İçeriğe geç

A’râf Suresi 74. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٧٤

7:74 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 160. sayfa Mekki sure

7:74 ayetinin metni

وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِن سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ ٱلْجِبَالَ بُيُوتًا فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ ۝٧٤

Okunuşu

wa-udh'kurū idh jaʿalakum khulafāa min baʿdi ʿādin wabawwa-akum fī l-arḍi tattakhidhūna min suhūlihā quṣūran watanḥitūna l-jibāla buyūtan fa-udh'kurū ālāa l-lahi walā taʿthaw fī l-arḍi muf'sidīna

Meal

Âd kavminin ardından sizi halifeler yaptığını, ovalarında köşkler kurup dağlarında evler inşa ettiğiniz bu topraklara yerleştirdiğini hatırlayın. Allah’ın nimetlerini düşünün de, yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık etmeyin!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 74. ayeti (7:74) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 160. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 74. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

74. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yüce Allah Âd kavminin ardından sizleri yeryüzüne göndermiştir. Yüce Allah'ın bu nimetini sürekli anın. Faydalanmanız için sizleri onların topraklarına yerleştirdi ve böylece arzuladığınız şeyleri elde ettiniz. Bütün bunlar, Âd kavminin küfürde ve yalanlamada ısrar etmesi sebebiyle helak olmasının ardından gerçekleşti. Yeryüzünün ovalarında saraylar inşa ediyor ve dağları kendinize evler yapmak için yontuyorsunuz. Allah’a şükretmek için Allah’ın sizin üzerinizde olan nimetlerini çokça hatırlayın. Yeryüzünde bozgunculuk yapmayı bırakın. Bu da Allah’a karşı küfrü ve günahları terk ederek olur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

74. “Hatırlayın ki O,” helak ettiği “Âd’den sonra sizi” yeryüzünde “halifeler kılıp” oradan yararlanmanızı ve ihtiyaçlarınızı gerçekleştirmenizi sağlayarak “yeryüzüne yerleştirdi.” Size orada imkânlar verdi, istediklerinizi gerçekleştirecek ve arzularınıza ulaştıracak yolları kolaylaştırdı. “Ki siz onun ovalarında” yani dağlık olmayan, düzlük yerlerinde “köşkler yapıyor ve dağlarında da evler yontuyorsunuz.” Nitekim bugün bile onların dağlarda yaptıkları bu meskenler görülebilmektedir. Bu eserleri şimdiye kadar kaldığı gibi dağlar var olmaya devam ettiği müddetçe de kalacaktır. “O halde … Devamını oku

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 74-81. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 160. sayfası).

  • Genellikle kibir, aşırı mal ve itibardan kaynaklanır. Mal ve itibarın az olması çoğunlukla insanı, tasdik ile iman etmeye ve emirlere itaat etmeye sürükler.
  • Saray ve benzeri yüksek yapılar inşa etmek caizdir. Çünkü nimetleri bahşedene şükrederek güzel bir bina inşa etmek kişiye verilen nimetin emarelerindendir.
  • Peygamberlerin yapmış olduğu davet aracılığı ile getirilmiş olan hak söze çoğunlukla zayıf ve fakir kimseler kulak verirler. İleri gelenler ve önder kimseler ise azarak inat eder ve büyüklenirler.
  • Yüce Allah’ın gönderdiği azap, pisliklerin çoğaldığı ve bu pisliklere tepki gösteren kimselerin bulunmadığı toplulukların genelini kapsayabilir.

74. ayetin diğer mealleri

Âd kavminden sonra sizi halifeler yaptığını, ovalarında köşkler kurup, dağlarında evler inşa ettiğiniz bu topraklara yerleştirdiğini bir hatırlayın. Allah’ın nimetlerini düşünün de yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık etmeyin!

  Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.

Düşünün ki (Allah) Âd'dan sonra sizi hükümdarlar kıldı. Ve yer yüzünde sizi yerleştirdi: O'nun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.

74. ayet kelime kelime

  1. وَٱذْكُرُوٓا۟ wa-udh'kurū düşünün ki
  2. إِذْ idh hani
  3. جَعَلَكُمْ jaʿalakum sizi yaptı
  4. خُلَفَآءَ khulafāa hükümdarlar
  5. مِنۢ min sonra
  6. بَعْدِ baʿdi
  7. عَادٍ ʿādin Ad'dan
  8. وَبَوَّأَكُمْ wabawwa-akum ve sizi yerleştirdi
  9. فِى fī yeryüzünde
  10. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  11. تَتَّخِذُونَ tattakhidhūna ediniyorsunuz
  12. مِن min O'nun düzlüklerinde
  13. سُهُولِهَا suhūlihā
  14. قُصُورًا quṣūran saraylar
  15. وَتَنْحِتُونَ watanḥitūna ve yontup yapıyorsunuz
  16. ٱلْجِبَالَ l-jibāla dağlarını
  17. بُيُوتًا buyūtan evler
  18. فَٱذْكُرُوٓا۟ fa-udh'kurū artık hatırlayın
  19. ءَالَآءَ ālāa ni'metlerini
  20. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  21. وَلَا walā karışıklık çıkarmayın
  22. تَعْثَوْا۟ taʿthaw
  23. فِى fī yeryüzünde
  24. ٱلْأَرْضِ l-arḍi
  25. مُفْسِدِينَ muf'sidīna bozgunculuk yapıp

74. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nahl 16:36

    وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

  • Kamer 54:28

    وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

    Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

  • Şuarâ 26:155

    قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”

  • Şems 91:14

    فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا

    Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, günâhlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti.

  • İsrâ 17:59

    وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

    Bizi mucizeler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semûd kavmine açık bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.

  • Neml 27:48–52

    وَكَانَ فِى ٱلْمَدِينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ …

    O şehirde yeryüzünde bozgunculuk yapan fakat ıslah etmeyen dokuz kişi vardı. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Şuarâ 26:183

    وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    “İnsanların mal ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”

  • Hûd 11:85

    وَيَٰقَوْمِ أَوْفُوا۟ ٱلْمِكْيَالَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    'Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.''

  • Bakara 2:60

    وَإِذِ ٱسْتَسْقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ فَقُلْنَا ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْحَجَرَ فَٱنفَجَرَتْ مِنْهُ ٱثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ مِن رِّزْقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    Mûsâ, (çölde) halkı için su aradığında: "Değneğinle taşa vur!" dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın!

  • A’râf 7:69

    أَوَعَجِبْتُمْ أَن جَآءَكُمْ ذِكْرٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنكُمْ لِيُنذِرَكُمْ وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِى ٱلْخَلْقِ بَصْۜطَةً فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Sizi uyarması için aranızdan bir adamla size Rabbinizden vahiy gelmesine şaşırdınız mı? Sizi, Nûh'un kavminden sonra yeryüzünün halifeleri kıldığını ve yaratılış yönüyle gücünüzü arttırdığını hatırlayın. Allah'ın nimetlerini anın ki, kurtuluşa erebilesiniz.

  • Ankebût 29:36

    وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱرْجُوا۟ ٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Ahiret gününü ümit edin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” dedi.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ