Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden Şeytan'ın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
Enfâl Suresi’nin 11. ayeti (8:11) Medeni bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 178. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Enfâl Suresi 11. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
11. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Müminler! Düşmanlarınızdan korku hasıl olduğunda Allah size kendisinden bir emniyet olmak üzere hafif bir uyku vermişti. Kendisiyle sizi temizlemek, şeytanın pisliğini ve vesveselerini sizden gidermek, bedenlerinizi düşmanla karşılaşma esnasında sabitleştirmek için kalplerinize sebat vermek ve ayaklarınızı da kumlu yerde batmaması ve üstünde sabit kalması için size gökten bir de yağmur indiriyordu.
11. Allah’ın size yardımının ve dualarınızı kabulünün tecellilerinden birisi de size “bir güven”, yardımına, huzur ve sükûnetine de bir alâmet “olmak üzere sizi hafif bir uykuya büründürüyordu.” Yani böylelikle kalplerinizin korku ve telaşını gidermiş oluyordu. Diğer taraftan Yüce Allah, yardımının bir parçası olarak üzerinize gökten su indirmişti. Bu, sizi maddi ve manevi pislikten temizlemek, şeytanın vesveselerinden ve dürtülerinden arındırmak, “kalplerinizi pekiştirmek” yani kalplerinize sebat vermek içindi. Kalbin pekişip sebat etmesi, bedenin sebat göstermesinin esasıdır. “Ve onunla ayaklarınıza sebat vermek için” Çünkü bulundukları yer, sert değil, yumuşaktı. Üzerine yağmur yağınca sertleşti ve böylelikle ayaklar sağlam basar oldu.
Ayetlerde Yüce Allah'ın Mümin kullarının haline itina göstermesi, imanlarının ve ayaklarının sabit kalması için gerekli sebepleri kolaylaştırması, kerih görülen ve Şeytanın vesveselerini yok etmesi açıklanmıştır.
Şüphesiz zafer ve galibiyet, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katındandır. Zafer, harp için yapılan hazırlıkların önemli olmasına rağmen ne sayı çokluğuyla ve ne de donanım ve silah bolluğu ile kazanılır.
Savaştan herhangi bir mazeret olmadan kaçmak en büyük günahlardandır.
Ayetlerde Müminlere harp yöntemleri öğretilmiştir. Allah'a ve resulüne itaat etmek, düşmana karşı sabit durmak, düşmanla karşılaşma esnasında sabretmek ve Allah'ı çok zikretmek bunlardandır.
11. ayetin diğer mealleri
Hani o vakit sizi kendisinden bir güven vermek için hafif bir uykuya daldırmış ve üzerinize gökten onunla sizi temizlemek ve şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlamlaştırmak için su indirmişti.
(Korkuya karşı) kendisinden bir emniyet olmak üzere size hafif bir uyku vermiş, kendisiyle sizi temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı sağlamlaştırmak için, üzerinize gökten bir de su indirmiştir.
O sırada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu.
Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah’a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar: “Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok” diyorlardı. De ki: “Bütün iş, Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: “Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik.” De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.
Kâfirlerle, (savaşta) karşılaştığınız zaman boyunlarına vurun! Onları iyice bozguna uğratınca (esirleri) sımsıkı bağlayın. Sonra savaş, yüklerini atıp sona erince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, (iman edenler, kâfirlere karşı savaş yapmadan da) galip gelirdi. Fakat bu, sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlerin amellerini Allah asla boşa çıkarmayacaktır.