İçeriğe geç

Mâide Suresi 18. Ayet

سورة المائدة، الآية ١٨

5:18 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 111. sayfa Medeni sure

5:18 ayetinin metni

وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ وَٱلنَّصَٰرَىٰ نَحْنُ أَبْنَٰٓؤُا۟ ٱللَّهِ وَأَحِبَّٰٓؤُهُۥ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُم بِذُنُوبِكُم بَلْ أَنتُم بَشَرٌ مِّمَّنْ خَلَقَ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ ۝١٨

Okunuşu

waqālati l-yahūdu wal-naṣārā naḥnu abnāu l-lahi wa-aḥibbāuhu qul falima yuʿadhibukum bidhunūbikum bal antum basharun mimman khalaqa yaghfiru liman yashāu wayuʿadhibu man yashāu walillahi mul'ku l-samāwāti wal-arḍi wamā baynahumā wa-ilayhi l-maṣīru

Meal

Yahudi ve Hristiyanlar: Biz, Allah’ın oğulları ve sevdikleri kimseleriz dediler. De ki: Öyleyse günahlarınız sebebiyle Allah, size niye azap ediyor? Hayır, siz de onun yarattıklarından bir beşersiniz! Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin mülkü Allah’ındır. Ve ancak dönüş de O’nadır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 18. ayeti (5:18) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 111. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 18. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yahudilerden ve Hristiyanlardan her biri Allah'ın çocukları ve sevdiği kimseler olduklarını iddia ettiler. -Ey Resul!- Onlara de ki: Öyleyse niçin sizi işlemiş olduğunuz günahlarınız sebebi ile cezalandırıyor? Şayet iddia ettiğiniz gibi O'nun sevdikleri olmuş olsaydınız, sizleri dünyada katlettirmez, domuz ve maymunlara dönüştürmezdi, ahirette de cehennem azabı ile cezalandırmazdı. Çünkü Allah sevdiklerine azap etmez. Bilakis sizler diğer insanlar gibisiniz. Onlardan kim iyilik yapmışsa cennet ile mükâfatlandırır ve kim kötülük yapmışsa cehennemle cezalandırır. Allah lütfuyla istediğini bağışlar ve istediğini de adaletiyle cezalandırır. Göklerin, yerin ve aralarında bulunanların hepsinin mülkü tek bir Allah'ındır ve dönüş yalnız O'nadır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

18. Yahudi ve hristiyanların iddialarından birisi de kendilerini temize çıkarmak üzere ortaya attıkları batıl bir iddiada bulunmalarıdır. Şöyle ki onların her birisi ayrı ayrı: “Biz Allah’ın oğulları ve sevdikleriyiz” demişlerdi. Onların dinlerine göre “oğul” sevgili demektir. Bununla gerçek oğulluğu kastetmemişlerdi. Çünkü gerçek oğulluk sadece hristiyanların Mesih hakkındaki görüşleri için söz konusudur. Yüce Allah delilsiz bir iddiada bulunduklarından dolayı onların bu görüşlerini reddetmek üzere şöyle buyurmuştur: “Öyle ise günahlarınız yüzünden niçin size azap ediyor?” Sizler gerçekten … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 18-23. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 111. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın İsrailoğulları'ndan kâfir olanların şekillerini hayvanlara çevirmesi ve başka azap çeşitleriyle onları cezalandırması onların, yüce Allah'ın çocukları ve sevdiği kimseler oldukları iddiasını çürütmektedir.
  • Allah Teâlâ'ya tevekkül edip dayanmak ve güvenmek yardımın gelmesi için birer sebeptir.
  • Bu ayetler, İsrailoğulları’nda bulunan kötü ahlaktan sakındırmak için indirildi.
  • Allah'tan korkmak, kulun üzerine nimetlerin inmesine sebep olur. Allah'ın kuluna indirmiş olduğu en önemli nimeti ise her noksanlıktan münezzeh olan Allah'a itaat etmesidir.

18. ayetin diğer mealleri

Yahudi ve Hıristiyanlar: Biz, Allah’ın oğulları ve sevdikleri kimseleriz dediler. De ki: Öyleyse, günahlarınız sebebiyle Allah, size niye azap ediyor? Hayır, siz de onun yarattıklarından bir beşersiniz! Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin mülkü Allah’ındır. Ve ancak dönüş de O’nadır.

  Yahudiler ve hıristiyanlar «Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz» dediler. De ki: Öyleyse günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor? Doğrusu siz de O'nun yarattığı insanlardansınız. O, dilediğini bağışlar ve dilediğine azap eder. Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ne varsa mülkiyeti Allah'a aittir. Sonunda dönüş de ancak O'nadır.

Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: " O halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah ) size azab ediyor?" Hayır, siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız. O dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü Allah'ındır. Nihayet dönüş de O'nadır.

18. ayet kelime kelime

  1. وَقَالَتِ waqālati ve dediler
  2. ٱلْيَهُودُ l-yahūdu Yahudiler
  3. وَٱلنَّصَٰرَىٰ wal-naṣārā ve hıristiyanlar
  4. نَحْنُ naḥnu biz
  5. أَبْنَٰٓؤُا۟ abnāu oğullarıyız
  6. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  7. وَأَحِبَّٰٓؤُهُۥ wa-aḥibbāuhu ve sevgilileriyiz
  8. قُلْ qul de ki
  9. فَلِمَ falima o halde niçin
  10. يُعَذِّبُكُم yuʿadhibukum size azabediyor
  11. بِذُنُوبِكُم bidhunūbikum günahlarınızdan ötürü
  12. بَلْ bal hayır
  13. أَنتُم antum siz de
  14. بَشَرٌ basharun birer insansınız
  15. مِّمَّنْ mimman O'nun yaratıklarından
  16. خَلَقَ khalaqa
  17. يَغْفِرُ yaghfiru bağışlar
  18. لِمَن liman kimseyi
  19. يَشَآءُ yashāu dilediği
  20. وَيُعَذِّبُ wayuʿadhibu ve azabeder
  21. مَن man kimseye
  22. يَشَآءُ yashāu dilediği
  23. وَلِلَّهِ walillahi Allah'ındır
  24. مُلْكُ mul'ku mülkü
  25. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti göklerin
  26. وَٱلْأَرْضِ wal-arḍi ve yerin
  27. وَمَا wamā bulunan herşeyin
  28. بَيْنَهُمَا baynahumā ve ikisi arasında
  29. وَإِلَيْهِ wa-ilayhi O'nadır
  30. ٱلْمَصِيرُ l-maṣīru dönüş de

18. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Fetih 48:14

    وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. Dilediğini bağışlar, dilediğini cezalandırır. Allah çokça bağışlayıcıdır, çokça merhametlidir.

  • Sâd 38:10

    أَمْ لَهُم مُّلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَلْيَرْتَقُوا۟ فِى ٱلْأَسْبَٰبِ

    Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onlara mı ait? Öyle ise (göklerin) yollarına yükselsinler (görelim)!

  • Âl-i İmrân 3:129

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! O, dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.

  • Nûr 24:42

    وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, dönüş de ancak O'nadır.

  • Sâffât 37:5

    رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

    O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.

  • Sâd 38:66

    رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

    (O) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir, çok güçlüdür, çok bağışlayandır.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ