İçeriğe geç

Furkân Suresi 35. Ayet

سورة الفرقان، الآية ٣٥

25:35 19. cüz 37. hizb Mushaf’ta 363. sayfa Mekki sure

25:35 ayetinin metni

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرًا ۝٣٥

Okunuşu

walaqad ātaynā mūsā l-kitāba wajaʿalnā maʿahu akhāhu hārūna wazīran

Meal

Andolsun, biz, Mûsâ'ya ’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı kıldık.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Furkân Suresi’nin 35. ayeti (25:35) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 363. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Furkân Suresi 35. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

35. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Musa'ya Tevrat'ı verdik ve ona yardımcı olması için kardeşi Harun'u onunla beraber resul kıldık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 35–40. ayetler

35-40. Yüce Allah, daha önce başka âyet-i kerimelerde genişce açıklamış olduğu birtakım kıssalara burada kısaca işaret etmektedir. Bu yolla peygamberlerini yalanlamaya devam eden muhatapları sakındırmak ve böylelikle geçmiş bu ümmetlere isabet eden azabın onlara da isabet etmesine karşı onları uyarmaktadır. Çünkü bu ümmetler, onlara yakın yerlerde idiler. Onların kıssalarını yaygınlığı ve onlar hakkında meşhur olan bilgilerden biliyorlardı. Nitkeim bu kavimlerin kimilerinden geriye kalanları gözleriyle görmekteydiler. Hicr’de Salih kavminin kalıntıları, pişirilmiş çamurdan taşlarla feci bir … Devamını oku

Furkân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Furkân suresinin 33-43. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 363. sayfası).

  • Ümmetlerin helak edilmelerinin sebebi, Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfir olmak ve ayetlerini yalanlamaktır.
  • Ölümden sonra tekrar dirilmeye iman etmemenin sebebi geçmişten ders almamaktır.
  • Hak ehliyle alay etmek, kâfirlerin genel bir davranışıdır.
  • Arzulara uymak son derece tehlikelidir.

35. ayetin diğer mealleri

Musa’ya da kitap vermiş, kardeşi Harun’u da ona vezir yapmıştık.

Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

35. ayet kelime kelime

  1. وَلَقَدْ walaqad ve andolsun
  2. ءَاتَيْنَا ātaynā biz verdik أ ت ي
  3. مُوسَى mūsā Musa'ya
  4. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitabı ك ت ب
  5. وَجَعَلْنَا wajaʿalnā ve yaptık ج ع ل
  6. مَعَهُۥٓ maʿahu kendisinin yanında
  7. أَخَاهُ akhāhu kardeşi أ خ و
  8. هَٰرُونَ hārūna Harun'u
  9. وَزِيرًا wazīran vezir و ز ر

35. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İsrâ 17:106

    وَقُرْءَانًا فَرَقْنَٰهُ لِتَقْرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكْثٍ وَنَزَّلْنَٰهُ تَنزِيلًا

    Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu peyderpey indirdik.

  • Muhammed 47:10

    أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَٰفِرِينَ أَمْثَٰلُهَا

    Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.

  • Hâkka 69:11–12

    إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ …

    Doğrusu sular taştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mü’minûn 23:49

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

    Andolsun biz Mûsâ'ya, belki onlar hidayeti bulurlar diye kitabı verdik.

  • Bakara 2:87

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَقَفَّيْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ بِٱلرُّسُلِ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقًا تَقْتُلُونَ

    Andolsun biz Mûsâ'ya kitabı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra art arda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa'ya da deliller verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile destekledik. Ama ne zaman size bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse büyüklük taslayarak kimini yalanladığınız, kimini de öldürdüğünüz doğru değil mi

  • Hûd 11:110

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَٱخْتُلِفَ فِيهِ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّهُمْ لَفِى شَكٍّ مِّنْهُ مُرِيبٍ

    Andolsun Biz Mûsâ’ya o Kitabı verdik de hakkında ayrılığa düşüldü. Daha önce Rabbin tarafından verilmiş bir söz olmasaydı, aralarında (azabın gelmesi için) hükmedilmiş olurdu. Onlar, hâlâ bundan şek ve şüphe içindedirler.

  • Kasas 28:43

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ مِنۢ بَعْدِ مَآ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ ٱلْأُولَىٰ بَصَآئِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    Şüphesiz önceki nesilleri helâk ettikten sonra, belki hatırlayıp öğüt alırlar diye Mûsâ'ya, insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik.

  • Secde 32:23

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    Andolsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik, şimdi sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu (Tevrat'ı) İsrailoğullarına yol gösterici kılmıştık.

  • Fussilet 41:45

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَٱخْتُلِفَ فِيهِ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّهُمْ لَفِى شَكٍّ مِّنْهُ مُرِيبٍ

    Andolsun biz Mûsâ’ya o kitabı verdik de, hakkında ayrılığa düşüldü. Daha önce Rabbin tarafından verilmiş bir söz olmasaydı, aralarında hüküm verilmiş olurdu. Onlar, hâlâ bundan şek ve şüphe içindedirler.

Furkân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu âyette geçen isimler

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ