Bakara Suresi’nin 5. ayeti (2:5) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 2. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 5. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
5. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İşte bu vasıfları taşıyan kimseler dosdoğru yolda sebat edip ilerleyen kimselerdir. Dünya ve ahirette ümit ettiklerine nail olup, korktuklarından emin olan, kazançlı kimselerdir.
5. “İşte bunlar” yani sözü edilen bu güzel sıfatlara sahip olanlar “Rab’lerinden bir hidâyet üzeridirler.” Yani onların sahip olduğu hidâyet pek büyüktür. Zira burada “hidâyet”in nekire (belirtisiz) gelmesi tazim içindir. Sağlam bir itikadı ve dosdoğru amelleri içeren söz konusu sıfatlardan daha büyük hidâyet ne olabilir ki? Gerçek hidâyet ancak onların hidâyetidir. Buna uymayan, onun dışında kalan her bir şey ise dalâlettir, sapıklıktır. Burada yüceliğe, yüksekliğe delalet eden “ على : üzerinde” edatının gelmesinin, buna karşılık dalâlet ve sapıklık hakkında: “ في : içinde” edatının … Devamını oku
Şüpheyi def etmedeki mutlak güvenin Allah katından olduğuna delalet eder. Nitekim, hiç bir canlı bunu kendi sözlerinde iddia edemez.
Kur'an-ı Kerim'de belirtilen bu azametli hidayet yollarından ancak Allah Teâlâ'dan hakkıyla korkan ve O'nu tazim eden kimseler faydalanır.
Gayba iman etmenin en büyük mertebelerinden birisi de yalnızca Allah Teâlâ'nın bildiği ve resulünün Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan haber verdiği her hususta O'na teslim olmaktır.
Allah Teâlâ bir çok yerde namaz ile zekâtı bir arada zikretmiştir. Çünkü namaz yüce Allah'a ihlas ile bağlanmak, zekât ise kullara ihsanda bulunmaktır. Bu ikisi saadet ve kurtuluşun adresidir.
Allah Teâlâ'ya iman ve yapılan salih ameller; hidayete ve dünyada başarılı olmaya, ahirette de kurtuluş ve kazanca sebep olur.
5. ayetin diğer mealleri
İşte onlar Rableri katından bir hidayet üzeredir ve kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.
Bunlar, işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir.
Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
De ki: Ey Ehl-i Kitap, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça hiçbir şey/din üzerine olamazsınız. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kâfirler toplumu için üzülme!
Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etmiştir, Müminler de! Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiş ve Allah’ın peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, demişlerdir. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.
Allah’a ve rasûllerine iman edip, rasûllerinden hiçbirinin arasında ayrım yapmayanlara ise, onlara mükâfatları verilecektir. Allah, bağışlayan, merhamet edendir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.