Onlardan sonra gelenler de: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla! Kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin." derler.
Haşr Suresi’nin 10. ayeti (59:10) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 547. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Haşr Suresi 10. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
10. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Onlardan sonra gelen ve kıyamet gününe kadar onların yoluna güzelce tabi olanlar şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce Allah'a ve O'nun resulüne iman eden din kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde Müminlerden herhangi birine karşı kin ve kötü niyet bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz sen kullarına karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin!''
10. Zikri geçen bu iki faziletli ve üstün sınıf, sahabe-i kiramdır ve önderlerdir. Bunlar öne geçmiş, pek çok faziletlere sahip olmuşlardır. Bunlar vasıtası ile kendilerinden sonra gelenleri geçmişler, kendilerinden öncekilere de yetişmişlerdir. Bu sebeple onlar, mü’minlerin en ileri gelenleri, müslümanların efendileri ve takvâ sahiplerinin liderleridirler. Onlardan sonra gelen kimselerin onların arkasından yürümeleri ve onların hidâyetlerini takip etmeleri fazilet olarak onlara yeter. Bundan dolayı Yüce Allah, sonradan gelenler arasından onların izinden gidenleri söz konusu ederek şöyle … Devamını oku
İman bağı, zaman ve yerin farklı olmasından etkilenmez.
Münafıkların Yahudilere ve diğerlerine olan dostluğu, sıkıntı olduğunda yok olan sahte bir dostluktur.
Yahudiler korkaktırlar, savaşta karşı karşıya gelemezler. Şayet savaşırlar ise de onlar kasabalarına ve silahlarına sığınarak savaşırlar.
10. ayetin diğer mealleri
Onlardan sonra gelenler de: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma! Rabbimiz, sen çok şefkatli, çok merhametlisin!" derler.
Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!
Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"
10. ayet kelime kelime
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnakimseler
جَآءُوjāūgelen(ler)
مِنۢminonlardan sonra
بَعْدِهِمْbaʿdihim
يَقُولُونَyaqūlūnaderler ki
رَبَّنَاrabbanāRabbimiz
ٱغْفِرْigh'firbağışla
لَنَاlanābizi
وَلِإِخْوَٰنِنَاwali-ikh'wānināve kardeşlerimizi
ٱلَّذِينَalladhīnabizden önce
سَبَقُونَاsabaqūnā
بِٱلْإِيمَٰنِbil-īmāniinanmış olan
وَلَاwalāve
تَجْعَلْtajʿalbırakma
فِىfīkalblerimizde
قُلُوبِنَاqulūbinā
غِلًّاghillanbir kin
لِّلَّذِينَlilladhīnakarşı
ءَامَنُوا۟āmanūinananlara
رَبَّنَآrabbanāRabbimiz
إِنَّكَinnakaelbette sen
رَءُوفٌraūfunçok şefkatli
رَّحِيمٌraḥīmunçok merhametlisin
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz iyilik değildir. Fakat iyilik Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden, malına olan sevgisine rağmen; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere, kölelere ve esirlere veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, sözleştikleri zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşta sabredenlerin yaptıklarıdır. İşte doğru ve takvalı olanlar onlardır.
(İman etmede) ilk ve öncü olan Muhacirler'den, Ensar'dan ve onlara güzelce tabi olanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluş budur.
Sadakalar/zekâtlar, Allah’tan bir farz olarak fakirler, miskinler, onu toplayan memurlar, kalpleri (İslam’a) ısındırılanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda (cihad edenler) ve yolda kalanlar içindir. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Eğer Allah’a, Furkân günü (Bedir'de) olan iki ordunun birbirleriyle karşılaştıkları günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Râsûlün’e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.