mā aṣāba min muṣībatin fī l-arḍi walā fī anfusikum illā fī kitābin min qabli an nabra-ahā inna dhālika ʿalā l-lahi yasīrun
Meal
Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.
Hadîd Suresi’nin 22. ayeti (57:22) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 540. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Hadîd Suresi 22. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
22. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yeryüzünde kuraklık ve bunun gibi insanlara isabet eden musibet ve başlarına gelen hiçbir bela yoktur ki, bütün bunlar yaratılmadan önce Levh-i Mahfuz'da yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Yüce Allah için çok kolaydır.
22. Yüce Allah, kaza ve kaderinin her bir şeyi kapsayacek kadar geniş olduğunu haber vermek üzere şöyle buyurmaktadır: “Gerek yeryüzünde gerekse de nefislerinizde meydana gelen (üzücü ya da sevindirici) her bir şey…” Bu buyruk, mahlukata isabet eden hayır ve şer türünden her bir hususu bütünü ile kapsamaktadır. Hepsi de küçüğü ile büyüğü ile Levh-i Mahfuz’da yazılmıştır. Bu, akılların kuşatamayacığı kadar büyük bir husustur. Hatta olgun akıl sahiplerinin akılları ondna dolayı hayret ve dehşete düşer. Ama bu, Allah için pek kolaydır.
İçinde barındırdığı arzulara rağmen dünyada züht sahibi olmak, içinde barındırdığı devamlı nimetleri olan ahirete teşvik etmek dosdoğru yolda ilerlemeye yardımcı olan iki husustur.
Kadere iman etmek farzdır.
Kadere imanın faydalarından biri de elden kaçan dünya nimetlerine üzüntü duymamaktır.
Cimrilik ve cimriliği emretmek, yerilmiş iki özelliktir. Mümin bir kul, bu iki özelliği asla taşımaz.
22. ayetin diğer mealleri
Yeryüzüne veya kendinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta bulunmasın. Şüphesiz O, Allah için çok kolaydır.
Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
22. ayet kelime kelime
مَآmāyoktur
أَصَابَaṣābaisabet eden
مِنminhiçbir
مُّصِيبَةٍmuṣībatinmusibet
فِىfīyerde
ٱلْأَرْضِl-arḍi
وَلَاwalāve ne de
فِىٓfīkendi canlarınızda
أَنفُسِكُمْanfusikum
إِلَّاillāolmayan
فِىfībir Kitapta
كِتَٰبٍkitābin
مِّنminönce
قَبْلِqabli
أَنanbiz onu yaratmadan
نَّبْرَأَهَآnabra-ahā
إِنَّinnadoğrusu
ذَٰلِكَdhālikabu
عَلَىʿalāAllah'a
ٱللَّهِl-lahi
يَسِيرٌyasīrunkolaydır
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Allah, sizi (önce) topraktan sonra nutfe/meniden yaratmıştır. Sonra sizi çiftler kıldı. Onun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu Allah’a göre pek kolaydır.