İçeriğe geç

Bakara Suresi 113. Ayet

سورة البقرة، الآية ١١٣

2:113 1. cüz 2. hizb Mushaf’ta 18. sayfa Medeni sure

2:113 ayetinin metni

وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ لَيْسَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ عَلَىٰ شَىْءٍ وَقَالَتِ ٱلنَّصَٰرَىٰ لَيْسَتِ ٱلْيَهُودُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَهُمْ يَتْلُونَ ٱلْكِتَٰبَ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْ فَٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ ۝١١٣

Okunuşu

waqālati l-yahūdu laysati l-naṣārā ʿalā shayin waqālati l-naṣārā laysati l-yahūdu ʿalā shayin wahum yatlūna l-kitāba kadhālika qāla alladhīna lā yaʿlamūna mith'la qawlihim fal-lahu yaḥkumu baynahum yawma l-qiyāmati fīmā kānū fīhi yakhtalifūna

Meal

Yahudiler: “Hristiyanlar hiçbir şey üzere değildir” dediler. Hristiyanlar da, “Yahudiler hiçbir şey üzere değildir” dediler. Oysa hepsi kitabı okuyorlar. (Kitabı) bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 113. ayeti (2:113) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 18. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 113. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

113. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yahudiler: "Hristiyanlar sahih din üzere değildir" dediler. Hristiyanlar da: "Yahudiler sahih din üzere değildir" dediler. Hâlbuki; onların hepsi Allah'ın kendilerine indirdiği kitapları okumakta ve o kitaplarda bütün peygamberlerin arasını ayırmadan iman etmelerinin emredildiğini bilmektedirler. Onlar bu yaptıklarında ne söylediklerini bilmeyen müşriklere benzerler. Onlar rasûllerin tamamını ve kendilerine indirilen kitapları yalanladılar. Bundan dolayı Allah, kıyamet günü ihtilafa düşenlerin tamamı hakkında, kullarına haber verdiği gibi adaletle hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah Teâlâ'nın bütün indirdiklerine iman etmeden kurtuluş yoktur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

113. Kitap ehlinin hevâ ve kıskançlıkları birbirlerini sapıklıkla itham etmeye ve birinin diğerini tekfir etmesine varacak kadar ileri seviyeye ulaşmıştı. Tıpkı Arap olan ve olmayan müşrikler arasındaki ümmilerin yaptıklarını yaptılar. Her bir kesim diğerini sapıklıkla itham etmektedir. Yüce Allah ise âhirette kullarına haber verdiği şekilde adil hükmü ile hüküm verecektir. O gün bütün nebileri ve rasulleri tasdik edip Rabb’inin emirlerine uyan, yasaklarından kaçınanların dışındakiler hakkında kurtuluş söz konusu değildir. Onların dışında kalan herkes helâk olacaktır.

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 113-119. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 18. sayfası).

  • Irkları ve yaşadıkları beldeleri farklı olsa dahi küfür tek millettir. Onlar küfürlerinde ve Allah hakkında ilimsizce konuşmalarında birbirlerine benzemektedirler.
  • Suç işleme açısından insanların en büyüğü ve günaha girme bakımından en çok günah işleyeni Allah'ın yolundan alıkoyan ve hayır işlemeyi isteyene engel olan kimsedir.
  • Allah Teâlâ eş ve çocuk edinmekten münezzehtir. O -Subhanehu ve Teâlâ- mahlukatına asla ihtiyaç duymaz.

113. ayetin diğer mealleri

Hepsi de (kendilerine indirilen) kitabı okuyup durdukları halde, Yahudiler, Hıristiyanların (doğru) bir şey üzerinde olmadıklarını söylerken, Hıristiyanlar da Yahudilerin (doğru) bir yol üzerinde olmadıklarını söylemektedirler. Bilmeyenler de aynen onların sözlerini söylüyorlar. Allah ise kıyamet günü ihtilafa düştükleri konu hakkında, aralarında elbette hükmünü verecektir.

  Hepsi de kitabı (Tevrât ve İncîl'i) okumakta oldukları halde Yahûdiler: Hristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler. Hristiyanlar da: Yahûdiler doğru yolda değillerdir, dediler. Kitabı bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyâmet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

Yahudiler dediler ki, "Hıristiyanlar birşey üzerinde değiller", Hristiyanlar da "Yahudiler bir şey üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Hiçbir bilgisi olmayanlar da öyle onların dedikleri gibi dediler. İşte bundan dolayı Allah, ihtilafa düştükleri bu gibi şeylerde, kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

113. ayet kelime kelime

  1. وَقَالَتِ waqālati ve dediler ki ق و ل
  2. ٱلْيَهُودُ l-yahūdu Yahudiler ه و د
  3. لَيْسَتِ laysati değiller ل ي س
  4. ٱلنَّصَٰرَىٰ l-naṣārā Hıristiyanlar ن ص ر
  5. عَلَىٰ ʿalā üzerinde
  6. شَىْءٍ shayin bir şey (temel) ش ي أ
  7. وَقَالَتِ waqālati ve dediler ki ق و ل
  8. ٱلنَّصَٰرَىٰ l-naṣārā Hıristiyanlar da ن ص ر
  9. لَيْسَتِ laysati değildirler ل ي س
  10. ٱلْيَهُودُ l-yahūdu Yahudiler ه و د
  11. عَلَىٰ ʿalā üzerinde
  12. شَىْءٍ shayin bir şey (temel) ش ي أ
  13. وَهُمْ wahum oysa onlar
  14. يَتْلُونَ yatlūna okuyorlar ت ل و
  15. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitabı ك ت ب
  16. كَذَٰلِكَ kadhālika böylece
  17. قَالَ qāla söylediler ق و ل
  18. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  19. لَا lā bilmeyen(ler)
  20. يَعْلَمُونَ yaʿlamūna ع ل م
  21. مِثْلَ mith'la benzerini م ث ل
  22. قَوْلِهِمْ qawlihim onların sözlerinin ق و ل
  23. فَٱللَّهُ fal-lahu artık Allah
  24. يَحْكُمُ yaḥkumu hüküm verecektir ح ك م
  25. بَيْنَهُمْ baynahum aralarında ب ي ن
  26. يَوْمَ yawma günü ي و م
  27. ٱلْقِيَٰمَةِ l-qiyāmati kıyamet ق و م
  28. فِيمَا fīmā şey hakkında
  29. كَانُوا۟ kānū oldukları ك و ن
  30. فِيهِ fīhi onda
  31. يَخْتَلِفُونَ yakhtalifūna ihtilaf halinde خ ل ف

113. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:18

    وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ وَٱلنَّصَٰرَىٰ نَحْنُ أَبْنَٰٓؤُا۟ ٱللَّهِ وَأَحِبَّٰٓؤُهُۥ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُم بِذُنُوبِكُم بَلْ أَنتُم بَشَرٌ مِّمَّنْ خَلَقَ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

    Yahudi ve Hristiyanlar: Biz, Allah’ın oğulları ve sevdikleri kimseleriz dediler. De ki: Öyleyse günahlarınız sebebiyle Allah, size niye azap ediyor? Hayır, siz de onun yarattıklarından bir beşersiniz! Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin mülkü Allah’ındır. Ve ancak dönüş de O’nadır.

  • Âl-i İmrân 3:20

    فَإِنْ حَآجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسْلَمْتُمْ فَإِنْ أَسْلَمُوا۟ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ

    Seninle tartışmaya girişirlerse de ki: "Ben, bana tabi olanlarla birlikte yüzümü Allah’a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa doğru yolu bulmuşlar demektir. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca tebliğdir. Allah kullarını görmektedir.

  • Furkân 25:23

    وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا

    Onların yaptıkları bütün amellere yöneldik ve saçılmış toz zerreleri haline getirdik.

  • Nûr 24:39

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    Kâfir olanların amelleri ise susuz kimselerin su sandığı dümdüz çöldeki bir serap gibidir. Nihayet ona yaklaşınca onun bir şey olmadığını görür. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

  • Nisâ 4:142

    إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَهُوَ خَٰدِعُهُمْ وَإِذَا قَامُوٓا۟ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ قَامُوا۟ كُسَالَىٰ يُرَآءُونَ ٱلنَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ إِلَّا قَلِيلًا

    (Doğrusu münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmak isterler. Hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Namaza kalktıkları zaman, üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

  • Maûn 107:4–7

    فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ …

    Vay o namaz kılanların haline ki: …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Secde 32:25

    إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

  • Nahl 16:124

    إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبْتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    Cumartesi ancak hakkında ihtilafa düşenlere farz kılınmıştı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

  • Yûnus 10:93

    وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    İsrailoğulları'nı hoşlanacakları evlere yerleştirmiş, temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine ilim gelene kadar da anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

  • Câsiye 45:17

    وَءَاتَيْنَٰهُم بَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَمَا ٱخْتَلَفُوٓا۟ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    Din konusunda onlara apaçık deliller vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki bağy/zulüm yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ