waqālū in nattabiʿi l-hudā maʿaka nutakhaṭṭaf min arḍinā awalam numakkin lahum ḥaraman āminan yuj'bā ilayhi thamarātu kulli shayin riz'qan min ladunnā walākinna aktharahum lā yaʿlamūna
Meal
"Eğer seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, kendi yurdumuzdan çekilip çıkarılırız." dediler. Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği; emin, harem kıldığımız bir yere (Mekke'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Kasas Suresi’nin 57. ayeti (28:57) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 392. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 57. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
57. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Mekke müşrikleri, İslam’a uyma ve iman etme konusunda bahaneler sunarak şöyle dediler: “Biz, senin getirdiğin bu İslam’a ittiba edersek düşmanlarımız bizi topraklarımızdan çabucak çıkarırlar.” Oysa biz bu müşrikleri, orada başkalarının onlara ansızın baskın yaparak saldırmasından güven içinde olacakları, zulmün ve kan dökmenin haram kılındığı Harem’e yerleştirmedik mi? Rızık olarak kendi katımızdan onlara gönderdiğimiz her şeyin meyveleri oraya gelir. Fakat onların çoğu Allah’ın onlara verdiği nimetleri bilmezler ve bunlara karşılık O'na şükretmezler.
57. Şanı Yüce Allah, Kureyşliler ile Mekke ahalisinden yalanlayıcıların o yüce Rasûle şöyle dediklerini haber vermektedir: “Seninle birlikte hidâyete uyarsak” öldürülmek, esir edilmek, mallarımızın talan edilmesi sureti ile “yerimizden-yurdumuzdan ediliriz.” Çünkü insanlar sana düşmanlık ve muhalefet etmiş bulunuyorlar. Biz sana uyacak olursak, bütün insanların düşmanlığına maruz kalırız. Oysa bizim onlara karşı koyacak gücümüz yok. nların söyledikleri bu sözler, Allah hakkında kötü zan beslediklerini, Allah’ın; dinini zafere ulaştırmayacağını, sözünü yüceltmeyeceğini, aksine dinine mensup … Devamını oku
Ehli Kitap olan kimselerden, Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman edenlerin fazileti ve bu takdirde onlar için iki ecirin verileceği ifade edilmiştir.
Doğru yola muvaffak kılmak; peygamberler veya onların dışındakilerin değil, yalnızca Allah’ın elindedir.
Hakka ittiba etmek, müşriklerin iddia ettiği gibi bir korku kaynağı değil, güvende olma vesilesidir.
Zevk ve sefa içinde yaşamanın birey ve topluma olan tehlikesi anlatılmıştır.
Peygamberleri gönderip uyarmadan insanları helak etmemesi Yüce Allah’ın rahmetindendir.
57. ayetin diğer mealleri
Eğer, seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, kendi yurdumuzdan çekilip, çıkarılırız, dediler. Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, emin, harem kıldığımız bir yere (Mekke'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
«Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız» dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
"Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız" dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Onlar Mescid-i Haram’dan (Müminleri) men ederken, Allah onlara ne diye azap etmesin ki! Üstelik onlar Allah'ın evliyaları da değiller. Allah'ın evliyaları yalnızca muttakilerdir. Fakat onların çokları bunu bilmez.