İçeriğe geç

Enfâl Suresi 75. Ayet

سورة الأنفال، الآية ٧٥

8:75 10. cüz 19. hizb Mushaf’ta 186. sayfa Medeni sure

8:75 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنۢ بَعْدُ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ مَعَكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنكُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ ۝٧٥

Okunuşu

wa-alladhīna āmanū min baʿdu wahājarū wajāhadū maʿakum fa-ulāika minkum wa-ulū l-arḥāmi baʿḍuhum awlā bibaʿḍin fī kitābi l-lahi inna l-laha bikulli shayin ʿalīmun

Meal

Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enfâl Suresi’nin 75. ayeti (8:75) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 186. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Enfâl Suresi 75. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

75. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Muhacirlerden ve ensardan önceden iman eden, küfür beldesinden İslam beldesine hicret eden ve Allah Teâlâ'nın kelimesinin yüce olması ve kâfirlerin kelimesinin ise alçalması için Allah yolunda cihat edenlerden sonra iman edenler var ya; -Ey Müminler!- İşte bunlar da sizdendir. Onların da sizin haklarınız gibi hakları vardır ve size farz olan şeyler onlara da farzdır. Mirasta Allah'ın hükmüne göre yakın akraba olanlar birbirlerine mirasçı olmakta, daha önce iman ve hicret sebebi ile birbirine varis olanlardan daha yakın ve önceliklidirler. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, neyin kullarını ıslah edeceğini bilir ve bunu onlara din kılar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

75. Aynı şekilde bu muhacir ve ensardan sonra gelip onlara güzelce uyan, iman eden, hicret eden ve Allah yolunda cihad edenlerin durumu da aynıdır. “Onlar da sizdendir.” Sizin lehinize olanlar, onların da lehinedir ve sizin aleyhinize olanlar onların da aleyhinedir. Bu imanî dostluk bağı, İslâm’ın ilk dönemlerinde oldukça etkili idi ve büyük bir öneme sahipti. Hatta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem muhacirler ile ensar arasında genel imanî kardeşlik bağı dışında özel bir kardeşlik bağı da kurmuştu ki bu bağ gereği aralarında miras hukuku da cereyan ediyordu. İşte bu hususta Yüce Allah … Devamını oku

Enfâl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enfâl suresinin 70-75. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 186. sayfası).

  • Müminlerin, esirleri iman etmeye davet ve teşvik etmeleri gerekir.
  • Ayetler, maddi ve manevi yardımların sebeplerini yerine getirdikleri sürece müşriklere karşı Müminlere yardıma devam edileceği müjdesini içermektedir.
  • Müslümanlar, küfür ehline karşı tek yumruk olmadıkları sürece kuvvetleri ortaya çıkmayacaktır ve bundan dolayı (yeryüzünde) büyük bir fesat meydana gelecektir.
  • Bazı Müslümanların yararlarının aksine de olsa İslam'ın şiarlarından olan ahitleri ve vaatleri yerine getirmenin fazileti beyan edilmiştir.

75. ayetin diğer mealleri

Daha sonra iman edip, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, onlar da sizdendir. Akrabalar, Allah’ın kitabında (miras hususunda) birbirlerine daha yakındır. Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

Sonradan iman edenler, hicret edenler ve sizinle birlikte cihâd edenler, işte bunlar da sizdendir. Allah'ın Kitabı'na göre, hısımlar, birbirlerine (vâris olmaya) daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir.

75. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve onlar ki
  2. ءَامَنُوا۟ āmanū inandılar أ م ن
  3. مِنۢ min sonradan
  4. بَعْدُ baʿdu ب ع د
  5. وَهَاجَرُوا۟ wahājarū ve hicret ettiler ه ج ر
  6. وَجَٰهَدُوا۟ wajāhadū ve savaştılar ج ه د
  7. مَعَكُمْ maʿakum sizinle beraber
  8. فَأُو۟لَٰٓئِكَ fa-ulāika işte onlar
  9. مِنكُمْ minkum sizdendir
  10. وَأُو۟لُوا۟ wa-ulū ve sahipleri
  11. ٱلْأَرْحَامِ l-arḥāmi rahim (akrabalar) ر ح م
  12. بَعْضُهُمْ baʿḍuhum birbirlerine ب ع ض
  13. أَوْلَىٰ awlā daha yakındırlar و ل ي
  14. بِبَعْضٍ bibaʿḍin birbirlerine ب ع ض
  15. فِى fī göre
  16. كِتَٰبِ kitābi Kitabına ك ت ب
  17. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  18. إِنَّ inna şüphesiz
  19. ٱللَّهَ l-laha Allah
  20. بِكُلِّ bikulli her ك ل ل
  21. شَىْءٍ shayin şeyi ش ي أ
  22. عَلِيمٌۢ ʿalīmun bilir ع ل م

75. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:100

    وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلْأَوَّلُونَ مِنَ ٱلْمُهَٰجِرِينَ وَٱلْأَنصَارِ وَٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُم بِإِحْسَٰنٍ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى تَحْتَهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    (İman etmede) ilk ve öncü olan Muhacirler'den, Ensar'dan ve onlara güzelce tabi olanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluş budur.

  • Haşr 59:10

    وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    Onlardan sonra gelenler de: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla! Kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin." derler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ahzâb 33:6

    ٱلنَّبِىُّ أَوْلَىٰ بِٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ وَأَزْوَٰجُهُۥٓ أُمَّهَٰتُهُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ إِلَّآ أَن تَفْعَلُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِكُم مَّعْرُوفًا كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًا

    Peygamber, Müminlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de Müminlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın kitabına göre, (miras konusunda) birbirileri için (diğer) Müminlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) kitapta yazılıdır.

  • Ankebût 29:62

    ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Allah, kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  • Tevbe 9:115

    وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِلَّ قَوْمًۢا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰهُمْ حَتَّىٰ يُبَيِّنَ لَهُم مَّا يَتَّقُونَ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Allah bir kavme hidâyet verdikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe onları saptırmaz. Şüphesiz Allah her şeyi çok iyi bilendir.

  • Bakara 2:231

    وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِّتَعْتَدُوا۟ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمَآ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken ya onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, fakat haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın. Böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

  • Mücâdele 58:7

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَا يَكُونُ مِن نَّجْوَىٰ ثَلَٰثَةٍ إِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ إِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَآ أَدْنَىٰ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْثَرَ إِلَّا هُوَ مَعَهُمْ أَيْنَ مَا كَانُوا۟ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki, altıncıları O olmasın. Bundan daha az yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

  • Mâide 5:97

    جَعَلَ ٱللَّهُ ٱلْكَعْبَةَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ قِيَٰمًا لِّلنَّاسِ وَٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَٱلْهَدْىَ وَٱلْقَلَٰٓئِدَ ذَٰلِكَ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Allah Kâ’be’yi, Beyt-i Haram’ı, Haram ayları, kurbanı ve boyunları gerdanlıklı kurbanlıkları da insanlar için bir kıyâm/ ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini ve Allah’ın her şeyi en iyi bilen olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

Enfâl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ