İçeriğe geç

Haşr Suresi 10. Ayet

سورة الحشر، الآية ١٠

59:10 28. cüz 55. hizb Mushaf’ta 547. sayfa Medeni sure

59:10 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ ۝١٠

Okunuşu

wa-alladhīna jāū min baʿdihim yaqūlūna rabbanā igh'fir lanā wali-ikh'wāninā alladhīna sabaqūnā bil-īmāni walā tajʿal fī qulūbinā ghillan lilladhīna āmanū rabbanā innaka raūfun raḥīmun

Meal

Onlardan sonra gelenler de: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla! Kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin." derler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Haşr Suresi’nin 10. ayeti (59:10) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 547. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Haşr Suresi 10. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlardan sonra gelen ve kıyamet gününe kadar onların yoluna güzelce tabi olanlar şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce Allah'a ve O'nun resulüne iman eden din kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde Müminlerden herhangi birine karşı kin ve kötü niyet bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz sen kullarına karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin!''

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. Zikri geçen bu iki faziletli ve üstün sınıf, sahabe-i kiramdır ve önderlerdir. Bunlar öne geçmiş, pek çok faziletlere sahip olmuşlardır. Bunlar vasıtası ile kendilerinden sonra gelenleri geçmişler, kendilerinden öncekilere de yetişmişlerdir. Bu sebeple onlar, mü’minlerin en ileri gelenleri, müslümanların efendileri ve takvâ sahiplerinin liderleridirler. Onlardan sonra gelen kimselerin onların arkasından yürümeleri ve onların hidâyetlerini takip etmeleri fazilet olarak onlara yeter. Bundan dolayı Yüce Allah, sonradan gelenler arasından onların izinden gidenleri söz konusu ederek şöyle … Devamını oku

Haşr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Haşr suresinin 10-16. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 547. sayfası).

  • İman bağı, zaman ve yerin farklı olmasından etkilenmez.
  • Münafıkların Yahudilere ve diğerlerine olan dostluğu, sıkıntı olduğunda yok olan sahte bir dostluktur.
  • Yahudiler korkaktırlar, savaşta karşı karşıya gelemezler. Şayet savaşırlar ise de onlar kasabalarına ve silahlarına sığınarak savaşırlar.

10. ayetin diğer mealleri

Onlardan sonra gelenler de: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Rabbimiz, sen çok şefkatli, çok merhametlisin!" derler.

Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!

Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"

10. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna kimseler
  2. جَآءُو jāū gelen(ler)
  3. مِنۢ min onlardan sonra
  4. بَعْدِهِمْ baʿdihim
  5. يَقُولُونَ yaqūlūna derler ki
  6. رَبَّنَا rabbanā Rabbimiz
  7. ٱغْفِرْ igh'fir bağışla
  8. لَنَا lanā bizi
  9. وَلِإِخْوَٰنِنَا wali-ikh'wāninā ve kardeşlerimizi
  10. ٱلَّذِينَ alladhīna bizden önce
  11. سَبَقُونَا sabaqūnā
  12. بِٱلْإِيمَٰنِ bil-īmāni inanmış olan
  13. وَلَا walā ve
  14. تَجْعَلْ tajʿal bırakma
  15. فِى fī kalblerimizde
  16. قُلُوبِنَا qulūbinā
  17. غِلًّا ghillan bir kin
  18. لِّلَّذِينَ lilladhīna karşı
  19. ءَامَنُوا۟ āmanū inananlara
  20. رَبَّنَآ rabbanā Rabbimiz
  21. إِنَّكَ innaka elbette sen
  22. رَءُوفٌ raūfun çok şefkatli
  23. رَّحِيمٌ raḥīmun çok merhametlisin

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

10. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İnsân 76:8

    وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

    Yemeğe olan sevgilerine rağmen yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.

  • Bakara 2:177

    لَّيْسَ ٱلْبِرَّ أَن تُوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ قِبَلَ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ وَٱلْكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلْمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَٰهَدُوا۟ وَٱلصَّٰبِرِينَ فِى ٱلْبَأْسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلْبَأْسِ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

    Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz iyilik değildir. Fakat iyilik Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden, malına olan sevgisine rağmen; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere, kölelere ve esirlere veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, sözleştikleri zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşta sabredenlerin yaptıklarıdır. İşte doğru ve takvalı olanlar onlardır.

  • Tevbe 9:100

    وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلْأَوَّلُونَ مِنَ ٱلْمُهَٰجِرِينَ وَٱلْأَنصَارِ وَٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُم بِإِحْسَٰنٍ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى تَحْتَهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    (İman etmede) ilk ve öncü olan Muhacirler'den, Ensar'dan ve onlara güzelce tabi olanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluş budur.

  • Tevbe 9:60

    إِنَّمَا ٱلصَّدَقَٰتُ لِلْفُقَرَآءِ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱلْعَٰمِلِينَ عَلَيْهَا وَٱلْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَٱلْغَٰرِمِينَ وَفِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ فَرِيضَةً مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    Sadakalar/zekâtlar, Allah’tan bir farz olarak fakirler, miskinler, onu toplayan memurlar, kalpleri (İslam’a) ısındırılanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda (cihad edenler) ve yolda kalanlar içindir. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

  • Enfâl 8:41

    وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Eğer Allah’a, Furkân günü (Bedir'de) olan iki ordunun birbirleriyle karşılaştıkları günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Râsûlün’e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ