wa-idhā ḍarabtum fī l-arḍi falaysa ʿalaykum junāḥun an taqṣurū mina l-ṣalati in khif'tum an yaftinakumu alladhīna kafarū inna l-kāfirīna kānū lakum ʿaduwwan mubīnan
Meal
Yeryüzünde bir yolculuğa çıktığınız zaman, kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Nisâ Suresi’nin 101. ayeti (4:101) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 94. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 101. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
101. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Eğer yeryüzünde bir yolculuğa çıkarsanız kâfirlerin size bir kötülük yapmasından korktuğunuzda dört rekâtlı namazları iki rekât olarak kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirlerin size olan düşmanlığı çok açık bir düşmanlıktır. Sahih sünnette yolculuğa çıkıldığında eman, güven anında da namazların kısaltılmasının caiz olduğu sabittir
101. Bu iki âyet-i kerime namazı kısaltmanın ve korku namazının asli dayanağını teşkil etmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman...” Âyetin zahiri, bu ruhsatın masiyet yolculuğu dahi olsa her türlü yolculukta söz konusu olmasını gerektirmektedir. Nitekim Ebu Hanife’nin -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- görüşü de budur. Bu hususta cumhur ona muhalefet etmiştir ki cumhurdan kasıt diğer üç mezhe imamı ve başkalarıdır. Bunlar bu âyet-i kerimeyi mana ve münasebeti ile tahsis ederek masiyet yolculuğunda bu ruhsatın kullanılmasını caiz kabul etmezler. Çünkü … Devamını oku
Allah yolunda cihat etmenin fazileti ve mücahitlerin mükâfatının ne kadar büyük olduğu ifade edilmiştir. Allah onlara cennette başkalarının ulaşamayacağı kadar çok yüksek makamlar vadetmiştir.
Mazeret sahibi kimselerden cihat farizası düşer ve iyi niyetlerinden dolayı kendilerine bol karşılık verilir.
İslam beldesine hicret etmenin fazileti, kendi beldesinde yaşadığı sürece dini hususunda endişe içinde olan kimsenin güç yetirebilmesi halinde hicret etmesinin farz oluşu.
Yolculuk esnasında namazları kısaltmanın meşru olması.
101. ayetin diğer mealleri
Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e seferde yoldaşlık ettim. O, seferde iki rekâttan fazla kılmıyordu. Ebû Bekr, Ömer ve Osman da böyle yapıyorlardı."
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar -(ölmeden önce yetişip) kestikleriniz hariç- ve (ibadet olunan putlar) dikili taşlar adına kesilen hayvanlar ve (karar vermek için) kaseler (içine yap-yapma-boş yazıp bu şekilde karar vermeniz) ile kura çekmeniz size haram kılınmıştır. İşte bunları yapmak (Allah'a itaatten) çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (döneceğiniz hakkında) ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha yönelme kasdı olmadan (bu yasaklanan hayvanlardan yiyebilir.) Allah, çokça bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükatebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükatebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Her kim onları zorlarsa; şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra onlara karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, -Eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz (annelerini boşayıp, onlarla nikâh kıymanızda) bir sakınca yoktur- kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçen geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı ve merhamet edendir.