İçeriğe geç

Fetih Suresi 29. Ayet

سورة الفتح، الآية ٢٩

48:29 26. cüz 52. hizb Mushaf’ta 515. sayfa Medeni sure

48:29 ayetinin metni

مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًۢا ۝٢٩

Okunuşu

muḥammadun rasūlu l-lahi wa-alladhīna maʿahu ashiddāu ʿalā l-kufāri ruḥamāu baynahum tarāhum rukkaʿan sujjadan yabtaghūna faḍlan mina l-lahi wariḍ'wānan sīmāhum fī wujūhihim min athari l-sujūdi dhālika mathaluhum fī l-tawrāti wamathaluhum fī l-injīli kazarʿin akhraja shaṭahu faāzarahu fa-is'taghlaẓa fa-is'tawā ʿalā sūqihi yuʿ'jibu l-zurāʿa liyaghīẓa bihimu l-kufāra waʿada l-lahu alladhīna āmanū waʿamilū l-ṣāliḥāti min'hum maghfiratan wa-ajran ʿaẓīman

Meal

Muhammed, Allah’ın Rasûlüdür. Onunla beraber olanlar; kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde bulunanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fetih Suresi’nin 29. ayeti (48:29) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 515. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fetih Suresi 29. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

29. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah’ın elçisidir. Onunla beraber olan sahabeleri kendilerine karşı savaşan kâfirlere çetin, kendi aralarında ise birbirlerine karşı merhametli ve şefkatlidirler. Baktığında onları Allah için rükûya varırken ve secde ederken görürsün. Onlar; Allah’tan kendilerini bağışlamasını, kendilerine yüce bir karşılık vermesini ve kendilerinden razı olmasını isterler. Onların nişanları, yüzlerinden hidayet, vakar ve namazın nuru olarak yansıyan secde izleridir. Bu, onların Musa -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat’taki vasıflarıdır. Onların, İsa -aleyhisselam-'a indirilen İncil'deki vasıfları ise şöyledir: Onlar birbirleri ile yardımlaşmalarında filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki, bunun gücü ve kemali çiftçilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle ve birbirlerine olan tutkunluklarıyla kendilerini gören kâfirleri öfkelendirir. Allah, sahabelerden Allah'a iman edenlere ve salih ameller işleyenlerin günahlarını bağışlamayı vadetmiştir. Onları günahlarından dolayı sorumlu tutmayacaktır. Aynı şekilde onlara, katından büyük bir mükâfat vadetmiştir ki, o mükâfat cennettir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

29. Yüce Allah, peygamberi ile ensar ve muhacirlerden oluşan ashab-ı kiramın, en mükemmel vasıflara ve en üstün hallere sahip olduklarını bildirmektedir: Onlar, “kâfirlere karşı sert”dirler. Onları düşman bilirler ve onlara karşı zafer kazanmak için bütün gayretlerini ortaya koyarlar. Bu uğurda yapabilecekleri her şeyi yapmaya çalışırlar. Kâfirler, onlardan sertlikten başka bir şey görmezler. İşte bundan dolayı düşmanları, önlerinde zilletle boyun eğmiştir, güçleri kırılmıştır ve müslümanlar da onlara hakim olmuştur. “Kendi aralarında ise merhametlidirler.” Birbirlerini severler. Birbirlerine … Devamını oku

Fetih Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

48:29 ile 49:4 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 515. sayfası).

  • Müminlere karşı merhametli olmak savaşan kâfirlere karşı ise şiddetli olmak meşru kılınmıştır.
  • Birbirlerine kenetlenmek ve yardımlaşmak; Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabının ahlaki özelliklerindendir.
  • Kalbinde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kıymetli ashabına karşı bir nefret bulunan kimsenin küfür üzerine olmasından korkulur.
  • Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, onun sünnetine ve varisleri olan âlimlere karşı edepli olmanın gerekliliği beyan edilmiştir.

29. ayetin diğer mealleri

Muhammed, Allah’ın Rasûl'üdür. Onunla beraber olanlar, kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise, filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde buluanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

Muhammed Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan iman edip sâlih ameller işleyenlere mağfiret ve büyük mükâfat vâdetmiştir.

Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.

29. ayet kelime kelime

  1. مُّحَمَّدٌ muḥammadun Muhammed ح م د
  2. رَّسُولُ rasūlu elçisidir ر س ل
  3. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  4. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve bulunanlar
  5. مَعَهُۥٓ maʿahu onun yanında
  6. أَشِدَّآءُ ashiddāu katı ش د د
  7. عَلَى ʿalā karşı
  8. ٱلْكُفَّارِ l-kufāri kafirlere ك ف ر
  9. رُحَمَآءُ ruḥamāu merhametlidirler ر ح م
  10. بَيْنَهُمْ baynahum birbirlerine karşı ب ي ن
  11. تَرَىٰهُمْ tarāhum onları görürsün ر أ ي
  12. رُكَّعًا rukkaʿan rüku' ederek ر ك ع
  13. سُجَّدًا sujjadan secde ederek س ج د
  14. يَبْتَغُونَ yabtaghūna aradıklarını ب غ ي
  15. فَضْلًا faḍlan bir lutuf ف ض ل
  16. مِّنَ mina Allahdan
  17. ٱللَّهِ l-lahi
  18. وَرِضْوَٰنًا wariḍ'wānan ve rızasını ر ض و
  19. سِيمَاهُمْ sīmāhum nişanları vardır س و م
  20. فِى fī yüzlerinde
  21. وُجُوهِهِم wujūhihim و ج ه
  22. مِّنْ min izinden
  23. أَثَرِ athari أ ث ر
  24. ٱلسُّجُودِ l-sujūdi secde س ج د
  25. ذَٰلِكَ dhālika şöyledir
  26. مَثَلُهُمْ mathaluhum onların vasıfları م ث ل
  27. فِى fī Tevrat'taki
  28. ٱلتَّوْرَىٰةِ l-tawrāti
  29. وَمَثَلُهُمْ wamathaluhum ve vasıfları م ث ل
  30. فِى fī İncildeki
  31. ٱلْإِنجِيلِ l-injīli
  32. كَزَرْعٍ kazarʿin bir ekin gibidir ز ر ع
  33. أَخْرَجَ akhraja çıkaran خ ر ج
  34. شَطْـَٔهُۥ shaṭahu filizini ش ط أ
  35. فَـَٔازَرَهُۥ faāzarahu onu güçlendiren أ ز ر
  36. فَٱسْتَغْلَظَ fa-is'taghlaẓa sonra kalınlaşan غ ل ظ
  37. فَٱسْتَوَىٰ fa-is'tawā derken dikilen س و ي
  38. عَلَىٰ ʿalā üstüne
  39. سُوقِهِۦ sūqihi gövdesinin س و ق
  40. يُعْجِبُ yuʿ'jibu hoşuna gider ع ج ب
  41. ٱلزُّرَّاعَ l-zurāʿa ekincilerin ز ر ع
  42. لِيَغِيظَ liyaghīẓa öfkelendirsin diye غ ي ظ
  43. بِهِمُ bihimu onlara karşı
  44. ٱلْكُفَّارَ l-kufāra kafirleri ك ف ر
  45. وَعَدَ waʿada va'detmiştir و ع د
  46. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  47. ٱلَّذِينَ alladhīna inananlara
  48. ءَامَنُوا۟ āmanū أ م ن
  49. وَعَمِلُوا۟ waʿamilū ve yapanlara ع م ل
  50. ٱلصَّٰلِحَٰتِ l-ṣāliḥāti iyi işler ص ل ح
  51. مِنْهُم min'hum onlardan
  52. مَّغْفِرَةً maghfiratan mağfiret غ ف ر
  53. وَأَجْرًا wa-ajran ve mükafat أ ج ر
  54. عَظِيمًۢا ʿaẓīman büyük ع ظ م

29. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:54

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَسَوْفَ يَأْتِى ٱللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُۥٓ أَذِلَّةٍ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ يُجَٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَآئِمٍ ذَٰلِكَ فَضْلُ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah (lütfu) geniştir, her şeyi bilendir.

  • Tevbe 9:123

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَٰتِلُوا۟ ٱلَّذِينَ يَلُونَكُم مِّنَ ٱلْكُفَّارِ وَلْيَجِدُوا۟ فِيكُمْ غِلْظَةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُتَّقِينَ

    Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın ki, sizde kendilerine karşı bir sertlik bulsunlar. Bilin ki Allah takvâ sahipleriyle beraberdir.

  • Tevbe 9:72

    وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ أَكْبَرُ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Allah, Mümin erkeklere ve Mümin kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler ve Adn Cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:9

    وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ

    Allah, iman edip salih amel işleyenlere mağfiret ve büyük bir mükâfat olduğunu vadetmiştir.

  • Ra’d 13:29

    ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ

    İman edip salih amellerde bulunanlar için, güzel bir hayat vardır ve güzel dönüş yeri de onlarındır.

  • Lokmân 31:8

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ

    Gerçekten iman edip salih ameller işleyenler için Naim Cennetleri vardır.

  • Meryem 19:96

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا

    Muhakkak iman edip, salih amel işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.

  • Rûm 30:15

    فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَهُمْ فِى رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ

    İman edip salih ameller işleyenler; işte onlar bir bahçede sevinç içinde ağırlanırlar.

  • Fussilet 41:8

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.

Fetih Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu âyette geçen isim

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ