İçeriğe geç

Neml Suresi 48. Ayet

سورة النمل، الآية ٤٨

27:48 19. cüz 38. hizb Mushaf’ta 381. sayfa Mekki sure

27:48 ayetinin metni

وَكَانَ فِى ٱلْمَدِينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ ۝٤٨

Okunuşu

wakāna fī l-madīnati tis'ʿatu rahṭin yuf'sidūna fī l-arḍi walā yuṣ'liḥūna

Meal

O şehirde yeryüzünde bozgunculuk yapan fakat ıslah etmeyen dokuz kişi vardı.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Neml Suresi’nin 48. ayeti (27:48) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 381. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Neml Suresi 48. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

48. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Hicr şehrinde günah ve küfürle bozgunculuk yapan dokuz kişi vardı. Bunlar yeryüzünde iman edip, salih ameller işleyerek ıslah etmeyen kimselerdi.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

48. Sâlih aleyhisselam’ın içinde bulunduğu ve kavminin büyük çoğunluğunu barındıran “o şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapıp da ıslâha çalışmayan dokuz kişi vardı.” Yani onların sıfatı, yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaktı. Islah gibi herhangi bir maksatları ve buna yönelik bir davranışları yoktu. Onlar Sâlih’e düşmanlık etmek, dinine dil uzatmak ve kendi kavimlerini de böyle davranmaya çağırmak için gerekli hazırlıklarını yapmışlardı. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin. Şu yeryüzünde bozgunculuk yapıp da ıslâha çalışmayan günahkârların emrine de itaat etmeyin.” (eş-Şuara, 26/150-152)

Neml Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Neml suresinin 45-55. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 381. sayfası).

  • Günahlardan bağışlanma dilemek Yüce Allah'ın rahmetinin gelmesine sebep olur.
  • Şahısları ve eşyaları uğursuz saymak Müminlerin özelliklerinden değildir.
  • Hak ehline karşı şer ve hile yapmak üzere toplanmanın/birleşmenin akıbeti kötüdür.
  • Kötülüğü aleni olarak işlemek onu gizli olarak yapmaktan daha çirkindir.
  • Günah işleyen ve zina edenlere karşı durup, yaptıklarını inkâr etmek farzdır.

48. ayetin diğer mealleri

Şehirde dokuz kişi vardı. Bunlar, yeryüzünü ıslah etmiyor, bozgunculuk yapıyorlardı.

O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.

O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.

48. ayet kelime kelime

  1. وَكَانَ wakāna ve vardı ك و ن
  2. فِى fī şehirde
  3. ٱلْمَدِينَةِ l-madīnati م د ن
  4. تِسْعَةُ tis'ʿatu dokuz ت س ع
  5. رَهْطٍ rahṭin kişi ر ه ط
  6. يُفْسِدُونَ yuf'sidūna bozgunculuk yaparlardı ف س د
  7. فِى fī yeryüzünde
  8. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  9. وَلَا walā ve
  10. يُصْلِحُونَ yuṣ'liḥūna düzeltmezlerdi ص ل ح

48. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:131

    فَإِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلْحَسَنَةُ قَالُوا۟ لَنَا هَٰذِهِۦ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا۟ بِمُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَلَآ إِنَّمَا طَٰٓئِرُهُمْ عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Onlara bir iyilik geldiği zaman; “Bu bizim hakkımızdır” derler. Onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Mûsâ ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin! Onların başına gelen uğursuzlukları sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

  • Nisâ 4:78

    أَيْنَمَا تَكُونُوا۟ يُدْرِككُّمُ ٱلْمَوْتُ وَلَوْ كُنتُمْ فِى بُرُوجٍ مُّشَيَّدَةٍ وَإِن تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا۟ هَٰذِهِۦ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا۟ هَٰذِهِۦ مِنْ عِندِكَ قُلْ كُلٌّ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ فَمَالِ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا

    Her nerede olsanız olun, sapasağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm gelip sizi bulur. Onların başına bir iyilik gelse: "Bu, Allah’tandır." derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluluğa ne oluyor ki; neredeyse hiç bir sözü anlamıyorlar.

  • Yâsîn 36:18–19

    قَالُوٓا۟ إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا۟ لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ …

    Onlar dediler ki: "Doğrusu siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşlarız ve bizden size acı bir azap dokunur." …

  • Kamer 54:29

    فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

    Arkadaşlarını çağırdılar, o da (kılıcı) alıp, deveyi kesti.

  • Şems 91:12

    إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا

    Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılınca.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Şuarâ 26:152

    ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

    "Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır ve (hiçbir şeyi) ıslah etmezler."

Neml Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ