48. Sâlih aleyhisselam’ın içinde bulunduğu ve kavminin büyük çoğunluğunu barındıran “o şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapıp da ıslâha çalışmayan dokuz kişi vardı.” Yani onların sıfatı, yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaktı. Islah gibi herhangi bir maksatları ve buna yönelik bir davranışları yoktu. Onlar Sâlih’e düşmanlık etmek, dinine dil uzatmak ve kendi kavimlerini de böyle davranmaya çağırmak için gerekli hazırlıklarını yapmışlardı. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin. Şu yeryüzünde bozgunculuk yapıp da ıslâha çalışmayan günahkârların emrine de itaat etmeyin.” (eş-Şuara, 26/150-152)
Onlara bir iyilik geldiği zaman; “Bu bizim hakkımızdır” derler. Onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Mûsâ ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin! Onların başına gelen uğursuzlukları sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Her nerede olsanız olun, sapasağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm gelip sizi bulur. Onların başına bir iyilik gelse: "Bu, Allah’tandır." derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluluğa ne oluyor ki; neredeyse hiç bir sözü anlamıyorlar.