Tevbe Suresi’nin 1. ayeti (9:1) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 187. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 1. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
1. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müslümanlar!- Bu; Allah'tan ve resulünden bir uyarıdır. Arap yarımadasında kendileri ile anlaşma yaptığınız müşriklere anlaşmanın bittiğine dair bir ilandır.
(Berâe suresi de denmektedir. Medine’de inmiştir, 129 âyettir) 1-2. Bu, Allah ve Rasûlünden Müslümanlarla anlaşması olan bütün müşriklere yönelik, ilişkilerin koparıldığını bildiren bir ihtardır. Şöyle ki yeryüzünde istedikleri gibi ve mü’minlerden yana güven içerisinde rahatça dolaşabilecekleri dört ayları var. Bu dört aylık süreden sonra artık onların göz önünde bulundurulacak herhangi bir ahit ya da antlaşmaları olmayacaktır. Bu, süresi tespit edilmemiş ucu açık yahut da dört ay ve daha az bir süre ile sınırlanmış olan antlaşmalar için geçerlidir. Dört aydan daha uzun süreli olarak … Devamını oku
Ayetlerde İslam'ın düşmanlarla olan dış ilişkilerini barış, güvenlik ve anlayış temelinde çözme hevesinin açık bir göstergesi vardır.
İslam, anlaşmaları takdir eder ve yerine getirilmesini gerekli kılar. Anlaşmaların korunmasını, imanın bir meyvesi ve Allah Teâlâ'dan korkmanın bir gereği sayar.
Namazı dosdoğru kılmak ve zekât vermek Müslümanlığın delillerindendir. Bu iki amel, malı ve kanı/canı korur. Bu iki ameli eda eden kimse Müslümanların sahip oldukları hakları elde eder. Yani bir kimsenin malı ve canı korunmuş olur. Ancak haksız yere öldürmek, muhsan (evlenmiş) olan kimsenin zina etmesi ve imandan sonra küfre girip dinden çıkmak gibi İslam'ın (ölümle cezalandırdığı) hakkı olan şeyler (cezalar) hariçtir.
Ayetlerde eman vermenin meşruluğu beyan edilmiştir. Yani kendileri ile savaş halinde olunan gayrimüslim, Müslümanlardan eman dilerse; İslam'ın doğruluğunun delili olan şeyleri işitmesi için ona eman vermenin caiz olduğu beyan edilmiştir. Bunda kâfirlerle muamelede hoşgörü ve saygı vardır. Aynı zamanda barışı tercih etmenin delili vardır.
1. ayetin diğer mealleri
Allah’tan ve Peygamberinden kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere bir beraattir (uyarıdır).
Allah ve Rasûlünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!
Allah'dan ve Resulü'nden bir ültimatomdur bu, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere:
1. ayet kelime kelime
بَرَآءَةٌbarāatunihtardır
مِّنَminaAllahtan
ٱللَّهِl-lahi
وَرَسُولِهِۦٓwarasūlihive Elçisinden
إِلَىilākimselere
ٱلَّذِينَalladhīna
عَٰهَدتُّمʿāhadttumandlaşma yaptığınız
مِّنَminamüşriklerden
ٱلْمُشْرِكِينَl-mush'rikīna
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Senden fetva isterler. De ki: Allah size kelâle/babasız ve çocuksuz miras bırakan kimse hakkında hükmü açıklıyor. Eğer çocuğu olmayıp bir kız kardeşi bulunan kimse ölürse, bıraktığının yarısı kız kardeşinindir. Eğer kız kardeş ölür de çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş malının tümüne varis olur. Eğer iki kız kardeşi varsa bu ikisine (erkek kardeşin bıraktığı) mirasın üçte ikisi düşer. Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşler ise, erkeğe iki kadının hissesi kadar düşer. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle anlaşma yapmış olduğunuz, sonra da anlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların anlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Rasûlünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Rasûlü, Allah’a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah’ı aciz bırakabilecek değilsiniz. Kâfirlere, elem dolu bir azabı müjdele!