler bir halden başka bir hale geçeceksiniz. Önce bir damla meni, sonra bir kan pıhtısı ve sonra da bir et parçası. Önce hayat, sonra ölüm ve sonra da yeniden dirileceksiniz.
16-17. Yüce Allah, burada gecenin alametlerine yemin etmektedir. Önce gecenin başlangıcı olup güneşten geriye kalan aydınlıkla karışık olan alaca karanlığa yemin etmekte, sonra da “geceye ve onun içinde barındırdıklarına” yani örttüğü canlılara ve diğerlerine; 18. “Dolunay olduğu zaman” on dördüne ulaşmak sureti ile ışığı dopdolu olduğu zaman -ki bu şekli en güzel ve en yararlı olduğu halidir- “aya ki;” 19. Hakkında yemin edilen hususa gelince: “Sizler” Ey insanlar! “halden hale geçeceksiniz.” Yani pek çeşitli aşamalardan, birbirinden farklı hallerden geçeceksiniz. Nutfeden, bir kan … Devamını oku
83:34 ile 84:24 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 589. sayfası).
Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz.
halden hale geçersiniz.
Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.
Abdullah b. Zem`a -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i birgün hutbe okurken dinledi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Sâlih -aleyhisselâm-’ın dişi devesinden ve onu öldüren adamdan bahsederek: «Onların en azgını ileri atıldı.» âyetini okudu…
{إِذِ انْبَعَثَ أَشْقَاهَا} انْبَعَثَ لَهَا رَجُلٌ عَزِيزٌ عَارِمٌ، مَنِيعٌ فِي رَهْطِهِ، مِثْلُ أَبِي زَمْعَةَ ". وَذَكَرَ النِّسَاءَ فَقَالَ " يَعْمِدُ أَحَدُكُمْ يَجْلِدُ امْرَأَتَهُ جَلْدَ الْعَبْدِ…
لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ
Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.