in tub'dū l-ṣadaqāti faniʿimmā hiya wa-in tukh'fūhā watu'tūhā l-fuqarāa fahuwa khayrun lakum wayukaffiru ʿankum min sayyiātikum wal-lahu bimā taʿmalūna khabīrun
Meal
Eğer sadakaları açık olarak verirseniz o, ne güzeldir. Şayet onu gizleyip de fakirlere verirseniz, o da sizin için (daha) hayırlıdır. (Allah bununla) günahlarınızı örtüp, bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
Bakara Suresi’nin 271. ayeti (2:271) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 46. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 271. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
271. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sadakaları (zekât ve benzeri hayırları) açıktan vermeniz güzeldir. Sadakaları gizliden vermeniz ise açıktan vermenizden daha hayırlıdır. Çünkü bu ihlasa daha yakındır. İhlaslı kimselerin sadakaları, onların günahlarının örtülmesine ve bağışlanması sebep olur. Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilir. Sizin hallerinizden hiçbir şey ona gizli kalmaz.
270. Yüce Allah şunu haber vermektedir: İnfak edenler her ne infak ederlerse yahut sadaka verenler ne verirlerse veya adakta bulunanlar neyi adarlarsa şüphesiz Allah onu bilir. Yüce Allah’ın bunları bildiğini haber vermesi, bunların karşılığını vereceğine ve Yüce Allah’ın nezdinde zerre ağırlığınca hiçbir şeyin kaybolmadığına delildir. Ayrıca O, kuldan sadır olan iyi veya kötü niyeti de bilir. Allah’ın kendilerine farz kıldıklarını vermeyen yahut da Allah’ın kendilerine haram kıldığı şeyleri işleme cesaretini gösteren zalimlere, Allah’a karşı yardım edebilecek ve onları azaptan koruyabilecek … Devamını oku
İhlaslı olmaya daha yakın olması sebebi ile gizli olarak vermenin sevabı daha yüce ve daha çok olsa bile, Mümin kimsenin, niyetini halis tutarak maslahat gereği malını açıktan yahut gizli olarak sadaka verip infakta bulunmasında bir sakınca yoktur.
İffetlerinin kendilerini insanlardan bir şey istemekten alıkoyması sebebiyle hallerini belli etmeyen ihtiyaç sahiplerine yardım edip onlara ilgi göstermeleri konusunda müminler için açık bir davet vardır.
Her daim, Allah Teâlâ yolunda infak etmenin dinen meşru olduğuna, böyle bir amelin faziletine delalet etmektedir. Zira Allah Teâlâ, dünyada ve ahirette böyle kimselere büyük ecir vermeyi vadetmiştir.
271. ayetin diğer mealleri
Eğer sadakaları açık olarak verirseniz o, ne güzeldir. Şayet onu gizleyip de fakirlere verirseniz, o da sizin için (daha) hayırlıdır. (Allah bununla) günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
Eğer sadakaları (zekât ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz iyidir. Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bu sebeple sizin günahlarınızdan bir kısmını örter. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Sadakaları açıkça verirseniz o, ne iyi olur; yok eğer onları gizler de fakirlere öyle verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın birçoğunun bağışlanmasına sebep olur. Bilin ki, Allah, her ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
İçinizden ölenlerin (geride) bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Göklerin ve yerin mirası Allah’ın olduğu halde size ne oluyor ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? İçinizden, fetihten önce infak edip savaşanlar (diğerleriyle) eşit değildir. Onların derecesi, daha sonra infak edip savaşanlardan daha büyüktür. Allah, her birine en güzelini vadetmiştir. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.
Hanımlarına zihâr yapıp sonra da söylediklerinden dönenler, birbirleriyle temas etmeden önce bir köle azad etmeleri gerekir. İşte size böyle öğüt veriliyor. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.
Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin. “Kalkın!” Denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.