İçeriğe geç

En’âm Suresi 93. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٩٣

6:93 7. cüz 14. hizb Mushaf’ta 139. sayfa Mekki sure

6:93 ayetinin metni

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِىَ إِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى غَمَرَٰتِ ٱلْمَوْتِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا۟ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوٓا۟ أَنفُسَكُمُ ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ ءَايَٰتِهِۦ تَسْتَكْبِرُونَ ۝٩٣

Okunuşu

waman aẓlamu mimmani if'tarā ʿalā l-lahi kadhiban aw qāla ūḥiya ilayya walam yūḥa ilayhi shayon waman qāla sa-unzilu mith'la mā anzala l-lahu walaw tarā idhi l-ẓālimūna fī ghamarāti l-mawti wal-malāikatu bāsiṭū aydīhim akhrijū anfusakumu l-yawma tuj'zawna ʿadhāba l-hūni bimā kuntum taqūlūna ʿalā l-lahi ghayra l-ḥaqi wakuntum ʿan āyātihi tastakbirūna

Meal

Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim.” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hallerini bir görsen!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 93. ayeti (6:93) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 139. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 93. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

93. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'a karşı yalan iftirada bulunarak; Allah, beşere hiçbir şey indirmedi veya Allah kendisine hiçbir şey indirmemiş olmasına rağmen yalan söyleyerek ‘’Allah bana vahyetti’’ diyen ya da Allah'ın Kur'an'da indirdiği gibi ‘’ben de indireceğim’’ diyen kimseden başkası daha büyük bir zulüm işlemiş olamaz. -Ey Resul!- O zalimler, ölüm sekeratı içindeyken, melekler ellerini azaplandırmak ve onlara vurmak için uzattığında onları azarlayarak "Biz nefislerinizi sımsıkı kavramışken haydi kendinizi kurtarın", bugün vahiy, peygamberlik ve Allah'ın vahiy indirdiği gibi indirme iddiasında bulunup Allah adına yalan uydurmanızdan ve Allah'ın ayetlerine iman etmeyip kibirlenmenizden dolayı sizi zelil eden ve alçaltan azapla cezalandırılacaksınız derler. Eğer onları o halde görsen, hallerini çok ürkütücü ve korkunç görürsün.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

93. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah ile hiçbir ilişkisi bulunmadığı halde herhangi bir söz veya herhangi bir hükmü O’na nispet ederek Allah hakkında yalan uydurandan daha büyük bir zalim ve daha büyük bir günahkâr yoktur. Böylesinin insanların en zalimi olmasının sebebi, bu yaptığı ile ileri derecede yalan söylemesi, dinin esaslarını ve fer’i hükümlerini değiştirmesi ve bütün bunları da Allah’a nispet etmesidir. Bu ise kötülüklerin ve fesadın en büyüğüdür. Bunun kapsamına yalan yere peygamberlik iddiasında bulunmak ve Allah’ın kendisine vahiy indirdiğini söylemek de girmektedir. Çünkü … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 91-94. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 139. sayfası).

  • Gönderilen peygamberlere kitaplar indirilmesi Allah'ın sünnetidir. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- de onlardan biridir.
  • İnsanların en yalan ve iftiracı olanı Allah Teâlâ adına yalan uyduran kimsedir. Zira bu kimseler Allah Teâlâ hakkında sahih olmayan deliller ispat eder yahut nefyedip, inkâr eder ya da nispet eder.
  • Kıyamet gününde herkes tek başına, makam ve unvanlardan arınmış bir şekilde, fakir olarak diriltilir ve yalnız başına hesaba çekilir.

93. ayetin diğer mealleri

Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde bana da vahyolundu diyenden ve Allah’ın indirdiği gibi ben de indireceğim diyenden daha zalim kim olabilir? O zalimler, ölüm anında can çekişiyorken, melekler ellerini uzatmış: Canınızı verin. Bugün, Allah’a karşı hak olmayanı söylemenizden ve O’nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü, küçük düşürücü azap ile cezalandırılacaksınız.

Allah' a karşı yalan iftirada bulunandan, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde bana da vahyolundu diyenden ve Allah'ın indirdiği gibi ben de indireceğim diyenden daha zâlim kim olabilir? O zâlimler, ölüm sekerâtı içinde, melekler ellerini uzatmış "Haydi kendinizi kurtarın; bugün, Allah'a karşı doğru olmayanı söylemiş ve O'nun âyetlerinden büyüklenerek uzaklaşmış olmanız dolayısıyle zillet azâbıyle cezalandırılacaksınız" derken, onların halini bir görsen...

Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatırlar ve:" Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah'a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşı böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız" derler.

93. ayet kelime kelime

  1. وَمَنْ waman kim olabilir?
  2. أَظْلَمُ aẓlamu daha zalim ظ ل م
  3. مِمَّنِ mimmani kimseden
  4. ٱفْتَرَىٰ if'tarā uyduran ف ر ي
  5. عَلَى ʿalā karşı
  6. ٱللَّهِ l-lahi Allah'a
  7. كَذِبًا kadhiban yalan ك ذ ب
  8. أَوْ aw ya da
  9. قَالَ qāla diyenden ق و ل
  10. أُوحِىَ ūḥiya vahyolundu و ح ي
  11. إِلَىَّ ilayya bana
  12. وَلَمْ walam vahyedilmemiş iken
  13. يُوحَ yūḥa و ح ي
  14. إِلَيْهِ ilayhi kendisine
  15. شَىْءٌ shayon bir şey ش ي أ
  16. وَمَن waman ve kimseden
  17. قَالَ qāla diyen ق و ل
  18. سَأُنزِلُ sa-unzilu ben de indireceğim ن ز ل
  19. مِثْلَ mith'la gibi م ث ل
  20. مَآ mā şey
  21. أَنزَلَ anzala indirdiği ن ز ل
  22. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  23. وَلَوْ walaw eğer
  24. تَرَىٰٓ tarā bir görsen ر أ ي
  25. إِذِ idhi zalimleri
  26. ٱلظَّٰلِمُونَ l-ẓālimūna ظ ل م
  27. فِى fī içinde
  28. غَمَرَٰتِ ghamarāti dalgaları غ م ر
  29. ٱلْمَوْتِ l-mawti ölüm م و ت
  30. وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ wal-malāikatu ve melekler م ل ك
  31. بَاسِطُوٓا۟ bāsiṭū uzatmış ب س ط
  32. أَيْدِيهِمْ aydīhim ellerini ي د ي
  33. أَخْرِجُوٓا۟ akhrijū haydi çıkarın خ ر ج
  34. أَنفُسَكُمُ anfusakumu canlarınızı ن ف س
  35. ٱلْيَوْمَ l-yawma bugün ي و م
  36. تُجْزَوْنَ tuj'zawna cezalandırılacaksınız ج ز ي
  37. عَذَابَ ʿadhāba azabıyla ع ذ ب
  38. ٱلْهُونِ l-hūni alçaklık ه و ن
  39. بِمَا bimā dolayı
  40. كُنتُمْ kuntum olmanızdan ك و ن
  41. تَقُولُونَ taqūlūna söylüyor ق و ل
  42. عَلَى ʿalā karşı
  43. ٱللَّهِ l-lahi Allah'a
  44. غَيْرَ ghayra olmayanı غ ي ر
  45. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi gerçek ح ق ق
  46. وَكُنتُمْ wakuntum ve ك و ن
  47. عَنْ ʿan O'nun ayetlerine karşı
  48. ءَايَٰتِهِۦ āyātihi أ ي ي
  49. تَسْتَكْبِرُونَ tastakbirūna büyüklük taslamanızdan ك ب ر

93. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:22–24

    وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ أَيْنَ شُرَكَآؤُكُمُ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ …

    O gün onların hepsini toplayacağız; sonra da Allah’a şirk koşanlara diyeceğiz ki: “İddia etmiş olduğunuz ortaklarınız nerede?" …

  • A’râf 7:158

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِىِّ ٱلْأُمِّىِّ ٱلَّذِى يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”

  • En’âm 6:19

    قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَٰدَةً قُلِ ٱللَّهُ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ قُل لَّآ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

    De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

  • Hûd 11:17

    أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ مِنَ ٱلْأَحْزَابِ فَٱلنَّارُ مَوْعِدُهُۥ فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.

  • Furkân 25:1

    تَبَارَكَ ٱلَّذِى نَزَّلَ ٱلْفُرْقَانَ عَلَىٰ عَبْدِهِۦ لِيَكُونَ لِلْعَٰلَمِينَ نَذِيرًا

    Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân’ı indiren Allah ne yücedir.

  • Âl-i İmrân 3:20

    فَإِنْ حَآجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسْلَمْتُمْ فَإِنْ أَسْلَمُوا۟ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ

    Seninle tartışmaya girişirlerse de ki: "Ben, bana tabi olanlarla birlikte yüzümü Allah’a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa doğru yolu bulmuşlar demektir. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca tebliğdir. Allah kullarını görmektedir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • En’âm 6:21

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    Allah’a karşı yalan uydurandan ya da O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez.

  • Yûnus 10:17

    فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    Allah adına yalan uydurandan veya Allah'ın ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim olabilir? Suçlular kesinlikle kurtuluşa eremezler.

  • Ankebût 29:68

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

    Allah’a karşı yalan uyduran veya kendisine hak gelince onu yalanlayan kimseden daha zalim kim olabilir? Kâfirler için Cehennem'de barınacak yer mi yok?

  • Saf 61:7

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَىٰٓ إِلَى ٱلْإِسْلَٰمِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    İslam'a davet edildiği halde, Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim topluma hidayet etmez.

  • Kehf 18:15

    هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمُنَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً لَّوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِم بِسُلْطَٰنٍۭ بَيِّنٍ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا

    Şu bizim kavmimiz Allah'tan başka ilahlar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Allah hakkında yalan uydurandan daha zalimi kimdir?

  • Hûd 11:18

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أُو۟لَٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَىٰ رَبِّهِمْ وَيَقُولُ ٱلْأَشْهَٰدُ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ أَلَا لَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

    Allah’a karşı yalan düzerek iftira edenden daha zâlim kim olabilir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şâhitler de, “Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır” diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ