İbrâhîm Suresi’nin 38. ayeti (14:38) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 260. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
İbrâhîm Suresi 38. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
38. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Rabbimiz! Gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz her şeyi hakkıyla bilirsin. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Bilakis Allah her şeyi bilir. Aynı zamanda muhtaç olduğumuz şeyler ve kendisine olan ihtiyacımız O'na gizli kalmaz.
38. “Rabbimiz! Doğrusu sen, gizlediklerimizi de açığa vurduklarımızı da” hepsini, hem de bizden çok daha iyi “bilirsin.” Senden bildiğimiz ve bilmediğimiz hususlarda bilginin ve rahmetinin gereği olan şeyleri bizlere kolaylaştırmanı niyaz ederiz. “Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.” Bunlardan biri de bu duadır ki bu duada İbrahim aleyhisselam’ın maksadı, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’a çokça şükretmektir.
İbrahim -aleyhisselatu vesselam-'ın hakkında dua ettiği Mekke'nin fazileti beyan edilmiştir.
Şüphesiz ki insanın itaat ve kulluk mertebelerindeki makamı ne kadar yükselirse yükselsin, kendi nefsi ve zürriyeti için şirkin büyüğünden ve küçüğünden korkması gerekir.
İbrahim -aleyhisselatu vesselam-'ın duası, kulun makamı ne kadar yükselirse yükselsin, Allah'ın katında fakir ve O'na muhtaç olarak kalmaya devam ettiğine delalet eder.
Eğitim metotlarından biri de; çocukların salih olmaları, doğru inanca sahip olmaları, dinin emir ve yasaklarını yerine getirmede muvaffak olmaları için dua etmektir.
38. ayetin diğer mealleri
Rabbimiz! Şüphesiz sen gizlediğimizi de açıkladığımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.
«Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.»
"Ey Rabbimiz! Sen bizim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da şüphesiz bilirsin. Çünkü yerde ve gökte, hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz.
"Eğer seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, kendi yurdumuzdan çekilip çıkarılırız." dediler. Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği; emin, harem kıldığımız bir yere (Mekke'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur’an’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz. Hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.
Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.