İçeriğe geç

Mücâdele Suresi 7. Ayet

سورة المجادلة، الآية ٧

58:7 28. cüz 55. hizb Mushaf’ta 543. sayfa Medeni sure

58:7 ayetinin metni

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مَا يَكُونُ مِن نَّجْوَىٰ ثَلَٰثَةٍ إِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ إِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَآ أَدْنَىٰ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْثَرَ إِلَّا هُوَ مَعَهُمْ أَيْنَ مَا كَانُوا۟ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ ۝٧

Okunuşu

alam tara anna l-laha yaʿlamu mā fī l-samāwāti wamā fī l-arḍi mā yakūnu min najwā thalāthatin illā huwa rābiʿuhum walā khamsatin illā huwa sādisuhum walā adnā min dhālika walā akthara illā huwa maʿahum ayna mā kānū thumma yunabbi-uhum bimā ʿamilū yawma l-qiyāmati inna l-laha bikulli shayin ʿalīmun

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki, altıncıları O olmasın. Bundan daha az yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mücâdele Suresi’nin 7. ayeti (58:7) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 543. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Mücâdele Suresi 7. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

7. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Allah'ın, göklerde ve yerde olanları bildiğini görmüyor musun? Göklerde ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Üç kişinin gizli konuştuğu yerde Allah ilmi ile mutlaka onların dördüncüsüdür. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde onların altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, ilmi ile onlarla beraberdir. Sonra Allah, kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

7. Buradaki “beraberlik”ten kasıt, hem onları hem de kendi aralarında fısıldaşıp sakladıkları her şeyi bilmek ve onlardan haberdar olmak anlamındaki beraberliktir. Bundan dolayı Yüce Allah: “Şüphesiz Allah her şeyi bilendir” buyurmaktadır. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Mücâdele Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mücâdele suresinin 7-11. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 543. sayfası).

  • Allah Teâlâ, Yüce zâtı ile yarattıklarının üzerinde ve ilmi ile yarattığı her şeyden haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
  • İnsanlardan çoğu (şer olan hususlarda) gizlice konuşarak günaha girince Allah Teâlâ, Müminlere gizli konuşmalarının takvada ve iyilikte olmasını emretmiştir.
  • Meclislerde oturma edep ve adabından birisi de oraya gelen diğer kimseler için yer açılmasıdır.

7. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmez misin? Üç kişi gizlice fısıldaşmaz ki dördüncüleri O olmasın. Beş kişi olmasın, altıncıları mutlaka O’dur. Bundan daha az veya daha çok, nerede olurlarsa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Daha sonra, Kıyamet Günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Çünkü Allah, her şeyi bilir.

Ali Özek ve arkadaşları

Göklerde ve yerde olanları Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmüyor musunuz? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlak O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi bilendir.

7. ayet kelime kelime

  1. أَلَمْ alam görmedin mi?
  2. تَرَ tara
  3. أَنَّ anna şüphesiz
  4. ٱللَّهَ l-laha Allah
  5. يَعْلَمُ yaʿlamu bilir
  6. مَا mā olanı
  7. فِى fī göklerde
  8. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti
  9. وَمَا wamā ve olanı
  10. فِى fī yerde
  11. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  12. مَا mā olmaz ki
  13. يَكُونُ yakūnu
  14. مِن min hiç
  15. نَّجْوَىٰ najwā gizli konuşan
  16. ثَلَٰثَةٍ thalāthatin üç kişi
  17. إِلَّا illā mutlaka
  18. هُوَ huwa O'dur
  19. رَابِعُهُمْ rābiʿuhum dördüncüleri
  20. وَلَا walā ve olmasa
  21. خَمْسَةٍ khamsatin beş kişi
  22. إِلَّا illā mutlaka
  23. هُوَ huwa O'dur
  24. سَادِسُهُمْ sādisuhum altıncıları
  25. وَلَآ walā ve olmasa
  26. أَدْنَىٰ adnā daha az
  27. مِن min bundan
  28. ذَٰلِكَ dhālika
  29. وَلَآ walā ve olmasa
  30. أَكْثَرَ akthara daha çok
  31. إِلَّا illā mutlaka
  32. هُوَ huwa O
  33. مَعَهُمْ maʿahum onlarla beraberdir
  34. أَيْنَ ayna nerede
  35. مَا mā bulunsalar
  36. كَانُوا۟ kānū
  37. ثُمَّ thumma sonra
  38. يُنَبِّئُهُم yunabbi-uhum onlara haber verir
  39. بِمَا bimā şeyleri
  40. عَمِلُوا۟ ʿamilū yaptıkları
  41. يَوْمَ yawma günü
  42. ٱلْقِيَٰمَةِ l-qiyāmati kıyamet
  43. إِنَّ inna çünkü
  44. ٱللَّهَ l-laha Allah
  45. بِكُلِّ bikulli her
  46. شَىْءٍ shayin şeyi
  47. عَلِيمٌ ʿalīmun bilendir

7. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:132

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  • Şûrâ 42:4

    لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O; üstündür/en üsttedir, çok Azîm'dir.

  • Âl-i İmrân 3:109

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

  • Haşr 59:1

    سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O; çok güçlüdür, Hakîm'dir.

  • Saf 61:1

    سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O; Azîz'dir, Hakîm'dir.

  • Nisâ 4:126

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ مُّحِيطًا

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah bütün her şeyi kuşatmıştır.

Daha fazlası